no fucking license
Bookmark

TOPRAK EN ADİL MAHKEMEDİR VE ÖLÜM HER ŞEYİ EŞİT KILAR


Ölüm var, ötesi yok derler ya... Aslında ötesi var da, biz göremiyoruz. O ötesi de toprak işte, Toprak Gerçekten En Adil Mahkeme midir? Toprağa her baktığımda bir mahkeme salonu görürüm.

Ne kapısında nöbetçi vardır ne de kürsüsünde bağıran bir hâkim. 
Sessizdir. 
Derindir. Ve beklemeyi bilir.

Soruyorum kendime:
Hangi güç, hangi saltanat, hangi zenginlik toprağın sabrından daha büyüktür?
Bir gün gelir…
En güçlü sultan da diz çöker onun önünde.
En yoksul derviş de.
Toprak, ikisine de aynı serinliği sunar. Aynı karanlığı. Aynı sessizliği. Çünkü onun terazisi şaşmaz. Toprak En Adil Mahkemedir Ve Ölüm Her Şeyi Eşit Kılar

⚖️ Ölümün Terazisi Neyi Tartıyor?


Ben şuna inanırım: Ölüm bir terazidir. Ama o terazi altını, makamı, şöhreti tartmaz.
Ölümün kefesine koyulan şey;

  • Ne mermerdir
  • Ne ipektir
  • Ne de unvandır.

Peki nedir?
Ruhun ağırlığıdır.
Mermer mezar taşının gösterişi, toprağın altında anlamını yitirir. Taştan bile mezarı olmayan bir dervişin kalbi, belki de gökyüzüne daha yakındır. 
Sorarım size:
Hangisi daha ağırdır; süslü bir hayat mı, yoksa temiz bir vicdan mı?

🕊️ Sultan ile Derviş Arasında Gerçek Fark Ne?


Bir sultan düşünürüm; sarayları var, askerleri var, adı tarihe kazınmış.
Bir de derviş… 
Omzunda hırkası, elinde tası, kalbinde zikri.
Toprağa girdiklerinde fark kalır mı?

Birinin mezar taşı mermerdendir, diğerinin belki bir taş bile yoktur. 
Ama ölüm, mermerle taşı ayırt etmez. 
Çünkü o gözle değil, hakikatle görür.

Ben derim ki:
Toprak, dünyadaki bütün unvanları soyup alır insandan. 
Geriye yalnızca özü bırakır.
Peki biz özümüzü neyle besliyoruz? Hırsla mı, merhametle mi?

🌱 Hayat Bir Emanet Değil midir?


Hayat bana göre bir yolculuk değil sadece; bir emanettir.
Toprak ise o emanetin teslim yeridir.
Her adımımız, sanki görünmeyen bir deftere yazılır.
Her sözümüz, ruhumuzun terazisine konur.

O halde sormaz mıyız kendimize:
Bugün ölümü düşünmeden yaşarken, yarının toprağına ne bırakıyoruz?

Güç mü?
Servet mi?
Yoksa bir dua mı? 

🌾 Toprak Bize Ne Öğretiyor?


Toprak susarak öğretir.
Der ki: “Büyüklük, yukarıda olmak değildir.
Büyüklük, vakti geldiğinde alçalmayı bilmektir.”

Ağaç ne kadar yükselirse yükselsin, kökü hep topraktadır. 
İnsan da öyledir. Kökünü unutursa rüzgârda savrulur.
Belki de en büyük bilgelik şudur:
Toprağa girmeden önce toprağı anlamak.


🌙 Son Soru: Gerçek Zengin Kimdir?


Ben kendi kendime sık sık sorarım:
Gerçek zengin; ölürken arkasında bıraktığı malı çok olan mıdır, yoksa ardından edilen duası çok olan mı?

Toprak, en adil mahkemedir. 
Çünkü hükmünü geç verir ama doğru verir.
Ve bir gün…
Hepimiz o sessiz mahkemenin huzuruna çıkacağız.
O gün geldiğinde, keşke mezar taşımızın mermeri değil, kalbimizin nuru konuşsa. 

Belki de yanlış biliyoruz her şeyi. 
Belki de ölüm bir son değil, sadece bir kıyafet değiştirmek.
Nasıl ki gece olunca gündüzün elbisesini çıkarıp uykuya dalıyorsak, ölüm de ruhun beden elbisesini çıkarıp asıl âleme uyanmasıdır.Kim bilir.
-----

Ey gönül, neyi tartarsın, kefen her bedene ölçü,
Taç da düşer baştan, hırka da, bu insanın göçü.
Bir padişah mezarında susar, bir dervişle yan yana,
Toprak sorar: Hanginiz büyüktü, ben bilmem bu suçu.

Cemşîd’in kadehi kırılır, İskender aynasız kalır,
Bir solukluk nefes için kul da olur, han da olur. 
Gümüş gülüşler solar, altın sözler un ufak,
Kefen beyaz, herkes bir, ne ad kalır ne şöhret var.

Ey nefs, neye övünürsün?
Toprak sinende sabır taşır; sabır da toprakla eşit olur.
Mülk Allah’ındır der bir rüzgâr mezarlığın kıyısında,
Ve bütün krallar susar... ölüm, adalet olur. 

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Toprak öyle bir ev sahibidir ki; kapısında ne güvenlik vardır ne de VIP girişi. İçeri giren herkes, üzerindeki tüm sıfatları kapıda bırakıp 'hiç' olarak sofraya oturur."

Selam dünya heveslileri! Bakıyorum da yine herkes bir 'üstünlük' yarışında. Kimisi parasını konuşturuyor, kimisi makamını. Ulan sanıyorsunuz ki o mermer saraylar, o çelik kasalar sizi sonsuza kadar koruyacak. 

Yukarıda ne kadar bağırırsanız bağırın, aşağısı çok sessiz. Toprak, en sabırlı alacaklıdır beyler. Vakti gelince ne faiz ister ne de mühlet verir. En kral sultanla, sokaktaki garibi aynı örtüyle kapatır. 

Bizim dünyada kurduğumuz o yamuk yumuk adalet terazisi orada işlemez. Orada tek bir kanun vardır: Geldin, gördün, şimdi aslına dön! Toprağın o derin sessizliği, aslında dünyanın en gürültülü mahkeme ilamıdır; duyana tabii...

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Eşitlik Zenginin tabutu daha süslü olur. Tabut süslü olsa ne yazar? İçindeki 'mal' aynı yere, aynı soğukluğa gidiyor.
Güç / Saltanat Güçlüyken herkes önünde eğilir. Toprakta eğilmek yoktur, dümdüz yatış vardır. O saltanat, toprak dolunca biter.
Adalet Avukatı olan haklı çıkar. Toprağın altında diller susar, eylemler konuşur. Orada 'dayın' sökmez.

Son Durak Hakkında Sessiz Sorular

Toprak neden en adil mahkeme?

Çünkü rüşvet işlemez, 'tanıdık' devreye girmez. Toprak için senin kaç takipçin olduğu veya bankadaki sıfırların önemsizdir. O sadece senin ne kadar 'insan' olduğuna bakar.

Ölüm her şeyi gerçekten eşit kılıyor mu?

Biyolojik olarak evet. Ama bıraktığın iz bakımından hayır. Birinin arkasından 'şükür kurtulduk' denir, diğerinin arkasından 'canımız gitti' denir. Toprak ikisini de yutar ama tarih birini kusar.

Saltanat sahipleri neden topraktan korkar?

Çünkü toprakta emir komuta zinciri yoktur. Orada hizmetçi de sensin, efendi de. Kaybedecek şeyi çok olanın korkusu da çok olur. Fakir dervişin zaten kaybedecek dünyası yoktur.

Toprağın sabrı neye dayanır?

Onun zaman kavramı bizimki gibi değil. O milyarlarca yıldır bekliyor. Senin o 'koca' hayatın onun için bir saniyelik bir misafirlik. Sabırlıdır çünkü son gülenin o olacağını bilir.

Bu dünyadaki adaletsizliği nasıl sindireceğiz?

Yukarıda yenen her kul hakkının, aşağıda bir faturası olduğunu bilerek. Kimse hesabı kapatmadan o büyük kapıdan çıkıp gidemez. İçini ferah tut, dosya kapanmıyor, sadece başka bir şubeye devrediliyor.

Günün Ana Fikri

Dünya seni ayakta tutmak için binbir takla atar, ama toprak seni kucağına almak için bir ömür sessizce bekler. Üstündeyken aslan kesilenler, altına girince karınca bile olamazlar!


Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM'ı Takip Edin:

Google Bing Yandex
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun