no fucking license
Bookmark

EVLİLİK EVLENMEK Mİ KATLANMAK MI AŞK MI SABIR MI

Evlilik Evlenmek-mi Katlanmak-mı Aşk mı Sabır mı

 
Evlilik: Aynı Battaniyenin Altında İki Zıt Kutup Nasıl Uyur?"Sen sağ ben selamet" mi, yoksa "Bir ömür bu muydu çekeceğim" mi? İşte asıl mesele bu!, Evlilik Evlenmek-mi Katlanmak-mı Aşk mı Sabır mı

Her evlilik bir masalla başlar ama çoğu zaman bir stand-up gösterisine dönüşür. Peki bu yolculukta aşk mı ağır basar, yoksa sabır mı? Gelin, bu soruyu biraz mizahın kucağına bırakalım.

💑 Evlilik: Aynı Battaniyenin Altında İki Zıt Kutup Nasıl Uyur? "Evet" Demekle Başlayan Macera: İlk Perde

Hatırlıyor musunuz o günleri? "Bu insanla ömür boyu kahvaltı yapabilirim" dediğiniz anları... Gözlerinizin içi gülüyor, kelebekler uçuşuyor, dünyanın en romantik filminde başrol oynuyorsunuz.

Ama gelin görün ki, aynı kişiyle üç ay sonra aynı banyo aynasını paylaşmak, diş macununun kapağını neden kapatmadığını sorgulamak kadar sıradanlaşıyor. İşte o zaman anlıyorsunuz: Evlilik dediğin, aslında bir "alışkanlıklar savaşı" 

 Evlilik, iki ayrı orkestranın aynı senfoniyi çalmaya çalışması gibidir. Bazen flütler coşar, bazen davullar karışır, ama önemli olan aynı notada buluşabilmek.

Katlanmak mı Dediniz? Buyurun Gelin, Anlatayım!

Katlanmak deyince akla ilk gelen şey: Çoraplar  Evet, yanlış okumadınız. O çoraplar ki, nerede duracaklarını asla bilemezler. Kanepenin altında, sehpanın üstünde, bazen buzdolabının yanında... Onlar birer gezgin ruhtur aslında. Eşiniz de onların kâşifi.

Katlanmak şudur:

  • Akşam yemeğinde "ne yemek istersin?" sorusuna 45 dakika "bilmiyorum, sen ne istersin?" diyaloguyla cevap aramak 

  • Televizyon kumandasının kimin elinde olacağına dair soğuk savaş stratejileri geliştirmek 

  • Sabah 3'te başlayan horlama konserine karşı kulak tıkacıyla madalya kazanmak 

"Evlilikte en büyük fedakarlık, uyumadan önce 'seni seviyorum' dedikten sonra gelen horultuya katlanabilmektir."

Aşk mı, Sabır mı? Hangisi Daha Ağır Basar?

Cevap basit: İkisi de aynı terazide durmalı! Aşk, evliliğin yakıtıysa, sabır da şoförüdür. Yakıt biterse yol bitmez mi? Biter. Ama şoför yorulursa kaza yaparsınız. İkisi bir arada olmalı. Aşk dediğin:

  • Onun en sinir halinde bile gülümsemeni sağlayan o sihirli duygu 

  • Sabah uyandığında suratında bir yastık iziyle bile sana güzel görünen kişi 

Sabır dediğin:

  • Tartışma sırasında "sen haklısın" diyebilme erdemi 

  • Onun kötü gününde susmayı bilmek, gerektiğinde konuşmayı bilmek 

  • Üç gündür aynı şeyi anlatmasına rağmen "yeniden mi anlatsana" diyebilmek 

Aşk, evliliğin baharıdır; sabır ise kışı. Baharda eker, kışta biçersiniz. Mevsimsiz bir evlilik olmaz.

Peki Ya Sevda ile Sabır Çatışırsa?

İşte o zaman devreye giriyor: Mizah anlayışı  O anlar ki, sinirden köpürüp kapıyı çarpıp çıkmak istersiniz ama sonra aklınıza onun dün gece uyurken "kedimi seviyorum ama senden daha çok" diye sayıkladığı gelir. İşte o an gülümsersiniz.

Evlilikte mizah yoksa, o ev bir eve değil, otele benzer. Otele değil, yuvaya dönüştüren şey, birlikte gülebilmektir.

💡 Altın kelam: "Birbirinize gülemiyorsanız, zaten ağlayacak çok şey birikmiştir."

Evlilikte aşk mı önemli sabır mı?

  • Aşk kalbi ısıtır, sabır ocağı tüttürür.

Mutlu evlilik sırrı nedir?

  • Biraz aşk, biraz sabır, bol kahkaha, az hesap!

Evlilikte geçimsizlik nasıl aşılır?

  • Birbirinizi değil, sorunu hedef alın. Ve bol bol gülün!

Evlilikte mizahın önemi nedir?

  • Gülmeyen evde, sevda kurur. Gülümseme, evliliğin güneşidir.

🎯 Son Söz: Evlilik Bir Tiyatroysa, Rollerinizi İyi Oynayın!

Evlilik dediğin:

  • Bazen dram 

  • Bazen komedi 

  • Bazen de belgesel 

Ama her zaman gerçek olmalı. Ne bir masal kadar toz pembe, ne de bir destan kadar acımasız. Ortası lazım; aşkla sabrın tam ortası.

✨ Ve unutmayın: Aynı yastığa baş koyduğunuz kişi, bazen başınızı ağrıtır ama her zaman başınızın tacıdır. Ona göre... Sevgiyle, sabırla ve kahkahayla kalın! 💖😄💫

Bir Evlilik Şiiri:

Bir testidir aşk, doldukça taşar, 
Sırrı bilmeyen, hep yüzeyde yaşar. 
Evlilik, iki hakikatin aynasıdır, 
Biri bakar, öbürü bakınca açar. 

Bir eşiktir aşk, geçersen yanarsın, 
Geçmezsen yandığınla kalırsın. 
Evlilik mi? 
İki yangının külünden ev inşa etmektir aslında… 
Ve dumanla anlaşmak sonunda. 

Bir kapıdan girersin  ki alem-i rüya, 
Perde arkasında gizli bir dünya. 
Ev derler ama tek katlı değildir, 
Her odası başka bir türden hülya. 🪟

Gönülde bir yâr var ki sözsüz güler, 
Bir bakışla sevdayı bin kez söyler. 
Nikâh dedik mi, şekil değil sırdır, 
Kaş çatınca değil; göz kırpıncadır.

Gül ararsan dikeni göze almalısın, 
İçten bir selâmla susup kalmalısın. 
Evlilik bahçe, sabır onun suyu, 
Yoksa o çiçek bile seni ısırır, bilmelisin. 

En uzun konuşma bazen bakıştır, 
Söz değil suskunluğu ustaca yakıştır. 
Evlilik: Aynı bazen susmak ustası, 
Lakin sessizliği sevebilme bakışıdır.

Can canadır, dediler yolun başında, 
Gönül gönüle mest olur taşında. 
Ama sır paylaşılmazsa dilden, 
Yollar ayrılır sessiz bir akşamda… 

Saat var ki ileri gider zâhir,
Biri de geri, vakti hep kâhir.
İkisi de bir evde döner durur,
Ama aynı anda çalmaz, nadir. 

Kadın susar, adamın nabzı artar, 
Adam susar, salonun lambası yanar. 
Cümle kurulmaz, mana saklı bakışta, 
Evvel aşk idi, şimdi ise kâr-zarar... 

Zerre iken sevda, dağ olur zamanla, 
Sabır çeker destan, taş olur zamkla. 
Evlilik: aynı tastan su içmekse, 
Tuz da karışır bazen, gül de .

Dön baba dönelim hayat dediler, 
Semada aşk ile mihnet biçtiler. 
Bir elde kahve, bir elde terlik, 
Sükûta bürünüp ömür içtiler.

Bir gece “hadi” dedi, yıldızlar şahit, 
Gelinlik beyazdı, niyazlar sabit. 
Bugünse sandıkta bekler o tül, 
Sükût içinde, kırık bir davetiyelik…

Kat kat dönerken semazenin eteği,
Her kat bir ah, bir kahve telvesi.
Bir tanesi cicim, bir diğeri geçim,
Biri gülüş, öbürü tahammülün eşik çizgisi.

Sen ev diye duvar örersin,
O duvar konuşmaz sen susunca.
Birbirine dönen iki saat gibi aynı yöne bakmazsan,
Geç kalırsın mutlu bir yaşama.

Aşk bir kibrit,
Evlilik kibritten sonra kalan kutu:
Kimi içine umut saklar,
Kimi çivileri...

Bir kadın sessizliğini aynaya kusar,
Adam uzaktan kumandayla sessizliği değiştirir.
Ne var?” der biri. “Sen bilirsin,” der öbürü.
İşte o andır evlenmenin tam tarifi. 🫖

Evlilik,
Bazen iyi günlerde unuttuğun,
Ama kötü günlerde hatırladığın bir atasözüdür.
Ve çoğu kez anlamını ilk tartışmada yitirir.

Ama... bir çocuğun “Anne Baba” deyişi,
Ya da sabah kahvesine birlikte bakış,
İşte o,
Evliliğin devrilmeyen sandalyeleridir.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Evlilik bir tiyatrodur; ilk perde aşkla açılır, ikinci perde sabırla devam eder, üçüncü perdede ise kumandayı kimin alacağı kavgasıyla perdeler kapanır."

Bakın efendiler; şimdi herkes sosyal medyada 'canım kocam', 'bal karım' diye sahte gülücükler saçıyor ama o fotoğraftan iki dakika sonra mutfakta 'bu bulaşıklar niye yıkanmadı?' diye birbirini yiyorlar. Evlilik dediğin şey, iki ayrı dünyanın tek bir banyoda, tek bir fatura ödemesinde ve tek bir hayat kavgasında çarpışmasıdır. Zıt kutuplar birbirini çeker diyorlar ya, külliyen yalan! O zıt kutuplar birbirini ancak sinir hastası eder. Mesele o zıtlığın içinde birbirine batmadan uyumayı öğrenmekte. Tabii başarabilirsen...

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Tartışmalar Kim haklıysa o kazansın. Haklı çıksan ne yazar? Karşındaki mutsuzsa sen de mutsuzsun. Sus ve çay koy.
Beklentiler Beni prenses/prens gibi yaşatsın. Sen önce bir insan gibi davranmayı öğren, saray sonraki iş.
Sabır Bardağı taşıran son damlayı bekle. O bardak zaten hep dolu. Önemli olan bardağı boşaltmayı bilmek, kırmayı değil.

Evlilik Hakkında Sıkça (Korkulan) Sorular

Evlenmek mi, bekarlık sultanlık mı?

Sultanlık dediğin evde tek başına pizza yemekse evet. Ama evlilik, düştüğünde elinden tutacak bir 'yol arkadaşı' bulmaktır. Tabii elinden tutmak yerine ayağına takılanı bulduysan geçmiş olsun.

Aşk bitince ne kalıyor?

Eğer akıllıysan dostluk kalıyor. Eğer budalaysan sadece nefret ve nafaka makbuzları kalıyor. Aşk dediğin ateştir, sönünce geriye kalan kömür mü elmas mı ona sen karar verirsin.

Zıt karakterler gerçekten anlaşabilir mi?

Biri yaz derken diğeri kış diyorsa o evde hep fırtına kopar. Ama biri rüzgar olup diğeri yelken olursa gemi yürür. Gemiyi batırmak kolay, yüzdürmek için beyin lazım.

'Katlanmak' zayıflık mıdır?

Hayır, ferasettir. Ama her boka da katlanılmaz. Şiddet, yalan ve ihanet varsa orada 'katlanmak' değil, kapıyı çarpıp gitmek erdemdir. Geri kalanı teferruattır.

Aynı battaniye altında nasıl huzur bulunur?

Battaniyeyi kendine çekmek yerine, yanındakinin üstü açılmış mı diye kontrol ederek. Bencillik biterse, huzur başlar. Çok mu zor geldi?

Günün Ana Fikri

Evlilik, iki kişinin bir ömür birbirine 'sabır' demesi değildir; iki kişinin bir ömür 'iyi ki varsın' diyebilmek için verdiği amansız bir savaştır!


Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM'ı Takip Edin:

Google Bing Yandex
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun