Yetmişe merdiven dayadım.
Merdivenin basamakları gıcırdıyor ama hâlâ ayaktayım.
Elhamdülillah…
Kalp dediler “buyur” dedik.
Tansiyon dediler “ölçelim” dedik.
Migren dediler “karanlık odaya geçtik.”
İlaçlar düzenli.
Yürüyüş eh işte, bacaklar izin verdiği kadar.
Ama bu akşam acil serviste yediğim o meşhur iğne, bana şunu fark ettirdi:
Asıl hastalık kan tahlilinde çıkmıyor. Zihinde başlıyor.
🧴😵 Kurdeşen Nedir Diye Soranlara: Cildin İsyan Bildirisi
Kurdeşen dediğin şey alerji falan sanılıyor.
Yok öyle kolay kaçış.
Bu,
– İçine attıklarının
– Boş ver” deyip yuttuğun haksızlıkların
– Şimdi sırası değil” diye ertelediğin itirazların
Deriden dışarı çıkma hâli.
Vücut diyor ki:
Kardeşim ben bu yükü taşıyamıyorum artık.
🧳🌍 Dünyayı Sırtında Taşıyan Adamın Kaşıntısı
Bizim nesil tuhaf nesil…
Herkesin derdini cebine koyar, kendi cebini delik sanır.
- Çocukların geleceği,
- Memleketin hâli,
- Adaletin hali pür melali…
Hepsini omuzlarsın.
Sonra gece yarısı kaşınmaya başlarsın.
Doktor sorar:
— Strese girdin mi?
Sen cevap verirsin:
— Yoo… sadece memlekette yaşıyorum.
😂🕳️ Hayatı Çok Ciddiye Alırsan Vücut Mizah Yapar
Bak şuna inanırım:
Vücut, ruhun kara mizah anlayışıdır.
Sen her şeyi ölüm kalım meselesi yaparsan,
vücut da sana der ki, “Al sana kabartı, al sana kızarıklık.
Biraz da benimle uğraş.”
Hayatı fazla ciddiye alan adama, beden şaka yapar.
Ama bizim şakalar gibi…
Biraz sert, biraz kaşındıran cinsten.
🪞🧠 Asıl Teşhis: Zihinsel Yorgunluk
Ne kalp krizi bu, ne tansiyon oyunu.
Bu:
- – Sürekli düşünmekten yorulmuş bir kafa
- – Susarak biriktirilmiş öfke
- – “Ben hallederim”ciliğin bedeni
Zihin yorulunca, cilt konuşur.
Çünkü insan sustukça, vücut bağırır.
🧓💬 Yetmişe Dayanmak Demek, Her Şeyi Taşımak Zorunda Değilsin
Şunu geç öğrendim ama sağlam öğrendim:
Her haksızlığı düzeltmek zorunda değilim.
Her saçmalığa kafa yormak zorunda değilim.
Her şeye üzülmek,
her şeye sinirlenmek
vatandaşlık görevi değil.
Bazen en sağlıklı refleks şudur, “Hadi oradan…”
🧠🧴 Kurdeşenin İlacı Merhemde Değil, Mesafede
İğne geçici rahatlatır.
Ama kalıcı olan şudur:
– Her habere atlamamak
– Her tartışmaya girmemek
– Her yükü “benim” sanmamak
Kendine mesafe koyamayan,
derisine mesafe koyamaz.
🟨 Hayatı çok ciddiye alırsan, beden seni ti’ye alır.
🟨 Zihnini hafifletmezsen, cildin ağırlaşır.
🟨 Bazı dertler çözülmez, sadece taşınmaz.
Bu yazı; “Susarak hasta olmaktansa, yazarak hafifleyen bir adamın” kaşıntılı ama onurlu notudur.
Ve şunu da tarihe düşelim:
Dünyayı kurtaramadım ama en azından derimi kurtarmaya çalışıyorum.
Hayatı Ciddiye Alırsan Kurdeşen Dökersin Şiiri
Gündemle beslendim, haberle kahvaltı ettim,
Akşam yemeğinde zam yedim,
Üstüne bir bardak polemik içtim
Fazla şekerliydi, tansiyonum çıktı.
Cilt dedi ki:
Ben bu kadar demokrasiyi kaldıramam.
Ben dedim ki:
Ben bu kadar ciddiyeti taşıyamam.
Bir sabah uyandım,
Yanaklarımda muhalefet, kollarımda koalisyon,
Sırtımda bütçe açığı,
Kurdeşen dökmüşüm,
Ama ne dökme!
Sanki kifayetsiz muhteris istifa etmiş.
Doktora koştum,
Bir antihistamin verdiler,
Bir de nasihat:
Hayatı biraz hafife al dediler.
Ben de aldım.
Gündemi bıraktım, gökyüzüne baktım.
Bulutlar zam yapmıyor,
Güneş sansür yemiyor,
Rüzgarın partisi yok.
Ama reis yerinde duruyor.
İğneyi kalçadan yedim
Artık kaşınmıyorum.
Sadece gülüyorum.
Ve diyorum ki:
Hayatı ciddiye alırsan kurdeşen dökersin,
Selam dert küpü kardeşlerim! Bakıyorum da yine kaşlar çatık, kafa dumanlı... Ulan bu dünyayı sen mi kurtaracaksın? Ben ki vaktinde her yanlışı düzeltmeye kalkan, her lafın altında bir mana arayan Ahmet ATAM; sonunda ne oldu biliyor musun? Vücudum haritaya döndü, kurdeşenden kaşınmadık yerim kalmadı.
Doktor diyor ki 'Stres yapma'. Lan sanki memleketin tapusu benim üstümde! Hayatı öyle bir ciddiye almışız ki, sanki biz olmasak güneş doğmayacak. Değmez kardeşim, vallahi değmez. Sen dertlendikçe o dert senin etinden, kemiğinden yiyor. Biraz gevşe, biraz 'boşver' demeyi öğren. Yoksa benim gibi kaşına kaşına 'hayat ne güzel' diye sayıklarsın!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Haksızlıklar | Mutlaka müdahale etmeliyim, dünya yanıyor! | Sen müdahale ettikçe ateş seni yakıyor. Dünyanın adaleti senin kurdeşeninden daha kıymetli değil. |
| Gelecek Kaygısı | Yarın ne yiyeceğiz, ne giyeceğiz? | Yarına çıkacağın meçhul ama dertten vücudun dökülüyor. Yarın senin değil, bugünü yaşa yeter. |
| Elalem Ne Der? | Aman rezil olmayalım, kusursuz görünelim. | Elalem seni tabuta koyana kadar konuşur. Sen kurdeşen dökerken 'vah vah' der, geçer. Değmez! |
Kaşınan Ruhlara Çözüm Önerileri
Neden her şeyi ciddiye alıyoruz?
Çünkü ego denilen o meret, bizi dünyanın merkezi sanmamızı sağlıyor. Oysa biz koca bir okyanusta sadece bir su damlasıyız. Damla olduğunu anlarsan kurdeşen biter.
Ciddiye almazsak hayat boş mu kalır?
Boş kalmaz, aksine dolar! Ciddiyetten vazgeçtiğin an, hayatın neşesi, tadı tuzu gelmeye başlar. Boşvermek, en büyük özgürlüktür.
Kurdeşen dökünce ne yapmalıyız?
Doktora git elbet ama önce kafanı bir değiştir. Kaşınan yerin üzerine 'Hee canım öyledir' merhemi sür, bak nasıl geçiyor!
İşi gücü de mi boşverelim?
İşini yap ama kölesi olma. Maaşın yatar, dosya kapanır ama sağlığın bir gitti mi geri gelmez. Sen patronu zengin ederken kurdeşeni sen yutarsın.
Sizin son durum nedir Ahmet Abi?
Ben artık 'Olursa ekime, olmazsa kasıma' modundayım. Kurdeşenlerim bitti, yerine bir parça huzur geldi. Herkese tavsiye ederim.
Günün Ana Fikri
Hayatı çok ciddiye alanın bedeni isyan eder, ruhu kurdeşen döker. Ölümün olduğu şu dünyada 'hiçbir şey' senin kaşınmana değmez!



Yorum Gönder