![]() |
| Bağımsızlık Vaadi, Sonunda Satış: Kürt İsyanlarının Kaderi |
🎭 Kürt İsyanları: “Gazı Ver, Sonra Sat” Döngüsü
1. Osmanlı ve I. Dünya Savaşı: “Rusya’dan Çakma Destek”
1914–1917 arasında Doğu Anadolu’da Kürt isyanları patladı.
İtilaf Devletleri, özellikle Birleşik Krallık, Kürtlere bağımsızlık sözü verdi.
Sonuç? Osmanlı bastırdı, İngilizler ise “kusura bakmayın, işler değişti” diyerek Kürtleri ortada bıraktı.
👉 Gazı verdiler, motoru çalıştırdılar, ardından benzini kesip arabayı yokuşta bıraktılar.
2. Cumhuriyet’in İlk Yılları: “Şeyh Said’den Dersim’e”
1925 Şeyh Said İsyanında İngilizlerin hedefi Musul petrolleriydi, Kürtlere bağımsızlık vaadiyle göz kırptılar.
Sonuç? İsyan kanlı bir şekilde bastırıldı, İngilizler Musul’u ele geçirdi ama Kürtlere “hadi eyvallah” deyip çekildi.
1937–38 Dersim İsyanı: Bu kez Avrupa’dan “demokrasi” rüzgarı esiyordu.
Sonuç? Devlet sert bir şekilde müdahale etti, dış destek ise “sadece laf olsun diye söyledik” havasında kaldı.
👉Kürtler sahnedeyken alkışlayan emperyalistler, perde kapandığında kulise uğramaya bile tenezzül etmedi.
3. 20. Yüzyıl Boyunca: “Her İsyan Bir Satış Hikâyesi”
1806’dan 1978’e kadar onlarca küçük-büyük isyan kayda geçti.
Ortak nokta: emperyalistlerin vaatleri → “Bağımsızlık, özerklik, petrol gelirleri…”
Gerçek: Son anda satılmak → “Kusura bakın, çıkarlarımız değişti.”
👉 Kürtler sürekli ‘oyuna geldik’ havasında, emperyalistler ise ‘işimiz bitti, hadi güle güle’ düşüncesinde.
📌 Kürtler Neden Hep Satıldılar?
Jeopolitik çıkarlar: Kürtler, büyük güçler için sadece pazarlık malzemesi.
Petrol ve sınırlar: Musul, Kerkük gibi bölgeler emperyalistlerin asıl derdi.
İç bölünmüşlük: Kürt aşiretleri ve liderleri arasında birlik olmayınca, dış destek kolayca geri çekildi.
Realpolitik: Uluslararası ilişkilerde “söz” değil, “çıkar” geçerli.
Kürt isyanlarının tarihi aslında tam bir “yarı yolda bırakılma hikâyesi”. Emperyalistler ise hep aynı taktiği uyguladı:
Önce gazı verdiler → “Bağımsızlık geliyor!”
Sonra çıkarlarını aldılar → “Petrol bizde, sizde hayal kırıklığı.”
En sonunda Kürtleri sahneden indirdiler → “Kusura bakın, oyun bitti.”
👉 Kürtler hep figüran oldu, emperyalistler ise yönetmen. Film bittiğinde figüranlar sahneden kovuldu.”
Satranç tahtasında oyunun gidişatını değiştiren ama oyun bittiğinde ilk feda edilen "kale" rolü.
Ev sahibi olma vaadiyle sofraya çağrılıp, hesap ödendikten sonra "yabancı" muamelesi görmek.
Kürtlerin tarihsel döngüsü, aynalarla çevrili bir serap gibidir; büyük güçler aynaları öyle bir açıyla tutarlar ki, uzaktaki vaha (statü ve özgürlük vaadi) her defasında el uzatılacak kadar yakın görünür.
Ancak bu bir "ışık oyunudur"; halk vaat edilen vahaya doğru her adım attığında, aynaları tutan eller çekilir ve geriye sadece Mezopotamya’nın değişmez, yakıcı kumları kalır



Yorum Gönder