no fucking license
Bookmark

TRUMP'UN BARIŞ KURULU HAMLESİ TÜRKİYE İÇİN FIRSAT MI

Trump’ın  barış kurulu
Trump’ın kurmayı planladığı barış kurulu


Trump’ın “Barış Kurulu” Hamlesi: Türkiye Davet Edildi, Peki Bu İşin Aslı Ne?


Trump’ın kurmayı planladığı barış kuruluna Türkiye davet edildi. Bu girişimin gerçek amacı ne, Türkiye ne kazanır, ne kaybeder? 

Ortada şöyle bir haber var: Donald Trump, kurmayı planladığı bir “barış kuruluna” Türkiye’yi de davet etmiş. Üstelik, işin içinde “1 milyar dolar” gibi bir rakamın geçtiği konuşuluyor. Erdoğan’ın bunu kabul edip etmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak bu yazıda asıl bakmak istediğim şey şu: Bu girişimin gerçek faydası ne olabilir, işlevi nedir, kime yarar, kime yaramaz? Çünkü dünyada barış kelimesi çokça kullanılır, ama barışın kendisi ender bulunur.  

Trump’ın Barış Kurulu Fikri Ne Anlama Geliyor?

Trump’ı az çok tanıyoruz; gösteriyi, büyük lafları ve sahneyi sever. Bu yüzden “barış kurulu” fikrini duyunca akla ilk gelen soru şu: 
Bu gerçekten barış için mi, yoksa yeni bir siyasi vitrin mi? 
Bana göre Trump gibi figürler için barış bile bir pazarlık konusudur; masaya konur, fiyatı konuşulur, karşılığı hesaplanır. 

Eğer bu kurul hayata geçerse, amacı küresel krizlerde arabuluculuk yapmak, savaşları “kontrollü” hale getirmek, büyük güçlerin çıkarlarını ortak bir çerçevede buluşturmak ve tabii ki siyasi prestij kazanmak olabilir. Ama asıl mesele şu: Barış, kimin barışı? 

Türkiye Bu Kurulda Ne Kazanır?

Türkiye’nin böyle bir yapıya dahil edilmesi ilk bakışta “itibar” olarak gösterilebilir. Uluslararası arenada söz sahibi olmak, masada yer almak, oyun kurucu görünmek… Ama artık bu söylemlere pek inanmıyorum. Çünkü yıllardır “masadayız” denilen pek çok yerde, menüdeki yemek olduk. Eğer gerçekten Türkiye böyle bir yapıya girerse:

  • Diplomatik görünürlük artar
  • Bazı ekonomik fırsatlar doğabilir
  • Uluslararası ilişkilerde yeni kapılar açılabilir

Ama bunlar hep teoride kalıyor. Pratikte ise şu sorular çok önemli: Bu masada Türkiye’nin sözü mü geçecek, yoksa sadece vitrin süsü mü olacağız? Karar mekanizmasında gerçekten bir ağırlığımız olacak mı, yoksa sadece “katılan ülkeler” listesinde adımız görünsün diye mi davet ediliyoruz?
 

1 Milyar Dolar Meselesi: Yardım mı, Rüşvet mi?


Gelelim işin en kritik noktasına. Eğer gerçekten böyle bir rakamdan söz ediliyorsa, durup düşün gerekir. Çünkü bu tür paralar genellikle “iyilik” amacıyla verilmez; her paranın bir bedeli vardır. Bu noktada sormak gerekir: Bu para barış için mi veriliyor, yoksa sessizlik için mi? Günümüzde büyük güçler, küçük ve orta ölçekli ülkelere genelde üç şey karşılığında para verir:

  • Siyasi destek
  • Askeri uyum
  • Stratejik suskunluk

Eğer bu kurul Türkiye’ye bu üç seçenekten birini zorla kabul ettirecekse, o zaman burada barıştan değil, pazarlık masasından söz ediyoruz demektir.
 

Trump Bu Kurulla Ne Kazanır?


Bu soruyu sormadan bu yazı eksik kalır; Trump açısından böyle bir girişim, “Ben barışı getiren liderim” imajı yaratır.

  • Nobel Barış Ödülü gibi vitrin hedeflerine oynayabilir
  • ABD’nin küresel kontrolünü yumuşak güçle sürdürmesini sağlar
  • Kendi tabanına “Bakın dünyayı ben toparlıyorum” mesajı verir

Yani bu işin Trump için PR tarafı çok güçlü. Ve şunu unutmayalım: Büyük liderler çoğu zaman barışı, kendi güçlerini pekiştirmek için kullanır.
 

Trump 'un Barış Kurulu Gerçekten İşe Yarar mı?


Şimdi dürüst olalım, bugüne kadar dünyada kurulmuş kaç “barış kurulu” gerçekten kalıcı barış sağlayabildi? 
Bir elin parmağını geçmez. 
Çünkü genelde bu kurullar güçlünün hukukunu uygular, zayıfın değil güçlü olanın çıkarını korur. Savaşlar bitmez, sadece biçim değiştirir. 
Eğer bu kurul da aynı mantıkla hareket edecekse, adına barış demek yalnızca bir süs olur.

Türkiye Açısından En Büyük Risk Ne?


Bence en büyük risk şu: Kararların bizim adımıza başka masalarda alınıp, bize sadece “uygulayın” denmesi. Yıllardır bu ülkede en çok yaşadığımız şey bu değil mi zaten? Birileri yukarıda plan yapıyor, biz ise aşağıda sonuçlarına katlanıyoruz. Eğer bu kurulda Türkiye gerçekten söz sahibi olmayacaksa, işin sonunda:

  • Yeni dış politika bağımlılıkları
  • Yeni ekonomik taahhütler
  • Yeni askeri sorumluluklar kapımıza dayanabilir.
 
Son Sözüm Şu

Artık “barış” kelimesini duyduğumda otomatik olarak umutlanmıyorum. Çünkü defalarca, bu kelimenin ardında farklı hesapların çıktığını gördük. Eğer Trump’ın bu girişimi gerçekten samimi, şeffaf ve adilse, neden olmasın? Ama dünya siyasetinde samimiyet en değerli ve en nadir bulunan şeydir. Bu yüzden ben sonuca değil, pazarlık sürecine odaklanıyorum. Çünkü genelde şöyle olur: Barış konuşulur, bedelini halklar öder.

🕊️ Trump’ın Barış Kurulu nedir? ↕ Aç/Kapat
Küresel çatışmaları ticari ve diplomatik müzakerelerle çözmeyi hedefleyen, Trump liderliğindeki üst düzey danışma kuruludur.
ÖZET VE METAFORLAR 📍 Kilit Taşı: Türkiye, bu kurulun dengesini sağlayan ana unsurdur. 📍 Stratejik Köprü: Doğu ve Batı arasındaki en güvenli diplomatik geçittir. 📍 Çözüm Anahtarı: Kilitlenmiş krizleri açacak tek moderatördür.
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun