Bu bir eleştir yazısı değil. Bu biraz aynaya bakma yazısı.
Kütahya deyince aklıma ilk ne geliyor? Havası sert, insanı mert derler ama gel gör ki zaman burada sanki Saman Pazarı’nda asılı kalmış gibi.
- Çini.
- Sessizlik.
- Emeklilik provası yapan bir şehir havası.
Ama soru şu:
Kütahya gerçekten modernleşme trenini kaçırdı mı,
Yoksa “Ben bu trene binmem kardeşim” mi dedi?
🏛️ Kütahya Nostalji mi, Gelişememe Konforu mu?
Sokaklarda bir ağır çekim hali var.
Kimse acele etmiyor.
Kimse koşturmuyor.
Bu huzur mu?
Yoksa atalete makyaj mı?
Bazen şehir sanki 1960’d pause ’a tuşuna basmış gibi.
Kötü mü? Değil.
Ama yeterli mi? Orası tartışılır. “Biz sakin şehriz.”
Tamam da sakin olmak başka, yerinde saymak başka.
🏭 Kütahya da Sanayi Nerde? Hareket Nerde?
Türkiye’nin ortasında, stratejik konumdasın.
Ama öyle bir ekonomik sıçrama yok.
Sanayi var mı? Var.
Ama öyle “şehri ayağa kaldıran” bir dinamizm hissi yok.
- Gençler ne yapıyor?
- Okuyan kaçıyor.
- Kalan torpil bulursa memur oluyor.
Bu şehir genç enerjisini tutabiliyor mu?
Yoksa diplomasını alan “Ben gidiyorum” mu diyor?
Acı ama gerçek soru bu.
🧠 Asıl Modernleşme Zihinde Başlamıyor mu?
Modernleşme dediğin sadece AVM değil.
Sadece yüksek bina değil.
Zihniyet meselesi bu.
- Farklı fikre tahammül var mı?
- Yeni iş modellerine açıklık var mı?
- Girişimciye alan var mı?
Yoksa hâlâ “Aman düzen bozulmasın” kafası mı baskın?
Bir şehir değişmek istemezse,
Dışarıdan rüzgâr esse ne olur?
🎭 Kütahya: Nostalji Müzesi Gibi Ama…
Bak ironiyi bırakıyorum şimdi.
Kütahya’nın güzel tarafı şu: Kimliğini kaybetmemiş.
Çinisiyle, mimarisiyle, sakinliğiyle bir karakteri var.
Bu değerli mi? Evet.
Ama karakterle kabuğa kapanmak aynı şey değil.
Soru şu:
Geçmişi koruyarak geleceği inşa edebilir miyiz?
Yoksa geçmişi battaniye yapıp üstümüze mi çekiyoruz?
💼 Ticaretin Sert Rüzgârı Esmiyor mu, Estirilmiyor mu?
Çevre illere bakıyorsun.
Bazısı sanayide atak yapmış.
Bazısı üniversiteyle şehirleşmiş.
Kütahya ise biraz temkinli.
Biraz “aman ağırdan alalım” modunda.
Ama ekonomi ağırdan almayı sevmiyor.
Rekabet beklemiyor.
Şehirler de insanlar gibi.
Risk almazsa büyümüyor.
🤷 Ben mi Haksızım, Şehir mi Fazla Sakin?
Belki de ben hızlıyım.
Belki de şehir haklı.
Ama şunu kabul edelim:
Kütahya potansiyelinin altında yaşıyor.
Bu şehir isterse olur.
Ama istemek lazım.
Gençlere alan açmak lazım.
Yeni yatırımı cesaretlendirmek lazım. “Böyle gelmiş böyle gider” cümlesini emekliye ayırmak lazım.
🔥 Son Söz: Uyuyan Güzel mi, Kendini Uyutan mı?
Kütahya kötü bir şehir değil.
Ama fazlasını hak eden bir şehir.
Soru şu:
Zaman mı unuttu Kütahya’yı,
Yoksa Kütahya mı zamana küstü?
Nostalji güzel şey.
Ama sadece nostaljiyle gelecek kurulmaz.
Bir şehir hem tarih olur,
Hem gelecek.
Yeter ki cesaret olsun
- Gelişim mi? Bizde öyle şey olmaz!
- İzmir betonları göğe yükseltirken
- Bursa fabrikalarla donatılırken
- Eskişehir genç beyinleri eğitirken …
- Kütahya ise çanak çömlek diyarı olmaya devam ediyor!
Gençler önce Eskişehir’e üniversite için gider, sonra geri dönmemek üzere Ankara, İstanbul yolunu tutar.
Frigler, Osmanlılar, Germiyanoğulları…
Hepsi buradan gelip geçti. Ama turistler geçmedi!
Tarihî miras yerinde duruyor, sadece onu gören kimse yok.
Zamanın Unuttuğu Şehir: Kütahya
Bak kardeşim, haritayı açınca tam merkezdeyiz, Türkiye'nin kalbindeyiz ama ruhumuz hâlâ 60'ların o tozlu raflarında. Komşu Eskişehir almış başını gidiyor, biz hâlâ "Vazo'nun rengi mi değişse, trafiği mi kapatsak?" diye bir arpa boyu yol gidemiyoruz. Kütahya dediğin yer, modernleşme treni istasyondan geçerken, bankta oturup tespih çekenlerin şehridir.
Sanayi desen var ama vizyon desen... Neyse, ağzımı açtırmayın şimdi! Ticaret desen, "biz bize yeteriz" kafasında, dışarıya kapalı, kendi yağında kavrulmaya çalışan ama dibi tutmuş bir tencere gibi. Canlılık mı? Akşam 8'den sonra sokakta in cin top oynuyor, sanırsın sokağa çıkma yasağı var. Bizimkiler nostaljiyi öyle bir sevmiş ki, şehri koca bir müzeye çevirmişler; ama içinde yaşayanların ruhu daralmış kime ne? Zihinsel modernleşme bu topraklara uğruyor ama "boş oda yok" diye geri çevriliyor.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Gelişim ve Değişim | "Aman tadımız kaçmasın, böyle iyi." | Değişmeyen tek şey vasatlık oldu. Komşular uzaya çıkıyor, biz Vazo'yu boyuyoruz. |
| Gençlik ve Sosyallik | "Gençler Eskişehir'e kaçıyor." | Kaçar tabii! Şehirde gençlere 'potansiyel suçlu' gibi bakarsan, adam da gider nefes alacak yer arar. |
| Yatırım ve Ticaret | "Kütahyalı Kütahyalıyı tutar." | Tutmaz kardeşim, aşağı çeker! Dışarıdan geleni de 'yabancı' diye diye kaçırırlar. |
Kütahya Hakkında Acı Gerçekler (SSS)
Kütahya neden gelişmiyor Ahmet Abi?
Çünkü kafalar eski model evlat! Yeniliğe 'gavur icadı' gibi bakmaktan vazgeçmedikçe, bu şehir nostalji hapishanesinde kalmaya mahkumdur.
Eskişehir'den neyimiz eksik?
Vizyon eksik, açık görüşlülük eksik! Onlar porsuk çayını Venedik yaptı, biz koca ovayı beton yığınına çevirmekle meşgulüz.
Şehirde neden gece hayatı yok?
Gece hayatı mı? Akşam ezanından sonra çekirdek çitletmek en büyük aktivite burada. Sosyallik anlayışımız kahvehane ve AVM arasına sıkıştı.
Kütahya porseleni neden dünyayı kurtarmıyor?
Kurtarmaz, çünkü sadece porselenle olmaz. Sanatçıya değer vermeyip sadece fabrikaya çevirirsen, o porselen ruhsuz kalır.
Kütahya'nın kurtuluşu nedir?
Önce o üzerimizdeki ölü toprağını atacağız. Gençlerin önünü açacağız, 'el alem ne der' korkusunu çöpe göndereceğiz.
GÜNÜN ANA FİKRİ
"Nostalji güzeldir ama geleceği yiyip bitiriyorsa o artık bir hatıra değil, prangadır. Kütahya müze olarak kalsın ama insanları içinde canlı canlı gömülmesin!"



Yorum Gönder