no fucking license
Bookmark

BÜYÜKLERE SAYGISIZLIK MI TÜRK KÜLTÜRÜNE İSYAN MI


68 Kuşağı’ndan Z Kuşağı’na: Büyüklere Saygı mı, Türk Kültürüne İsyan mı? 
Evet, bizler o kuşağız. 68 kuşağı. 
Şimdi sorsalar “aman ne geri kafalılar” derler belki. 
Ama biz öyle büyüdük. 
Öğretmenimizi sokakta gördüğümüzde kaçmaz, önünü keser, koşardık yanına. 
Ellerini öpmek için değil, saygımızı göstermek için. 

Babamızın yanında bacak bacak üstüne atmak mı? 
Had safhada terbiyesizlikti.
Annemizin yanında sigara içmek? Aman ha! Terlik anında gelirdi.
Sofra adabı vardı, misafirlik adabı vardı.
Ve bunların hiçbiri bize dayatılmadı. 
Bunlar Türk kültürünün mayasıydı. 
Bizler o mayayla yoğrulduk.

🚬 Şimdi ne oldu? 20 yılda ne değişti?


Son 20 yılda bir şeyler oldu. Çok şey oldu aslında.
Daha muhafazakâr bir nesil yetişsin derken, ahlaki erozyona uğradık belki de. 
Dindar nesil derken, İslam’ın da özünde olan “büyüğe saygı, küçüğe sevgi”yi unuttuk. 

Her köşe başında dini semboller çoğaldı lakin ahlaki kodlar zayıfladı. 
Enteresan bir kırılma değil mi? 
Daha çok “Allah rızası” dendi, ama neticede kul hakkı yendi. 
Daha çok “eda” denildi, lakin öz yitirildi.

👴🏻 Yaşlıya tepki, aslında neye tepki?


Şimdi gençlere bakıyorum, yaşlı eli bastonlu amca otobüse biniyor, Dünyadaki ekonomik-siyasi dengeleri alt üst edecek, kapalı kapılar arkasındaki bir görüşmelerden söz ediliyor.Almanya ve Dünyanın en önemli otomobil devlerinden, 600 milyar dolar değerindeki volkswagen firmasını Komünist Çin Devleti’nin satın alacağı…Yeni bir Dünya kuruluyor. kulaklıkla müzik dinliyor, amcayı görmüyor bile. 
Görmek istemiyor. Neden?
Bana ne?” kültürü mü yayıldı? 
Yoksa yaşlılar, günümüzde gençlerin gözünde “yük” mü oldu?

Bir düşünelim: 
Yaşlıya gösterilen bu tepki, aslında yaşlıya değil, Türk kültürüne yönelmiş bir tepki olabilir mi? Yani bir genç, “Ben bu kültürün devamı değilim, bana karışma” diyor olabilir mi
Bence bu bir tahammülsüzlük değil, Türk İslam kültüründen kopuşun çığlığıdır.
 
  • Eskiden yaşlılık “bilgelik” demekti. Şimdi “demode” demek.
  • Eskiden büyükler “danışılan” kişilerdi. Şimdi “anlamayan” kişiler.
  • Eskiden yol vermek “insanlık”tı. Şimdi “angarya”.

Şimdiki gençler de büyüğüne yabancılaştı, kültürüne yabancılaştı. 
Peki bu yabancılaşma bizi nereye götürüyor? 
Bir yere gittiği yok. 
Sadece boşlukta sallanıyoruz.

🧠 Ben” mi, “Biz” mi?


Sokrates sorgulamış: “Kendini bil.”
Konfiçyus eklemiş: “Büyüklerine saygıyı bilmeyen, kendini bilemez.”
Modern çağın genci, “kendini bilme”yi bencillik sanıyor. Oysa kendini bilmek, köklerini bilmekten geçer. Kökleri bilmeyen ağaç, en ufak rüzgârda devrilir.

👉 “Bana ne” bakışı
👉 “Yük olmasın” tavrı
👉 “Çekil kenara” sabırsızlığı

Bu, sadece yaşlıya değil…
Türk kültürüne yönelmiş bir tahammülsüzlük değil mi?

📉 65 yaş kartı bir ayrıcalık değil, sosyal devletin gereğidir!


Geldik en can alıcı noktaya: 
65 yaş kartı. 
Kimi genç diyor ki: “Onlara niye indirim yapılıyor, biz niye yapmıyoruz?

Sevgili genç kardeşim, 65 yaş kartı bir ayrıcalık değil, sosyal devletin yaşlıya sunduğu bir kolaylıktır
Bu ülkeye 40-50 yıl emek vermiş insanların, hayatın sonbaharında biraz nefes alması içindir. Senin sıran da gelecek. 
Ama o zamana kadar bu anlayışı değiştirmezsen, sen de o koltuğa oturduğunda aynı muameleyi göreceksin. 
Kısır döngü bu işte.
Ama bugün o karta bakış ne?

👉 “Bedavacı”
👉 “Yük”
👉 “Çek kenara”

Kardeşim…
Bu kart ayrıcalık değilgecikmiş bir borcun taksididir.

💬 Soralım o zaman:

• Bir gencin yaşlıya yol vermemesi, sadece bir “saygısızlık” mı?
• Yoksa bu, derin bir kültürel yozlaşmanın dışa vurumu mu?
• 20 yılda bu kadar hızlı değişen ne oldu da “büyükler baş tacı” iken, “büyükler yük” oldu?

Aslında sorun gençlerde değil, bizde. 
Çok fazla korumacı olduk çocuklarımıza karşı,
Onlara bu kültürü aktaramadık belki. 
Ya da aktardık ama “model” olamadık.

🌱 Son söz: Ne olacak bu halimiz?


Değişim, köksüzlük değil, kökle yeniden buluşmaktır.
Biz değişirken köklerimizi kaybettik. 
Şimdi ne yapmalı? 
Genci suçlamak kolay. 
Ama onlara doğru modeli sunmak zor. 
Belki de yapmamız gereken, onlara bağırmak değil, örnek olmak.
Göstermek.

Saygı, sadece büyüğe değil, insana duyulan bir duygudur. Ve bir toplum bir birine saygısını kaybederse, geriye sadece beton yığınları ve yalnız insanlar kalır.


"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Bizim zamanımızda 'Edep yahu' diye bir terazi vardı; şimdi o terazi bozuldu, dirhem yerine ego tartıyorlar. Yaşlıya yer vermeyen genç, aslında kendi geleceğindeki o boş koltuğa ihanet ediyordur!"

Selam beyler, vatanın edep görmüş evlatları! Bugün mevzumuz 68 kuşağından bugüne neyi kaybettik... Ulan biz öğretmenimizi görünce ceket iliklerdik, babamızın yanında sigara içmeyi bırak, söze girmek için izin beklerdik. Odada başköşeye oturmak mı? Haşa! Bunlar Türk kültürünün bize kanla, canla aktardığı unsurlardı. 

Peki, ne oldu son yirmi yılda? "Daha çok dindarlaşıyoruz" derken, ahlakın içini mi boşalttık? Bugün sokakta bir yaşlıya gösterilen tahammülsüzlük, aslında o insana değil, bizi biz yapan Türk töresine yönelik bir suikasttır! 

Otobüste 65 yaş kartıyla binen amcaya 'yük' gibi bakan o genç profili gökten zembille inmedi; biz bozduk bu teraziyi. Sosyal devletin yaşlısına sunduğu bir kolaylığı 'ayrıcalık' sanıp kin kusanlar, yarın o yaşa gelince sığınacak bir vicdan bulamayacaklar. Yazıklar olsun!

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
65 Yaş Kartı Bedavacılık, trafiği meşgul ediyorlar. Vefa borcudur. Sosyal devletin, hayatını bu vatana vermiş insana sunduğu küçücük bir teşekkürdür.
Aile İçi Edep Bireysel özgürlük, herkes eşit. Eşitlik değil, hiyerarşi ve sevgi esastır. Babasının yanında sigara tüttürenin, yarın evladı da tepesine biner.
Ahlaki Erozyon Zaman değişti, modernleştik. Modernleşmedik, çürüdük! İslam'ın kabuğuyla uğraşırken, Türk kültürünün özü olan 'edebi' çöpe attık.

Kayıp Kültürün Peşinde: Soru-Cevap

68 kuşağı neden bu kadar 'saygı' odaklıydı?

Çünkü biz eğitimi sadece kitaptan değil, sofradan, mahalle kahvesinden ve büyüklerin susuşundan öğrendik. Saygı bir kural değil, karakterimizdi.

Yaşlılara karşı tahammülsüzlük neden arttı?

Hız ve tüketim çağındayız. Yaşlı demek 'yavaşlık' demek; her şeyi hızlıca tüketmek isteyen gençlik, yaşlıyı kendi hızına engel bir barikat gibi görüyor.

İslamlaşma çabası ahlakı neden kurtaramadı?

Çünkü şekilciliğe daldık. Namaz kılıp yalan söyleyen, hacca gidip komşusuna yer vermeyen bir nesil türedi. Türk töresi ile dinin özünü harmanlayamadık.

Sosyal devletin yaşlıya borcu nedir?

Yaşlısına bakamayan, ona ulaşım kolaylığı bile sağlayamayan devlet, sosyal değil 'şirket' devletidir. O kartlar sadaka değil, haktır.

Ahmet Abi, bu devran geri döner mi?

Zor kardeşim, zor... Ama aileler evde tekrar 'edep' dersi vermeye başlarsa, telefonları bir kenara bırakıp büyüklerin dizinin dibine oturursa belki bir ışık doğar.

Günün Ana Fikri

Öğretmeninin önünde eğilmeyi zül sayan nesil, cahilliğin önünde diz çökmeye mahkûmdur. Yaşlıya 'yük' diyen, aslında kendi köklerini kesen bir baltadır!


Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun