no fucking license
Bookmark

TOMRİS HATUN'DAN GÜNÜMÜZE TÜRK İRAN İLİŞKİLERİ

İki Kadim Komşunun Hikayesi: Tomris Hatun'dan Günümüze Türk-İran İlişkileri 

Türk ve İran (Pers) İlişkileri: Tomris Hatun’dan Günümüze Kronolojik Bir Yolculuk

İki Kadim Komşunun Hikayesi: İlk Çağlardan Günümüze Türk-İran İlişkileri.
Tarih boyunca iki büyük medeniyetin kesişme noktasında yaşadık biz. 
Batıya giden yolların başında, doğudan gelen rüzgarların ilk durduğu yerde... 
İranlılarla bizim hikayemiz, üç bin yılı aşkın süredir devam eden, inişli çıkışlı ama hiç kopmayan bir dostluğun, kardeşliğin ve zaman zaman da rekabetin öyküsüdür.

Bugün rotayı biraz doğuya, o kadim komşuya, "Acem diyarının" kapısına kırıyoruz. 
Türk ile İranlı; aynı sofrada oturup farklı dillerde dua eden, ama aynı dertle dertlenen iki eski toprak... 
Aradaki sınır (Kasr-ı Şirin) 400 senedir oynamamış ama zihinlerdeki sınırlar bazen fena kaşınıyor

Türkler ve İranlılar (Persler), tarih boyunca aynı coğrafyayı paylaşmış, kimi zaman rakip kimi zaman müttefik olmuş iki köklü medeniyettir.
 

🏹 Tomris Kimdir? İlk Büyük Kapışma Ne Zaman Oldu?


Hani derler ya "Tarih tekerrürden ibarettir" diye. 
İşte Türk-İran ilişkileri tam olarak böyle bir şey.
M.Ö. 6. yüzyıla gidelim. 
Karşımızda Tomris Hatun var. 
O dönemde İskitlerin (Sakaların) başında. 
Karşısında ise Pers İmparatoru Kiros (Keyhüsrev).

Tomris Hatun, belki de tarihin ilk büyük Türk kadın lideri. 
Peki ne oldu dersin?
"Savaşmadan çekil ülkenden" dedi Tomris. 
Kiros dinlemedi. Ve işte o meşhur söz: 
Kanla ıslanmış deri tulumdan içtiğin şaraba doymadın mı?

Tomris, oğlunu kaybetti ama savaşı kazandı. 
Kiros'un başını kesti ve kan dolu tuluma attırdı.
Bu kadar eski bir tarihte bile kadın liderler varken, neden bugün hâlâ "kadın lider" diye tartışıyoruz?

👑 Persler ve Türkler: Akraba mı, Rakip mi?


Şimdi biraz düşünelim. 
Persler ve Türkler aslında Hint-Avrupa dil ailesinden değil mi?
Persler Hint-Avrupa kökenli, Türkler ise Altay dil ailesinden. 
Yani köken olarak farklıyız ama kader ortaklığı yapmışız.

M.Ö. 550-330 Türkler henüz Orta Asya'da at koştururken, Persler büyük imparatorluk kurmuştu. 
Ama komşuluk ilişkileri hep sürdü.
İlginç değil mi? 
İki millet binlerce yıldır yan yana yaşıyor ama hiç tam anlamıyla kaynaşmamış. 
Neden acaba?

⚔️ İslamiyet'ten Sonra: Düşman Kardeşler


6, yüzyılda İslamiyet yayılmaya başladı. 
Hem Türkler hem İranlılar Müslüman oldu. 
Ama mezhep seçimleri farklıydı:

  • İranlılar: Şia (Şiilik)
  • Türkler: Sünnilik

Peki bu ne getirdi?
Abbasi halifeliği döneminde Türkler asker, İranlılar bürokrat oldu. 
Yani aynı devletin içinde farklı görevler üstlendiler. 
Ama bu hep böyle mi kaldı? 
Tabii ki hayır!

🕌 Selçuklular ve Safeviler: Taht Kavgası


11, yüzyılda Selçuklular geldi. 
Tuğrul Bey, İran'ı aldı. Sonra Alparslan... Malazgirt... Anadolu'ya giriş.
Ama asıl büyük olay 16. yüzyılda oldu:

Safeviler çıktı sahneye! 
Şah İsmail, Şiiliği İran'ın resmi mezhebi yaptı. 
Karşısında ise Yavuz Sultan Selim vardı.

Çaldıran Savaşı (1514)...


Yavuz ateşli silahlarla geldi, Şah İsmail ise atlı birliklerle. 
Sonuç mu? 
Teknoloji galip geldi.

Düşündürücü: 
500 yıl önce sınırlar bu kadar belirginleşti. 
Bugünkü Türkiye-İran sınırı neredeyse o günkü gibi. 
Acaba sınırlar mı bizi ayırdı, yoksa biz mi sınırları ayırdık? 


🇹🇷 🇮🇷 Cumhuriyet Dönemi: Modern Zamanlar


1923'te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. 
İran'da ise Pehlevi Hanedanı vardı.

Atatürk ve Rıza Şah... 
İkisi de reformcu, ikisi de modernleşmek istiyor. 
Hatta Rıza Şah, Atatürk'ten çok etkilenmişti.
1934'te Atatürk, Tahran'a elçi gönderdi. 
İlişkiler iyiydi. 
Ama sonra?

1950'ler: Soğuk Savaş başladı. 
Türkiye NATO'ya girdi, İran ise Bağdat Paktı'na. 
Ama İran ABD ile iyi geçinirken, Türkiye hep Batı'nın yanında oldu.

🌪 1979 Devrimi: Her Şey Değişti


1979'da İran'da devrim oldu. 
Şah gitti, Humeyni geldi. 
Artık İran, "İslam Cumhuriyeti" idi.
Türkiye şaşırdı. 
Ne yapacaktı?

Bir yanda laiklik
Diğer yanda din devleti

Ama komşuyduk işte. 
Ticaret devam etmeliydi.
 
⛽️ 1990'lar ve 2000'ler: Doğalgaz ve Terör

1990'larda PKK meselesi çıktı. 
İran bazen Türkiye'ye yardım etti, bazen de PKK'ya göz yumdu. 
Neden? 
Çünkü Ortadoğu'da denge oyunu vardı.

Ama doğalgaz boru hattı unutulmadı. 
1996'da Türkiye-İran Doğalgaz Anlaşması imzalandı.
Yani bir yandan kavga, bir yandan ticaret. 
Tipik komşuluk ilişkisi!

🔥 Günümüz: Suriye, Irak ve Rekabet

Şimdi geldik bugüne.
Suriye'de iç savaş var. 
İran, 
Irak'ta şii Haşdi şabi'yi, Lübnan'da Şii Hizbullah'ı destekliyor. 
Türkiye ise Sünni Hamas'ı ve muhalifleri. 
Irak'ta da durum karışık.

İran'ın nüfuzu artıyor. 
Türkiye rahatsız. 
Ama ekonomik ilişkiler devam ediyor.
Bugün İsrail ve Amerika İran'ı vuruyor, İran'da bölgedeki körfez ülkelerini.
Türk halkı çoğunlukla İran'ı destekler görünürken, iktidar ABD'ye laf edemiyor, hatta İslam ülkeleri dış işleri bakanları toplantısında İran'ı kınama karası çıkıyor, 

Şaka gibi
İşte böyle bir ilişki:

🤔 Peki Gelecek Ne Gösteriyor?


  1. Tomris'in torunları ile Kiros'un torunları gerçekten barışabilir mi?
  2. Mezhep farkı siyasetin önünde mi, yoksa siyaset mi mezhebi kullanıyor?
  3. İki ülke de bölgede güçlü olmak istiyor. Bu rekabet kardeşliğe dönüşür mü?

Günümüzde Türk–İran ilişkileri “ne tam dost ne tam düşman” şeklinde özetlenebilir.
Tarihsel derinlik, Mezhebi ayrışma bugünkü politikaları hâlâ etkiliyor.
Ben cevap vermeyeyim, sen düşün. 
Ama şunu unutma, Komşu komşunun külüne muhtaçtır. 

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Komşunla arana duvar örersin ama rüzgarı engelleyemezsin. Doğu'dan gelen rüzgar ya bahar getirir ya da kum fırtınası; hangisi olacağı senin duruşuna bağlıdır!"

Selam millet... Ben Ahmet Atam. Bugün mevzu komşuluk, ama öyle apartman dairesi komşuluğu değil. Üç bin yıllık, kemikleşmiş bir kader ortaklığından bahsediyorum. Biz Türkler ve İranlılar... Batı'ya giden kervanın da başında biz vardık, Doğu'nun kapısını tutan da. Birimiz kılıç olduk tarih yazdık, öbürümüz kalem oldu şiir döktü. Ama her devirde birbirimizin hem rakibi olduk hem de sığınağı.

Şimdi bakıyorum da, "İran şöyle, Türkiye böyle" diye iki tarafı birbirine kırdırmaya çalışan bir dünya odak var. Ulan, 1639'dan beri bu sınır değişmemiş; Avrupa'da ülkeler haritadan silinmiş, biz hala aynı çizgideyiz. Bu bir başarıdır beyler! Ama bu başarıyı sadece sınırda değil, kafada da korumak lazım. Hadi gelin, şu iki devin hikayesini bizim terazide bir tartalım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Kültürel Etkileşim "Onlar bize benziyor mu?" Divan edebiyatından yemeğe kadar iç içeyiz. Onların şairi bizde okunur, bizim hakanımız orada konuşulur. Etle tırnak gibiyiz, ayırmaya kalkanın tırnağı kanar.
Bölgesel Rekabet "İran bizi geçer mi, biz mi büyüğüz?" İki aslan bir ormanda didişir ama ormana avcı girdiğinde sırt sırta verirler. Tarih boyunca bu böyle oldu; rekabetimiz gelişmeye, beraberliğimiz güvenliğe hizmet eder.
Sınırın Sağlamlığı "400 yıldır sınır değişmemiş, helal olsun." Kasr-ı Şirin sadece bir kağıt değil, iki devletin birbirine olan 'saygı barajıdır'. O barajı yıkan, Ortadoğu'nun seli altında kalır.

Kadim İlişkilere Dair Merak Edilenler

1. Türk-İran ilişkileri neden hep inişli çıkışlı?

Çünkü iki medeniyet de lider ruhlu. İki tane 'baş' bir kazanda kaynamaz derler ya, bizimki de o hesap. Ama kazan çatlamasın diye her zaman bir yolunu bulmuşuzdur.

2. Aramızdaki en büyük bağ nedir?

Ortak tarih ve benzer toplumsal doku. Bizim içimizde onlardan çok şey var, onlarda da bizden. Selçuklu'yu nereye koyacaksın? Hem onlarda hem bizde!

3. Batı bu komşuluğa nasıl bakıyor?

Batı, araya nifak sokmaya bayılır. İki dev birleşirse "İpek Yolu" şenlenir; bu da onların hiç işine gelmez. Onlar bizi birbirimize kırdırıp kenarda patlamış mısır yemek isterler.

4. Gelecekte bizi ne bekliyor?

Eğer aklımızı başımıza toplarsak; ticaretten enerjiye kadar bölgenin hakimi oluruz. Eğer başkalarının rüzgarıyla savrulursak, toz toprak içinde kalırız.

5. İran'ı tanımak bize ne katar?

Kendimizi tanımayı sağlar. Bizim köklerimizin bir ucu da o topraklarda. Kökünü bilmeyen ağaç, fırtınada ilk devrilen olur.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"İran ile Türkiye, aynı madalyonun iki yüzü gibidir; biri olmazsa öbürü harcanır gider. Komşuluk hakkı, sınırda değil gönülde korunur!"

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun