no fucking license
Bookmark

TUBİTAK YAĞMUR PROJESİ: BİLİM Mİ YANDAŞA KAYNAK AKTARIMI MI

TÜBİTAK, 3 milyon TL’yi yağmur duası projesine ayırdı? 

Yağmur duası için ayrılan bu bütçe ne anlama geliyor? 
Eko-teoloji kapsamında yapılan yağmur duası araştırması ne kadar bilimsel bir temele dayanıyor?

Kardeşim, TÜBİTAK’ın “İslam tarihinde katılımlı dua örneği olarak yağmur dualarının eko-teolojik analizi” diye bir başlığa 3 milyon TL gömmesi, tam kahvehane köşesinde anlatılacak kara mizah malzemesi.

Bak şimdi…
Ben anlamaya çalışıyorum. Gerçekten.
Ama aklımın bir köşesi sürekli şunu soruyor:
Biz gerçekten 2026 yılında mıyız, yoksa orta çağın Wi-Fi çekmeyen bir versiyonunda mı yaşıyoruz?

💸 3 Milyon TL Neye Gidecek? Yağmura mı, Yoksa Yandaşa mı?


Bilim dediğin şey, gökyüzünü teleskopla inceler, yağmuru meteorolojiyle tahmin eder. Bizimkiler eko-teolojik analiz” diye dua ekonomisine yatırım yapıyor. Yani TÜBİTAK artık bilim kurumu değil, “Dua ve İhale Bakanlığı” gibi çalışıyor.

TÜBİTAK çıkmış diyor ki:
İslam tarihinde katılımlı dua örneği olarak yağmur dualarının eko-teolojik analizi.
Yani ne?
Kısaca çeviriyorum:
Toplanalım, dua edelim, bunun doğayla ilişkisini inceleyelim.”
E güzel…
Ama bunun için 3 milyon TL mi?
Ben köyde büyüdüm.
Yağmur duası bedavaydı kardeşim.
 
  • İmam vardı ✔️
  • Cemaat vardı ✔️
  • Gökyüzü zaten ücretsiz ✔️

Eksik olan neydi?
Bütçe kalemi.
Soru Net: 

Bu Bilim mi, Bütçe Kaydırma Sanatı mı?

Şimdi dürüst olalım.
Bilim dediğin şey:
Deney yapar
Veri toplar
Ölçer
Sorgular

Peki burada ne var?
Yağmur duası + analiz = 3 milyon TL
E kardeşim…
Bulutun psikolojisini mi çözeceksin?
Yağmur neden yağmadı?
Cevap hazır:
Nem yok
Basınç yok
Atmosfer uygun değil
Ama biz ne yapıyoruz?
Belki dua az geldi, bir fon daha açalım.

🌍 Eko-Teoloji mi, Eko-Komedi mi?

Eko-teolojik analiz diyorlar.
Bak kelimeye dikkat et:
Eco + Theology
Yani doğa + inanç.

Güzel kavram, eyvallah.
Ama mesele şu:
Bunu incelemek için 3 milyon TL mi gerekir, yoksa 3 tane sağlam akademisyen mi?

Çünkü bu işin sahası belli:
Tarih kitapları
Sosyoloji
İlahiyat
Ama biz ne yapıyoruz?

Sanki NASA Mars’a yağmur duası gönderecekmiş gibi bütçe açıyoruz.
Asıl Soru: 
Bu Para Başka Nereye Gidebilirdi?
Şimdi gel dürüst konuşalım.
Bu 3 milyon TL ile:
 
  • Kaç öğrenciye burs verilirdi?
  • Kaç laboratuvar kurulurdu?
  • Kaç genç bilim insanı yurtdışına gitmeden burada tutulurdu?

Ama yok…
Biz bulutla pazarlık yapmayı tercih ettik.
 
⚖️ Ahlak Meselesi: Para Kimin?

Burada olay sadece komik değil.
Biraz da acı.
Çünkü bu para:
Senin, benim, hepimizin parası.

Vergi veriyorsun.
Elektrik ödüyorsun.
Mazot ödüyorsun.
Sonra biri çıkıyor diyor ki:

Biz bu parayla yağmur duasını analiz edeceğiz.
İşte burada insanın içinden şu geçiyor:
Ya biz gerçekten kandırılıyor muyuz, yoksa alıştık diye ses mi çıkarmıyoruz?

😏 Bilimsel Dua Projesi


Yakında ne görürüz biliyor musun?
 
  • “Rüzgarın Manevi Yönü Üzerine Alan Çalışması”
  • “Güneş Tutulmasının Dua Performansına Etkisi”
  • “Bulutların Kırılganlığı ve Toplu Amin Deneyleri”

Şaka gibi ama değil.
Çünkü bir kez sınır kaydı mı, gerisi gelir.
 
📉 Toplum Nereye Gidiyor?

Bak mesele inanç değil.
Herkes istediğine inanır, saygı duyarım.
Ama mesele şu:
Bilimin yerine ritüel koyarsan, geleceği karanlığa bırakırsın.

Çünkü:
Bilim çözüm üretir
Ritüel teselli verir
İkisini karıştırırsan…
Ne çözüm kalır, ne teselli.
Bilimle dua yer değiştirirse, yağmur yağsa bile akıl kurak kalır.

------

Bir gün fark ettim,
Laboratuvarın kapısına kilit vurulmuş,
Anahtar .
Caminin avlusunda kaybolmuş.

Mikroskobun gözünden bakması gereken adam,
Avuçlarını açmış gökyüzüne,
Ama ne hikmetse,
Bakmayı unutmuş..

Yağmur duasına çıkmış şehir,
Bulutlar gelmiş, geçmiş…
Ama kimse sormamış:
Bu gökyüzü neden küstü bize?

Termometreyi kırmışlar,
Ateşi dua ile ölçüyorlar artık.
Barometre susmuş,
Çünkü basıncı anlamak yerine
Sabır telkin edilmiş havaya.

Ben de oradaydım…
Bir köşede aklımla birlikte ıslanıyordum.
Yağmur yağıyordu evet,
Ama tuhaf bir şey vardı:
Toprak içiyordu suyu,
İnsan kuruyordu.

Bir hoca dedi ki:
Daha çok amin gerek!”
Bir çocuk sordu:
Peki akıl ne zaman lazım olacak?

Sustular.
Çünkü akıl,
o gün orada
En günahkâr şeydi.

Sonra anladım…
Mesele yağmur değildi zaten,
Mesele kuraklıktı—
Ama toprakta değil,
Kafanın içinde.

Ve işte o gün
Gökyüzü bile utandı bizden,
Biraz daha yağdı…

Ama ne fayda.
Çünkü biz
Şemsiyeyi açmıştık akla karşı.


3 Milyonla Dua Çağırmak: TÜBİTAK’ın Bilimden Çıkışı


"Ahmet ATAM'dan Sözler: Bilim dediğin aklın nurudur, dua ise gönlün huzuru. İkisini birbirinin yerine koymaya kalkarsan, ne aydınlanırsın ne de huzur bulursun."

TÜBİTAK, Yağmur Duasına 3 Milyon TL Ayırdı: Bilim mi, Masal mı?

Selam beyler, tazeleyin çayları! Bugün mevzu derin, mevzu biraz "ıslak". Haberleri gördünüz herhalde; memleketin bilim yuvası, teknoloji üssü dediğimiz TÜBİTAK, tutmuş "Eko-teoloji" mi ne karın ağrısıysa, yağmur duası projesine tam 3 milyon TL bütçe ayırmış. Ulan 68 yıldır bu topraklarda yaşıyorum, yağmur duasına çıkan çok gördüm de, duanın "Ar-Ge"sini yapanı ilk defa görüyorum!

Şimdi birileri çıkıp "Efendim bu sosyolojik bir araştırma" falan diyecek. Yahu bırakın bu akademik ayakları! 3 milyon TL dediğin parayı bir gencin önüne koysan, belki dünyaya kafa tutacak bir yazılım yapar, bir motor geliştirir. Bizimkiler gitmiş, bulutla Allah arasındaki diyaloğun faturasını çıkarıyor. Bilim dediğin gözlemle olur, deneyle olur, veriyle olur. Duanın yeri camidir, gönüldür; TÜBİTAK’ın kasası değil arkadaş! Bu para senin, benim, o gariban emeklinin cebinden çıkıyor. Yazıktır, günahtır!

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Bütçe Dağılımı "3 milyona kaç tane Albea alınır haberi var mı bunların?" Bilime harcanması gereken para, "eko-teoloji" diye uyduruk bir kılıfla havaya uçuruluyor.
Bilimsellik "Meteoroloji varken duayla yağmur beklemek, internet varken dumanla haberleşmek gibi." Dua manevidir, ölçülemez. Ölçülemeyen şeyin deneyi olmaz, sadece istismarı olur.
Eko-Teoloji "Yeni bir icat mı? Yok, eski köye yeni adet getiriyorlar işte." Dini terimlerin yanına "eko", "neo", "mega" koyunca bilim olmuyor, sadece komik oluyor.

Yahu kardeşim, su bitti, barajlar alarm veriyor diye bilim adamı çıkar "Ağaç dikin, suyunuzu idareli kullanın, doğayı katletmeyin" der. Bizimkiler "Bilimsel yağmur duası nasıl yapılır?" diye kafa patlatıyor. Bre insafsızlar, köylü bin yıldır o duayı zaten bedavaya yapıyor! Sizin 3 milyonluk ne "hikmetiniz" var? Kalemi dürüst tutalım; bu proje bilime hizmet değil, birilerine kaynak aktarmanın kibar yoludur. Hadi şimdi o soğuyan çayları bir tazeleyin de kendinize gelin!

Kafalardaki Sorular (SSS)

1. Yağmur duası araştırmak neden yanlış olsun?

Yanlış olan araştırmak değil, bu araştırmaya "bilimsel teknoloji" bütçesi ayırmak. İlahiyat fakültesi yapsın, biz de gidelim amin diyelim. Ama TÜBİTAK?

2. Eko-teoloji nedir Ahmet Amca?

Görünürde din ve doğa ilişkisi ama bizim memleketteki karşılığı: "Mevzuya dini bir kılıf uyduralım da kimse itiraz etmesin" demektir.

3. Bilim ve din çatışır mı?

Çatışmaz, yolları farklıdır. Ama sen bilimin laboratuvarına hoca, hocanın camisine mühendis sokup "hadi ortak iş yapın" dersen ikisini de mundar edersin.

4. 3 Milyon TL çok mu?

Üniversitelerde kütüphane kuramayan, laboratuvara malzeme alamayan hocalar varken, bulutlara "dua fırlatacak" projeye bu para çok değil, zulümdür.

5. Ahmet Amca, sonumuz ne olacak?

Akıl ve bilim yoluna dönene kadar şemsiyesiz yağmura, cebe girmeyen maaşa alışmaya devam edeceğiz evlat.

Günün Ana Fikri

"Gökyüzünden rahmet beklerken, yerdeki liyakati kurutanlar; ne duayı ne de bilimi hak ederler. Akıl tatile çıkınca, hurafe başköşeye oturur."

Dijital Ayak İzi

Ahmet ATAM

KENDİME YAZILARIM

🔍 Ahmet ATAM - Kendime Yazılarım

(Google, Bing ve Yandex sonuçları için tek düğme!)

"Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."

© 2026 | HER HAKKI SAKLIDIR

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun