AKP’nin 3Y Masalı: Yasaklar, Yoksulluk, Yolsuzluk!
Yasaklar, Yoksulluk, Yolsuzluk Ne Oldu?
Bir ülke düşün,
Güneş doğuyor ama aydınlatmıyor…
Işık var, ama karanlık daha organize.
Gökyüzünde asılı üç tabela:
Yasaklar.
Yoksulluk.
Yolsuzluk.
Rüzgâr estikçe sallanıyorlar,
Ama düşmüyorlar.
Çünkü ipleri yukarıdan tutuluyor.
Bir masa var ortada,
Üzerinde anayasa diye bir kitap…
Sayfaları eksik,
Bazıları yırtılmış,
Bazıları hiç yazılmamış.
Adalet terazisi yan yatmış,
Bir kefesinde para,
Diğerinde sessizlik.
Kalabalıklar var sokaklarda,
Ama herkes tek başına.
Ağızlar var ama fermuarlı,
Eller var ama zincirli,
Düşünceler var ama…
Paylaşılmamış taslaklar gibi taslak.
Konuşmak?
Risk.
Susmak?
Alışkanlık.
Bir saray yükseliyor uzakta,
Camları karartılmış.
İçeride kahkahalar,
Dışarıda hesap makineleri.
Birileri servet sayıyor,
Birileri bozukluk.
Ve arada uçurum değil…
Direkt başka gezegenler var.
Mülakat diye bir kapı var,
Kapı değil aslında, bir turnike.
Kartın yoksa geçemezsin.
Kart dediğin bilgi değil,
Kart dediğin “tanıdık.”
İçeri girenler susuyor,
Giremeyenler konuşamıyor.
Ne güzel düzen…
Sessizlik her yerde eşit.
Zaman akıyor,
Ama saat kumla dolu.
Üstte kalanlar değişmiyor,
Altta kalanlar hep çoğalıyor.
Ve bir yazı beliriyor duvarda:
Söz verdik.
Altına biri eklemiş:
Tutmadık.
Kim yazdı?
Belli değil.
Ama herkes okuyor.
En acısı ne biliyor musun?
Bir gün insanlar tabelalara bakmayı bırakıyor.
Yoksulluk? Alışıldık.
Yolsuzluk? “Olur öyle.”
İşte o an…
Karanlık kazanıyor.
Çünkü artık savaş yok.
Sadece kabulleniş var.
Ve perde kapanırken
Sahnenin arkasından bir ses geliyor:
3Y ile geldik…
Ama alkış yok.
Çünkü seyirci de…
Artık oyunun içinde.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Adalet dediğin terazi, fakirin ekmeğine değil, zalimin ensesine vurunca hak yerini bulur."
AKP’nin 3Y Masalı: Yasaklar, Yoksulluk, Yolsuzluk!
Selam millet. Çayınızı tazelediyseniz, şöyle kahvehanenin en köşesindeki o gıcırtılı sandalyeme oturdum, anlatıyorum. Dinleyin hele... Hani bir zamanlar "Biz 3Y ile savaşmaya geldik" diye bir nida yükselmişti ya? Yasaklar bitecek, yoksulluk tarih olacak, yolsuzluk yapanın boğazında kalacaktı. Vallahi doğru söylediler; savaştılar ama halkla değil, o 3Y’yi baş tacı yapmak için savaşmışlar!
Bakıyorum etrafa; yoksulluk dediğin şey artık evlerimizin demirbaşı oldu. Yasaklar dersen, ağzını açanı "hoop hemşerim" diye alıp götürüyorlar. Yolsuzluk? O zaten artık bir "sanat dalı" haline geldi, bizim gibi garibanlar da sadece izleyici koltuğunda çekirdek çitliyor. 68 yılı devirdik, çok devir gördük ama böylesine organize bir "masal anlatıcılığı" görmedik arkadaş!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Yasaklar | "Fikir özgürlüğü var ama söyledikten sonraki özgürlük garanti değil." | Düşünmek bedava, söylemek müebbet. Eskiden sansür vardı, şimdi direkt susturucu! |
| Yoksulluk | "Peynir artık altınla yarışıyor, biz hala porsiyon küçültüyoruz." | Milletin midesi guruldarken, sarayda ejder meyveli smoothie yudumlayanlar utansın. |
| Yolsuzluk | "Çalıyorlar ama çalışıyorlar dedik, çaldıklarıyla memleketi satın aldılar." | Beytülmalden bir hırka çalana el kesilirdi, şimdi gökdelen dikene ihale veriliyor. |
Hani bir laf vardır; "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" diye. Bunlar kılıfı geçtiler, minareyi komple görünmez kılan teknoloji geliştirdiler. Biz hala ikinci el bir Albea almanın hayaliyle portföy kovalayalım, emekli maaşını denkleştirelim diye uğraşalım; adamlar memleketin tapusunu üstlerine geçirdiler. Hadi gel de içme şu çayı şimdi...
Kafalardaki Sorular (SSS)
1. Bu 3Y gerçekten bitti mi?
Bitti mi? Şaka yapıyorsun herhalde. Evrim geçirdi evrim! Daha kurumsal, daha kravatlı ve daha utanmaz hale geldi.
2. Eskiden durum daha mı kötüydü?
Eskiden de dert vardı ama en azından bir "utanç" duygusu vardı. Şimdi adam senin cebinden parayı alıyor, bir de üzerine "şükret" diyor. Arkadaş, neye şükredeyim? Senin sefana mı?
3. Gençler niye gidiyor?
Yasaklardan nefes alamadıkları, yoksulluktan gelecek kuramadıkları ve yolsuzluktan liyakat bulamadıkları için. Sen olsan durur musun?
4. Kurtuluş nerede?
Sandıkta ama sadece oy atarak değil; o oya sahip çıkarak, sorgulayarak ve "benim hakkımı nereye harcadın?" diyerek.
5. Ahmet Amca sen korkmuyor musun?
Bu yaştan sonra neyden korkayım evlat? Mezara mı götüreceğim bu haksızlıkları? Kalemi dürüst olanın, izi derin olur dedik bir kere.
Günün Ana Fikri
"Masallar çocukları uyutmak için anlatılır ama bu 3Y masalı koca bir milleti uyutmak için uyduruldu. Uyanmayan her göz, soyulmaya mahkumdur."




Yorum Gönder