AKP'den Önce Tek Maaşla Ev Geçindirmek Masal mıydı?
Gençler, “Eski Türkiye” Masalı mı Gerçek miydi? Üç Çocuk Nasıl Yapılırdı, Hatırlayan Var mı?
Gençler, siz eski Türkiye’yi bilmezsiniz… Biz anlatalım, siz dinleyin.Bir zamanlar bu ülkede bir adam sabah işe gider, akşam eve dönerdi.
Tek maaşla kira ödenir, mutfak döner, çocuk büyür, hatta kenara üç beş kuruş atılırdı. Kooperatif” diye bir şey vardı mesela…
Şimdi?
Kütahya’nın Kamu Fabrikaları Ne Oldu?
Bir de bizim memleket tarafı… Kütahya.
Azot vardı, Şeker vardı, Seyitömer vardı…
Eskiden “iş bulmak” meseleydi, şimdi “bulduğun işle geçinmek” imkânsız.
Üç Çocuk Tavsiyesi mi, Ekonomik Bilmece mi?
Bugün çıkıyor Recep Tayyip Erdoğan ve diyor ki:
Evlenin, en az üç çocuk yapın.
İyi de nasıl?
- Bir matematik yapalım: Maaş: Asgari
- Kira: Maaşın yarısı değil, neredeyse tamamı
- Market: Sepet dolmadan kasa yanıyor
- Fatura: Sürpriz kutusu gibi
Bu denklemde üç çocuk, bırak büyütmeyi,
Kadınlar Çalışmasa Hayat Durur mu, Yoksa Zaten Durdu mu?
Eskiden kadınlar çalışmazdı demek kolay. Ama mesele o değil.
Mesele şuydu:
Bugün?
Kadın çalışmazsa ev dönmüyor.
Erkek çalışsa yetmiyor.
İkisi birlikte çalışsa ancak “idare ediyoruz” seviyesine geliniyor.
Yani aile dediğin şey artık bir “ekonomik koalisyon hükümeti” gibi.
Nüfus Düşüyor mu, Yoksa İnsanlar Hesap mı Yapıyor?
Nüfus artmıyor diye dert yanılıyor.
Ama kimse şunu sormuyor:
İnsanlar çocuk yapmıyor mu, yoksa yapamıyor mu?
Çünkü çocuk dediğin şey artık sadece sevgiyle büyümüyor.
Sevgi bedava ama bez, mama, eğitim, kira… Hepsi döviz gibi.
Demagoji mi, Gerçeklik mi?
Ekonomik tablo ortada.
Ama konuşulan şey nüfus oranı.
Bu biraz şuna benziyor:
Ev yanıyor ama biz perde rengi tartışıyoruz.
Üç çocuk önerisi güzel bir slogan olabilir ama hayat sloganla dönmüyor.
Gerçeklik dediğin şey, pazara gidince, kirayı öderken, faturayı görünce tokat gibi çarpıyor.
Belki her şey güllük gülistanlık değildi, kimse öyle demiyor.
Ama en azından insanlar yarını bugünden biraz daha az korkarak yaşıyordu.
Şimdi?
Yarın dediğin şey, bugünden daha pahalı.
Üç çocuk mu?
Bu ekonomiyle insanlar önce ay sonunu büyütmeye çalışıyor.
Velhasıl gençler…
Eski Türkiye’yi bilmezsiniz belki ama bugünkü Türkiye’yi yaşıyorsunuz.
Ve galiba en büyük fark da bu:
Eskiden insanlar hayal kurardı, şimdi hesap yapıyor.
Ve evet,
O eski Türkiye’de en azından insanlar gülerek fakirdi.
Şimdi ağlayarak aç.
Blog notu: Bu yazı ironi, kara mizah ve sert eleştiri içerir. Kimsenin “vatan haini” ilan edilmesine gerek yok. Sadece bir gerçek var: Ekmek pahalı, ev yok, çocuk lüks. Nüfus bunun için düşüyor. Konu kapanmıştır.
-----
Üç çocuk yap diyorlar,
Üç öğünü zor bulanlara.
Kadın çalışmaz mı sanıyorsun?
Çalışıyor,
Üstelik ev işi, çocuk,
Ve hala geçinemiyorsun.
Dünyaya bedel derlerdi…
Şimdi dünya kadar para
Bir çocuğa bile yetmiyor.
Eskiden Kütahya’da fabrika vardı,
Azot, Şeker, Seyitömer.
Şimdi onların yerinde AVM var,
İşçinin cebinde kredi kartı borcu.
Evlenin gençler diyorlar,
Evlenince ne olacak?
Kira ödeyemezsen
Sokakta mı sevişeceksin?
Sorarlar adama: nüfus niye düşük?
Adam güler: “Bez parası yok,
Çocuğu,
Ay sonu hesap yapılır,
Kartlar ekstre ekstre bakar.
Kalan para: üç çocuğa harçlık değil,
Üç günlük ekmek parası.kadar
Ve şu meşhur laf:
Türkiye büyüyor.
Evet, yoksulluk da büyüyor.
Enflasyon da büyüyor.
Kira da büyüyor.
Ama cepler küçülüyor,
Hayaller küçülüyor,
Sonra bir de bakıyorsun
Çocuk yapmak lüks olmuş.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Siz nüfus dert etmeyin.
Siz asgari ücreti dert edin.
Kiraları dert edin.
Ekmeği dert edin.
Çocuklar büyüsün iyi de
Siz orta parmak gösterin yine de.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Tencerede et yerine dert kaynayan eve 'üç çocuk' müjdesi vermek, aç adamın önüne menü değil, masal koymaktır!"
Üç Öğünü Zor Denk Getirene Üç Çocuk Önerisi: Kara Mizahın Dibi!
Selamın dostlar. Bugün yine tepem attı, kalemimi bileyliyorum. Yav arkadaş, bakıyorum da memlekette gerçeklik algısı iyice şirazesinden çıkmış. Adam sabah fırına gidiyor, ekmeğe zam gelmiş mi diye bakmaktan boynu tutuluyor; akşam eve dönüyor, televizyonda birileri çıkmış "En az üç çocuk, hatta yetmez beş olsun!" diye nutuk çekiyor.
Ulan el insaf be! Peynirin kilosunun altınla yarıştığı, sütün fiyatının benzini solladığı bir devirde, millete çocuk tavsiyesi vermek için ya çok saf olmak lazım ya da milletin aklıyla alay etmek!
Eskiden "rızkıyla gelir" derdi büyüklerimiz. Doğrudur, Allah rızkını verir de; o rızka aracı olanların kul hakkını yediği, asgari ücretin kiraya yetmediği bu düzende o rızık hangi gümrükte takılıyor?
Çocuk dediğin sadece bir nüfus cüzdanı değil ki kardeşim; bunun bezi var, maması var, yarın öbür gün okulu var, ayakkabısı var. Kendi karnını doyurmaktan aciz bırakılan bu millete "üretin" demek, kara mizah değil de nedir? Biz çocukları geleceğe mi yetiştiriyoruz yoksa ucuz işçi ordusuna nefer mi topluyoruz, önce bir buna karar verin!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Nüfus Artışı | "Genç nüfus lazım, yaşlanıyoruz." | Aç gezen genç nüfus değil, karnı tok, beyni dolu insan lazım. Perişanlıkta kalabalık olmanın kime faydası var? |
| Ekonomik Baskı | "Bir şekilde büyürler, Allah kerim." | Allah kerim ama sen de elini vicdanına koyacaksın. 'Saldım çayıra' mantığıyla evlat değil, sorun yetiştirirsin. |
| Siyasi Söylem | "Milletimizin bekası için çoğalmalıyız." | Beka dedikleri koltuk sağlamlığı mı? İnsan onuruyla yaşayamadıktan sonra sayının ne önemi var? |
Şimdi bir de kalkmışlar "Nüfusumuz azalıyor, tehlike çanları çalıyor" diyorlar. Çanlar senin cüzdanında çalıyor asıl kardeşim, duymuyor musun?
Vatandaş evlenmeye korkuyor, bırak çocuk yapmayı. Düğün salonu parasına ev alınırdı eskiden, şimdi çeyrek altın takmak için kredi çekiliyor. Bu şartlarda "çocuk yapın" demek, tokun açın halinden anlamaması değil, tokun açla dalga geçmesidir.
Bir zahmet o barikatlı makam odalarından çıkın da pazar yerindeki akşam pazarını izleyin. Bakalım o "üç çocuk" tavsiyesi boğazınızdan geçecek mi?
Ahmet Amca'ya Sorduk (SSS)
1. Neden çocuk yapmaktan korkuyor bu millet?
Millet çocuktan değil, çocuğuna süt alamamaktan, onu sefil etmekten korkuyor. Bu korku değil, düpedüz sorumluluk bilincidir.
2. "Rızkıyla gelir" sözü geçerli değil mi?
Rızık gelir gelmesine de, o rızkı haramzade düzenin elinden çekip almak mesele. Çocuk rızkıyla gelir ama bizimkiler o rızkı yolda iç ediyor.
3. Genç nüfus azalırsa ne olur?
Valla yaşlı ve aç bir nüfus olmaktansa, az ama haysiyetli yaşayan bir nüfus daha iyidir. Nüfusun niceliği değil, niteliği bekayı kurtarır.
4. Devlet teşvik veriyor ama?
Verdikleri teşvikle ancak bir haftalık bez alırsın. Gerçek teşvik; adalettir, iştir, huzurdur, ucuz hayattır.
5. Bu gidişin sonu ne olur?
Böyle giderse sadece zenginlerin ürediği, fukaranın ise neslinin tükendiği bir 'kast' sistemine döneriz. Adaletli dağıtılmayan ekmek, nesli kurutur.
Günün Ana Fikri
"Boş tencerenin önünde nüfus planlaması yapanlara tek sözüm var: Siz önce tabağa bir parça et koyun, millet beşiği sallamayı bilir!"
Ahmet ATAM
KENDİME YAZILARIM
🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL© 2026 | "Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."




Yorum Gönder