ÇOCUK YETİŞTİRMEDE EBEVEYNLERİN SORUMLULUKLARI
Gençlerde Saygı Kalmadı Diyenlere: Aynaya Bakma Zamanı mı?
Geçen gün halk otobüsünde manzara aynı manzara...Hacı amca dayanamadı tabii, başladı söylenmeye:
-- Gençlerde saygı kalmamış bee! Ne biçim yetiştirdiniz siz bu çocukları?
İçimden bir ses geldi, neredeyse pat diyecektim:
--Söylenme hacı amca, onların suçu değil. Senin yetiştirdiğin bir nesil bunlar. Çocuklar bizim aynamızdır, ne verirsen onu alırsın!"
Ama sustum. Çünkü hepimiz toplum olarak o çocukların yetişmesinden sorumluyuz. Hacı amca da, ben de, sen de...
🤔 Peki Nerelerde Yanlış Yapıyoruz Bu Çocuk Büyütme İşinde?
Gelin şu "çocuk yetiştirme sanatı" dedikleri mevzuyu bir irdeleyelim
👑 1. "Benim Oğlum/ Kızım Prens/Prenses" Sendromu
“Oğlum benim bir tanem, kızım benim prensesim” diye diye çocuğu öyle bir yere koyuyoruz ki, 20 yaşına geldiğinde hâlâ kendini tahtın sahibi sanıyor.
📱 2. Elin Çocuğuna Telefon, Kendi Çocuğuna Ekran Maması
2 yaşında çocuğa eline telefonu tutuştur "ağlamasın".
Çocuğa ekran maması yedire yedire büyüttün,
🎁 3. "Oğlum Üzülmesin" Ekonomisi
Çocuk ağlamasın diye her istediğini al, sınır koyma, "hayır" deme.
Çocuğa her istediğini alırsan, büyüyünce hayatın 'hayır' kelimesini duyunca şok geçirir.
🏆 4. "Benim Çocuğum Hata Yapmaz" Yanılgısı
Çocuk camı kırdı mı?
Hatasını örtbas ettiğin çocuk, büyüyünce suçu üstlenecek adam olmaz.
Sevgiyi harçlıkla ölçersen, çocuk büyüyünce 'beni seviyorsan arabanı bana ver' der.
👮 6. "Ben Yapamadım, Oğlum Yapsın" Travması
Kendin doktor olamadın, çocuğu zorla tıp fakültesine sok.
Kendi hayallerini çocuğuna yükledin, şimdi o çocuk 30 yaşında hala senin hayalini yaşıyor. Kendi hayatını ne zaman yaşayacak?
🏠 7. Evde Kurallar, Dışarıda Rezalet
Evde "saygılı ol" diye nasihat ver, ama kendin trafikte küfür et, komşuya bağır, devlet dairesinde memurla kavga et.
Çocuğa 'büyüklere saygı' dersi verirken, elindeki telefonla patronuna mesaj atıp 'bu manyak müşteri de kim?' diyorsan, çocuk saygıyı sadece evde öğrenir.
🤷♂️ Peki Ne Yapmalı Hacı Amca?
Şimdi diyeceksin ki, “Hacı amca ne yapsın?”
Evde "saygı" lafta mı kalıyordu, yoksa gerçekten yaşanıyor muydu?
🧿 Son Söz: Ayna Kırılmadan...
Çocuklar kredi kartı gibidir.
Peki Nerelerde Yanlış Yapıyoruz Bu Çocuk Büyütme İşinde?
"Bizim zamanımızda..." diye başlar her cümle,
Sonra telefona gömülür büyükler usulca bir köşede.
Çocuk bakar, notunu alır sessizce,
"Demek saygı, uygun zaman olunca gösterilir herhalde..."
"Sesini yükseltme!" der baba öfkeyle bağırarak,
Anne, "Sabırlı ol." der, sabrını çoktan yitirerek.
Küçük yürek şaşkın; ders hangisi acaba?
Sözler mi öğretmen, yoksa davranışlar mı daha başta?
"Önce büyük konuşur!" denir sofralarda,
Ama kimse çocuğun sözünü bitirmesine razı olmaz aslında.
Fikri sorulur bazen, cevap verilmeden geçilir,
Sonra da "Neden kendini ifade edemiyor?" denilir.
Komşunun çocuğuyla yarış başlar erkenden,
Notlar, kurslar, madalyalar dizilir peş peşe hemen.
Vicdan biraz eksik kalmış, kimse fark etmez,
Çünkü karnede "İnsanlık" diye bir ders görünmez.
Saygıyı emir sandık yıllarca,
Sevgiyi ödül yaptık usulca.
Korkuyu disiplin diye alkışladık bazen,
Sonra "Niye uzaklaştı bizden?"
"El öp!" dedik, nedenini anlatmadan,
"Özür dile!" dedik, hatayı anlamadan.
Kalbi büyütmeyi unuttuk aceleden,
Nezaketi bekledik ezberlenen cümlelerden.
Sonra şaşırıyoruz;
Yer vermeyen gençlere,
Selam vermeyen çocuklara,
Söz kesen nesillere...
Oysa ayna hiç yalan söylemez.
Çocuk, kulağıyla değil; gözüyle öğrenir en çok.
Biz birbirimize saygıyı eksik gösterirken,
Onlardan fazlasını beklemek...
Ne kadar da ilginç bir mantık.
Belki de soru yanlış değildir zaten: "Çocuklar neden büyüklere saygı göstermiyor?" Asıl soru şudur belki de: Büyükler, çocuklara gerçekten örnek oluyor mu?
Bakın kardeşlerim, ne zaman bir kahvehaneye girsem ya da otobüse binsem aynı sızlanma: "Ah ah, bizim zamanımızda büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmazdı, şimdikiler edepsiz."
Ulan, senin zamanında saygı vardı da, o saygıyla hangi taşı üst üste koydun? Biz bu gençlere doğası talan edilmiş, ekonomisi delik deşik, adaleti topallayan bir memleket bıraktık. Sonra da diyoruz ki "Bize yer ver."
Ya çocuk geleceğini göremiyor, sen hala koltuk derdindesin! Saygı dediğin şey tek taraflı işleyen bir otoban değildir. Sen gence insan gibi değer vermezsen, o da sana sadece "eski bir eşya" muamelesi yapar. Hadi şimdi aynaya bakın da o 'kaybolan saygıyı' orada arayın!
Nesil Çatışmasına "Dürüst" Sorular
Gençler neden otobüste yer vermiyor?
Belki o çocuk bütün gün asgari ücretle sömürülmekten yorgun düşmüştür. Ya da büyüklerinden gördüğü o 'saygı nezaketini' sokağın hırçınlığında kaybetmiştir.
Sosyal medya gençleri bozdu mu?
Sosyal medya sadece var olanı gösteriyor. Gençler oraya kaçıyorsa, gerçek dünyada onları dinleyecek kimse kalmadığı içindir.
Eski kuşak nerede hata yaptı?
"Ben bilirim" kibriyle gençlerin zekasını küçümsediler. Saygıyı bir unvan gibi beklediler ama hak etmeyi unuttular.
Gençlerle iletişim nasıl kurulur?
Parmak sallamayı bırakıp, kulak vermeyi deneyerek. Onları yargılamadan önce ne yaşadıklarını anlayarak.
Yeni nesilden ümit var mı?
Her zaman var! Onlar bizim bıraktığımız kirli suları temizleyecek, bozuk düzeni düzeltecek tek güç. Yeter ki gölge etmeyelim.
