no fucking license
Bookmark

RIZKI VEREN ALLAH KİRALARI TOPLAYAN EV SAHİBİ


Allah rızık veriyor, ev sahibi zam yapıyor. Peki bu düzen gerçekten ilahi mi, yoksa kutsallaştırılmış bir tahsilat mı? Rızkı Allah veriyorsa kirayı neden başkaları topluyor?

Rızkı veren Allah’tır, bunu duymayan yoktur. Ama nedense rızkın tahsilatını Allah değil, genelde ev sahibi yapar. Üstelik elinde dua değil, icra tehdidi vardır. Bir durup düşünelim. Madem rızkı veren Allah, neden ay başı gelince telefon çalar, mesajlar gelir, “Abi kirayı unutmayalım” diye hatırlatma üstüne hatırlatma yapılır?

Rızık Allah'tan, Kira Kuldan: Mülkiyet Hırsı ve Sabır Çıkmazı 

Allah rızkı verirken “Kulum bu ay biraz daralsın” demiş olabilir. Ama ev sahibi buna yanaşmıyor. Ev sahibi, “Benim de rızkım bu ev kardeşim” diyor. Güzel. O zaman şu soru akla geliyor: Allah aynı rızkı iki kişiye birden mi yazdı, yoksa biri diğerinin rızkına emlak komisyonu mu ekledi?

Sabır Telkini Kiracıya, Tahammülsüzlük Ev Sahibine

İşini kaybeden kiracıya “Sabret, Allah büyüktür denir. Kirasını alamayan ev sahibine ise “Avukata ver” denir. Yani sabır, tek taraflı bir ibadet gibidir; kiracı için sünnet, ev sahibi için gereksiz. Allah rızkı verir, ev sahibi zam yapar. Allah nasip eder, ev sahibi yüzde yüz artış ister. Allah kulunu dener, ev sahibi sözleşmeyi yenilemez. Bu tabloda ilahi olan tek şey, kiracının sabır sınırının sürekli test edilmesidir.

Mülkiyet Kutsal, İnsan Geçici

Ev kutsaldır, tapu neredeyse ayet gibi görülür. Ama içinde yaşayan insan, kolayca “çıkarılması gereken bir detay” haline gelir. Bir ev boş kalınca, “Yazık, bekliyor” denir. Bir insan sokakta kalınca ise, “Demek ki çalışmamış” yorumu yapılır. İşte sana ilahi adalet; boş ev masum, evsiz insan suçlu.

Rızık Ayeti Var, Kira Ayeti Yok

Kutsal metinlerde rızık üzerine sayfalarca öğüt bulunur, ancak “kirayı geciktireni kapı önüne koyun” diye bir ayet yoktur. Yine de pratikte durum şöyle işler: Rızık Allah’tan, tahliye ev sahibinden, dua kiracıdan, anahtar teslimi ise zorla olur.

Son Söz 

Eğer rızkı gerçekten Allah veriyorsa, o rızkın başkasının banka hesabından geçmesi biraz garip değil mi?  
Eğer bu düzen “kader” ise, neden hep aynı taraf kazanıyor?  
Ve en önemlisi: Allah’ın adını dilinden düşürmeyip, kulun boğazını sıkan bu sistemin neresinde iman var?  
Belki de mesele şudur: Rızkı Allah verir, ama vicdanı herkes kendi seçer.  
Ve bazıları, onu çoktan kira bedeline dahil etmemeyi tercih etmiştir.  
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun