no fucking license
Bookmark

TÜRKİYEDE SİYASAL İSLAM NE İNŞA EDİYOR HALK İRADESİ Mİ KUTSAL İKTİDAR MI

 
Siyasal İslam Türkiye’de demokrasiyi gerçekten güçlendiriyor mu, yoksa dini kullanarak onu içten içe çürüten bir iktidar tekniğine mi dönüşüyor? Sandık var ama adalet yoksa buna demokrasi denir mi? Din siyasete girdiğinde neden hukuk susuyor, eleştiri günah sayılıyor?

Artık “niyete kulak asmıyorum. Çünkü bu ülkede niyetler hep iyi görünür, ama sonuçlar hep felaket olur. Bu yazı dindarlığı değil, dinin iktidar için nasıl araçsallaştırıldığını sorguluyor. Türkiye’de siyasal İslam ve demokrasi gerilimine tokat gibi bir bakış

Siyasal İslam denilen şey, sanıldığı gibi bir inanç meselesi değil; dini vitrine koyup iktidarı arka kapıdan içeri alma sanatıdır.
Demokrasi mi? Bu oyunda sadece süs niteliğinde.

Din Siyasete Girince Neden Her Şey Kirleniyor? 


Din temizdir, siyaset ise çamur. İkisini karıştırınca ortaya çıkan şey “kutsal çamur” olur. Siyasal İslam tam da budur; hata yapar ama “imtihan” der, hesap sorarsın “iman” çıkarır, eleştirirsin “hain” olursun. Demokrasi soru sorar, Siyasal İslam ise susar.

Sandık Kutsalsa, Neden Sonrası Hep Haram? 


Sandığı öyle bir kutsadılar ki neredeyse üzerine yemin edeceklerdi. Ama sandıktan sonra yaşananlara bakınca insanın aklına şu geliyor: Oy helal, sonuçlar şüpheli. Seçim var ama adalet tek taraflı, medya megafon, hukuk lastik gibi. Sandıkla gelip sandığı etkisizleştirmek… Bu demokrasi değil, demokrasi kılığında sahnelenen tek kişilik bir tiyatrodur.

Biz ve Onlar” Diyen Bir Ağızdan Demokrasi Çıkar mı? 


Siyasal İslam’ın dili keskindir:  
Biz: doğru  
Onlar: yanlış  
Oysa demokrasi, bizsiz de olur, onlarsız da, en önemlisi hep birlikte olur. Toplumu ikiye ayıran siyaset ülkeyi yönetemez, sadece sırayla kin üretir.  
Demokrasi çeşitliliği sever, siyasal İslam ise çoğunlukla tehditkâr bir dil kullanır.  

Hukuk mu Üstün, Yoksa “Dava” mı?

 
Normal bir ülkede hukuk konuşur, herkes susar. Bizde ise biri çıkar: “Ama bu dava meselesi…” İşte orada hukuk biter. Çünkü dava varsa yasa esner, hak ötelenir, adalet ertelenir. Adaletin ertelendiği her gün ise zulüm erkenden gelir.

Gençler Neden Bavul Hazırlıyor, Hiç Soruldu mu?

 
Gençler gidiyor, çünkü bu düzen soru soranı sevmiyor, düşüneni korkutuyor, bilimi şüpheyle karşılıyor. İtaat eden makbul, düşünen ise problemli sayılıyor. Sonra da “gençler neden yurt dışına gidiyor” diye yakınanlar çıkıyor. Gülmeyin… trajikomik. Beyin göçü bir tercih değil, siyasal İslam’ın diploma töreni.

Demokrasi Dine M Düşman, Yoksa Dini Kullanana mı?


Bak bu önemli.
Demokrasi dinle kavga etmez.
Ama dini siyasetin copu yapanla kavga eder.

İnanç kalpte olur.
Devlet akılla yürür.
Kalbi direksiyon başına geçirirsen kaza kaçınılmazdır.

Son Söz: Bu Gerçekten İnanç mı, Yoksa İktidarın Tespihi mi? 

Bugün yaşadığımız şey bir inanç mücadelesi değil, iktidarın dini kullanarak kendini kutsama çabasıdır. Açıkça söylemek gerekirse, Tanrı adına konuşanlar halk söz aldığında rahatsız oluyor. Çünkü demokrasi, diz çökenlerin değil; ayağa kalkıp hesap soranların rejimidir.
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun