no fucking license
Bookmark

TEDAVİ İSTEYEN ÖNCE YARASINI AÇMALI



Tedavi isteyen önce yarasını açmalı. Kimse yarasını göstermek istemez ama herkes iyileşmek ister; işte asıl çelişki burada başlar. Üstü kapalı yaraya merhem sürülmez, sürülürse koku yapar, iltihap olur, sonra da “niye geçmedi bu?” diye yakınılır. Bizim memlekette tedavi isteyen çoktur, ama yarasını gösteren azdır.

İyiyim Diyenlerin Çoğu Sadece Dayanıklıdır.


Birine sorarsın: “Nasılsın?” Cevap genelde bellidir: “İyiyim.” Peki gerçekten iyi misin, yoksa sadece alıştığın için mi böyle diyorsun?
Alışmak, iyileşmek demek değildir; sadece acıyı sakinleştirmektir. Yara hâlâ oradadır, sadece sessizleşmiştir.

Yarasını Açmayan, Suçu İlaca Atar

Tedavi işe yaramadı derler.  
Doktor suçlu, ilaç yanlış, zaman yetmedi.  
Peki ya sen, neyi sakladın?  
Yaranın yerini söylemedin, derinliğini gizledin, sonra da “Niye iyileşmedim?” dedin.  
Kahvede de böyledir bu işler:  
Kimse derdini tam anlatmaz, ama herkes akıl bekler.  

Acıdan Kaçan, Şifaya Uğrayamaz

Yara açılırken acıtır, bunu kimse inkâr etmez.  
Ama şifa, acının yanından geçer.  
Yarasını açmayan, kendini koruduğunu sanır; oysa sadece çürümeyi erteler.  
Korkudan saklanan yara ise zamanla kişiliğe dönüşür.  

Toplum Olarak da Aynıyız

Bu sadece bireysel bir mesele değil, toplumsal bir refleks. Sorun var mı? Var. Ama adını koymayalım, faili konuşmayalım, yarayı göstermeyelim. Sonra ne olsun? İyileşme. Olmaz, olmuyor da zaten. Yara konuşulmadan adalet gelmez, adalet gelmeden de tedavi başlamaz.

Yara Göstermek Zayıflık Değildir

Gerçek zayıflık, kanayan yarayı makyajla kapatmaktır. Yarasını göstermek ise cesarettir; “Buradan kırıldım” diyebilmektir. Ve unutmamak gerekir ki herkes yaralıdır, ama herkes dürüst davranmaz.

Son Söz (Merhemi En Sona Sakladım)

Tedavi isteyen önce yarasını açmalı. Can acıtacak, evet. Ama açılmayan yara iyileşmez. Susarak geçen ağrı şifa sayılmaz. Ve unutma, iyileşmek isteyen önce kendine yalan söylemeyi bırakır.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler"

Bak kardeşim, bugün sokaklar "iyiyim" diyen ama ruhu ayakta can veren adamlarla dolu. İyilik sağlık değil bu, sadece dayanıklılık! Acıya alışmışsın, o kokuya alışmışsın, sızıyı hayatın parçası sanmışsın. Ama tedavi istiyorsan o sargıyı açacaksın. Öyle "el alem ne der" diye yarayı saklayıp, sonra "bu hayat niye böyle acı" diye ağlamak delikanlılığa sığmaz.

Yarasını açmayan adamın tek derdi mazeret üretmektir. İlacı döker, "işe yaramadı" der. Ulan mikrop içeride, sen pansumanı kazağının üstünden yapıyorsun! Gerçek bir tedavi, önce o acıyla yüzleşecek cesareti ister. İyiyim diyenlerin çoğu, sadece yıkılmamak için duvara yaslanmış harabelerdir.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
"İyiyim" Demek Güçlü görünmek, sorunu yok saymak erdemdir. Çürük dişle fındık kırmaya çalışmaktır. Güç değil, aptallıktır.
Yarayı Gizlemek Mahremdir, kimse zayıflığımı bilmesin. Yaranı saklarsan irinleşir; önce seni, sonra etrafını kokutur.
Suçu Dışarı Atmak İlaç kötü, doktor bilgisiz, devir bozuk. Sen kapıyı içeriden kilitledin, kim sana şifa getirsin? Suç ilaçta değil, senin sahtekarlığında.

Yüzleşmeye Cesareti Olana Sorular

1. Ahmet Amca, yaramı açarsam canım daha çok yanmaz mı?
Yanar evlat! Ama o yanma, şifanın habercisidir. Ömür boyu sızlamasındansa bir kere yansın, temizlensin.
2. Gerçekten iyi miyiz yoksa dayanıklı mı, nasıl anlarız?
Yalnız kaldığında aynaya bakabiliyorsan iyisindir. Aynadan kaçıyorsan sadece dayanmaya çalışıyorsun demektir.
3. Suçu ilaca atmak neden bu kadar kolay geliyor?
Çünkü aynadaki o herifle hesaplaşmak zordur. Dışarıyı suçlamak bedava, kendinle yüzleşmek ise bedel ister.
4. Her yara iyileşir mi?
Açarsan iyileşir, saklarsan kangren olur. İz kalır elbet ama sızısı biter.
5. Bu devirde dürüstlük çok mu zor?
Zor değil, pahalı! Kendine dürüst olmanın bedelini ödemeye korkanlar, ömür boyu yalanın taksitini öder.
"GÜNÜN ANA FİKRİ: Sargıyı söküp atmayan adamın şifadan bahsetmesi, kapalı kapının arkasında güneşi beklemesi kadar ahmakçadır!"

Ahmet ATAM'ın Dijital İzi:

[Google] [Bing] [Yandex]
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun