no fucking license
Bookmark

MERHABA MI SELAMÜN ALEYKÜM MÜ SELAMLAŞMA SAVAŞLARININ İÇ YÜZÜ


Düşünün. Daha ağzımızı açmadan bir pozisyon alıyoruz. “Merhaba” mı diyeceğiz, “Selamün Aleyküm” mü? 
Yoksa daha nötr bir “Selam” mı? 
Belki de global takılıp “Hi” deyip geçeceğiz. Bir kelime. Sadece bir kelime. Ama içinde küçük çaplı bir kimlik beyanı, hafif bir ideolojik sinyal ve az biraz da kültürel konumlandırma gizli. Basit mi? Pek sayılmaz.
 

Selamın Stratejik Derinliği


Bir ortama giriyorsunuz. Kapıyı açtınız. İçeride kimler var, atmosfer ne, zemin kaygan mı?
Dilinizin ucuna gelen ilk kelime aslında bilinçaltınızın mini bir güvenlik raporu.

  • “Merhaba” dediğinizde modern, şehirli ve nötr bir çizgiye göz kırparsınız.
  • “Selam ün Aleyküm” dediğinizde köklü bir geleneğe omuz verirsiniz.

Sadece “Selam” dediğinizde ise her iki tarafa da “Ben ortadayım, sakin olun” mesajı gönderirsiniz.
Kelimeler küçük ama anlamları geniş. 
Diplomasi dediğin şey bazen tek kelimelik olur.
 

Selamlaşmada Masumiyet Maskesi


Selamlaşma, dışarıdan bakınca son derece zararsız bir alışkanlık. Oysa biraz dikkatle bakınca sosyal radarın ilk sinyali.
Bir “Merhaba” ile karşınızdakini ölçersiniz.
Gelen cevap tonlu mu, gönülsüz mü, mesafeli mi? “Selam ün Aleyküm verilen “Aleyküm Selam'ın sıcaklığı bile sosyal iklim raporu gibidir.
Hatta bazen cevap verilmez. 
İşte o zaman asıl politika başlar. 
Sessizlik de bir selam biçimidir; daha doğrusu selamın reddi. 
Küçük ama etkili bir protesto.
Ne kadar da medeni görünüyoruz değil mi? 
Savaşmıyoruz, bağırmıyoruz. Sadece kelime seçiyoruz.
 

Selamlaşmada Kültür, Kimlik ve İnce Mesajlar


Türkiye gibi çok katmanlı bir toplumda selamlaşma sadece nezaket değil; aynı zamanda aidiyet ilanı.
Bir mahallede “Selamın Aleyküm” dememek hafif bir yabancılık hissi doğurabilir.
Bir plazada aynı ifadeyi kullanmak, sizi bir anda dikkat çekici yapabilir.
Aynı ülke, aynı dil… Ama farklı bağlamlarda farklı kodlar.

İşin ironik tarafı şu: 
Hepimiz özgür bireyler olduğumuzu söyleriz ama daha kapıdan girerken kelimemizi seçerken strateji yaparız. 
Demek ki özgürlük bile bağlama duyarlı.
 

Dijital Selamlar


Bir de işin dijital boyutu var. “Merhaba 😊” ile “Merhaba.” arasında duygusal uçurum var.
Nokta koymak bile mesafe göstergesi sayılabiliyor.
Emoji kullanmak samimiyet, kullanmamak ciddiyet sinyali.
İnsanlık Ay’a çıktı ama hâlâ selamlaşmanın tonunu ayarlamaya çalışıyor.
Sonuç Yerine Küçük Bir Gülümseme

Belki de selamlaşma, insanın en kibar güç gösterisi. “Ben buradayım” deme biçimi.“Aynı zeminde miyiz?” yoklaması.
Ama bütün bu analizlerin ortasında şunu fark ediyorum:
Bazen bir selam gerçekten sadece selamdır. İçten bir tebessümle söylenen, strateji barındırmayan, hesap kitap içermeyen bir kelime.

Belki de mesele kelimede değil; niyette.


Yine de yarın bir ortama girerken hangi kelimeyi seçeceğinizi düşünürseniz, bilin ki yalnız değilsiniz. Hepimiz küçük diplomatlarız.
Merhaba mı diyelim, yoksa selam mı?

Selam Şiiri:


Bir yanda dilin sıcaklığı, "Merhaba!" der,
Diğer yanda inancın sesi: "Selamın Aleyküm"
Merhaba derken selam olur,
Selamın Aleyküm ise din kardeşliği ile doludur
Biri Türk'ün özgün sesi,
Diğeri Arap kültürünün gelen nefesi.

Dilin etkisi, kültürün gücü,
Herkes kendi yolunda yürür gündüzü.
Peki, nedir asıl mesele burada?
Sözler mi, niyet mi ağır basar havada?

Ah bu modern yaşamın tatlı sancısı,
Kimseyi kırmadan selamlaşma kaygısı.
Belki de en doğrusu,
Sevgiyle bakan bir gözün arzusu.

Merhaba mı, selam mı, ne fark eder dostum?
Sonunda barış olsun, yeter ki huzur olsun!

Not: Bu yazıyı okuduktan sonra, sokakta “Merhaba” diyen birine “Aleyküm Selam!” diye cevap verirseniz, söylemedi demeyin! 😜

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Selam Allah'ın kelamıdır ama samimiyet kulun dürüstlüğüdür. Samimiyetsiz selam, içi boş zarfa benzer."

Memleket öyle bir hale geldi ki, verdiğin selamla partini, mezhebini, hatta yediğin yemeği bile fişliyorlar. "Selam ün Aleyküm" deyince muhafazakar, "Merhaba" deyince modern, "Selam" deyince geçici, "Hi" deyince süzme salak oluyorsun. Ulan, kelimeler mi değişti yoksa bizim kafa mı iyice yandı? Önemli olan karşındakine "Benden sana zarar gelmez" mesajını vermektir. Ama biz ne yapıyoruz? Kelimeyi barış için değil, karşıdakine "Ben senin mahallenden değilim" demek için tokat gibi kullanıyoruz. Yazıklar olsun.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Selamün Aleyküm "Hacı hoca takımı selamı." Barış ve esenlik duasıdır. İdeolojiye kurban edilecek kadar ucuz değildir.
Merhaba "Seküler, beyaz Türk selamı." "Genişlik, ferahlık" demektir. İçine niyetini koymazsan kuru bir gürültüdür.
Sessiz Selam "Kafayla selam vermek." Söz bitmişse, kafa sallamak kibir değil, "seni gördüm" demenin en dürüst yoludur.

Milletin Birbirine Sormaya Korktukları (SSS)

1. Ateiste Selamün Aleyküm denir mi?
Denir evladım, niye denmesin? Adamın inancına değil, senin nezaketine bağlıdır bu. Esenlik dilemekten kim ölmüş?
2. Merhaba demek dinden çıkarır mı?
Ulan bunu soranın aklına şaşarım! Din bu kadar pamuk ipliğine mi bağlı? Gönülden gelen her "hoş geldin" ibadettir.
3. Selam verdim ama almadılar, ne yapayım?
Sadakan olsun de geç. Almayan kendi ayıbıyla, sen kendi insanlığınla kalırsın.
4. Modern dünyada selamlaşma nasıl olmalı?
Telefona gömülmeden, insanın gözünün içine bakarak. Kelimesi ne olursa olsun, yeter ki "insanca" olsun.
5. Hangi selam daha üstündür?
Borcunu ödeyenin, yalan söylemeyenin ve arkadan iş çevirmeyenin selamı en üstündür. Gerisi laf-ı güzaf.
GÜNÜN ANA FİKRİ

Dilin hangi selamı verirse versin, kalbin "defol git" diyorsa o selamla ancak şeytanı kandırırsın!

Ahmet ATAM'ı Dijitalde Takip Edin:

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun