Yirmi yılı aşan iktidarın dindarlaşma politikası toplumu dönüştürme projesi mi yoksa seçmen konsolidasyonu mu?
Dindarlık söylemi bir değer savunusu mu yoksa politik meşruiyet aracı mı?
Eğitim politikaları ve kültürel dönüşüm üzerinden yürütülen dindarlaşma hamlesi, geleceğin seçmenini şekillendirme stratejisi olabilir mi?
AKP Neden Dindar Nesil İstiyor? İnanç mı, İktidar Stratejisi mi?
Yirmi yılı geride bırakmış bir iktidardan söz ediyoruz.
Dile kolay.
Bir çocuk doğuyor, büyüyor, üniversiteye gidiyor; ülkede aynı parti yönetimde.
Bu artık siyasi başarıdan çok, bir atmosfer meselesi.
Hava gibi. Alışıyorsun.
Fark etmiyorsun. Ta ki oksijen azalana kadar.
Ve bu uzun yürüyüşün en iddialı cümlelerinden biri neydi: “Dindar nesil yetiştireceğiz.” Cümle basit, niyet büyük.
Ama ben basit cümlelerin ardındaki büyük hesapları görmeden duramıyorum.
İnanç mı, İnşaat mı?
Din bu topraklarda yeni bulunmuş bir hazine değil.
Yüzyıllardır var; evde, sokakta, mezarlıkta, bayram sabahında.
Yani halkın inancını sıfırdan kurmaya gerek yoktu.
O halde mesele başkaydı.
Belki amaç inancı büyütmek değil, yönlendirmekti.
Belki de mesele kalpleri değil, refleksleri şekillendirmekti. Çünkü inanç kişiseldir, ama kimlik politiktir. Ve kimlik sandıkta oy verir.
Dindarlaşma Hamlesi: Toplumsal İnşa mı, Siyasal Satranç mı?
Satrançta siyaset oyunsa, din o oyunun veziridir. En güçlü taş, uzun menzilli, dokunulmazlık zırhıyla korunur. Eleştirirken iki kez düşünür, hamle yaparken ses tonunu tartarsın.
Gerçek Soru
Aklımı kurcalayan soru şu:
- Ekonomi kötüye mi gidiyor? “Değerlerimize saldırıyorlar” hamlesi gelir.
- Eleştiri mi var? “İnancımıza saygı duymuyorlar” savunması hazırdır.
- Kutsal bir anda politik zırha dönüşür. Ve kim kutsala karşı görünmek ister ki?
Zekice bir hamle, evet. Ama zekice olması, masum olduğu anlamına gelmez. .
AKP’nin Dindarlaşma Politikası Gerçekten Ne Amaçlıyor?
Nesil Meselesi: Bugünü Değil Yarını Kodlamak “Dindar nesil” söylemi aslında bugünün değil, yarının seçmenine yazılmış bir mesaj.Eğitim sisteminde yapılan her değişiklik, müfredattaki her düzenleme, okul türlerindeki her dönüşüm…
Bunlar kısa vadeli oy hesabından çok, uzun vadeli zihin inşasının parçaları.
- Bir çocuğa neyi normal gösterirsen, büyüdüğünde onu savunur.
- Bir değeri ne kadar erken yerleştirirsen, o kadar derin kök salır.
- Baskıyla büyüyen değer kök salmaz; yalnızca kabuk bağlar.
- Gençler bugün internet çağında yaşıyor; dünya ceplerinde. Tek bir anlatıyla yetinmiyorlar. Yasaklanan merak uyandırır, dayatılan sorgulanır.
Kamusal alanda dindarlık vurgusu artarken, bireysel alanda farklı yönelimler ortaya çıkıyor. Bu çelişkiyi görmemek için ya fazla saf ya da fazlasıyla hesapçı olmak gerekir.
Biz değerleri temsil ediyoruz dediğiniz anda, teknik başarısızlıklar geri planda kalır.
Uzun süreli iktidarların en sevdiği şey nedir biliyor musunuz? Ahlaki üstünlük iddiası.
Biz değerleri temsil ediyoruz dediğiniz anda, teknik başarısızlıklar geri planda kalır.
Çünkü artık tartışma ekonomi değil; iyi ile kötü arasındadır.
Ve kim kendini kötü tarafta görmek ister ki?
Bu, siyasal iletişimin en güçlü silahıdır:
İnancı, etik üstünlük zeminine taşımak.
Ama ince bir çizgi vardır; inanç siyasetin aracı haline gelirse, kutsal da tartışmanın ortasına düşer.
Kutsal yere düştüğünde ise kirlenir.
Gerçek Soru
Aklımı kurcalayan soru şu:
Gerçekten daha dindar bir toplum mu hedefleniyor, yoksa daha itaatkâr bir seçmen mi?
Çünkü dindarlık, sorgulamayı, adalet talebini ve kul hakkı hassasiyetini de barındırır.
Eğer mesele gerçekten din olsaydı, liyakat bu kadar tartışılır mıydı, yoksulluk bu kadar derinleşir, israf bu kadar normalleşir miydi?
Din sadece sembol değil, aynı zamanda sorumluluktur.
Kutsal üzerinden siyaset yapmak kısa vadede güçlü bir hamle olsa da uzun vadede risklidir. Çünkü bir gün insanlar, “Anlatılan din ile yaşadığım gerçeklik neden bu kadar farklı?” diye sorar.
İşte o an satranç tahtası sallanır. Ben meseleyi böyle görüyorum, belki yanılıyorum ama bildiğim bir şey var:
İnanç kalpte büyür, siyaset kürsüde. İkisini fazla iç içe geçirirseniz, birinin sesi mutlaka kısılır ve genellikle kısılan, en masum olan olur.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Din, iktidara basamak yapılırsa; o merdiven çıktığın yerin değil, düştüğün çukurun habercisidir."
İnanç mı Menfaat mi? Dindarlığın Yeni Sürümü
Bakın evladım, eskiden dindar adamdan korkulmazdı, çünkü bilirsin ki kul hakkından korkar. Şimdi "Elhamdülillah" diyerek ihaleye girenin, "Bismillah" diyerek komşusunun hakkını yiyenin devri başladı. AKP iktidarı bize dindarlığı bir kimlik kartı gibi dağıttı; cebinde o kart varsa her kapı açılıyor, yoksa vatan hainisin. Ulan, inanç üzerinden meşruiyet devşirmek, en kutsal değerleri siyasetin kirli masasına meze etmektir. Halk dindarlaşıyor mu yoksa sadece dindar "görünmenin" ekmeğini mi yiyor? Kahvede gördüğüm manzara belli: Tesbihler uzun, ama dürüstlük kısa!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Dindar Nesil | "Ahlaklı ve inançlı gençlik yetişiyor." | İçi boşaltılmış şekilcilik yetişiyor. Alnı secde görüp gözü haramda olan nesil, nesil değildir. |
| Siyaset ve Din | "Davamız İslam davasıdır." | Dava falan kalmadı evladım, kasa davası o. Dini siper edip malı götürme sanatı bu. |
| Meşruiyet | "Bizden olan müslümandır." | Kendi yanlışlarını "nas" diyerek kapatan, dine en büyük darbeyi kendi vurur. |
Halkın Merak Ettikleri (SSS)
1. Gerçekten dindarlaştık mı?
Camiler doldu ama adliye koridorları daha çok doldu. Şekil dindar, ruh firarda. Buna dindarlaşıyoruz denmez, muhafazakar bir tiyatro oynuyoruz denir.
2. Din üzerinden siyaset yapmak neden işe yarıyor?
Çünkü bizim insanımız duygusaldır, samimidir. "Allah" diyene kalbini açar ama o kalbin içinden cüzdanının çalındığını çok geç anlar.
3. AKP sonrası dindarlık algısı değişti mi?
Hem de nasıl! Gençler dinden soğudu. "Dindar adam böyleyse ben olmayayım" diyen Deist bir nesil peydah oldu. Aferin, eserinize bakın!
4. İnanç meşruiyet üretir mi?
Sadece cahil toplumda üretir. Bilgili adam bilir ki, yapılan işin doğruluğu ayetle değil, adaletle ölçülür.
5. Kurtuluş nerede Ahmet Abi?
Kurtuluş; camiden çıkınca kul hakkı yememeyi, liyakati sadakate tercih etmeyi öğrendiğimiz gün başlayacak.
GÜNÜN ANA FİKRİ
Dindarlık alındaki secde izinde değil, elindeki temizliktedir. Eli kirli olanın secdesi sadece yere kafasını vurmaktır!



Yorum Gönder