no fucking license
Bookmark

HÜR İRADE NASIL ŞEKİLLENİR

 

İnsanın Hamuru Doğduğun Coğrafya, Yetiştiğin Aile, Yaşamak Zorunda Olduğun Toplum ile Şekillenirken Hür İradeden Nasıl Bahsedilir? 

Doğduğun coğrafya, yetiştiğin aile ve yaşamak zorunda kaldığın toplum seni şekillendirirken “hür irade” gerçekten var mı?   

İnsan dünyaya boş bir sayfa olarak gelmez. Doğduğu yer kalem, ailesi mürekkep, toplum ise sansür kuruludur. 
Ardından birileri çıkar ve “Özgürsün, seçim senin” der. 
Peki hangi seçim? Hangi özgürlük?

Coğrafya: Daha Doğarken Yazılan Kader

Bize hep "Özgürsün, hayatını sen şekillendirirsin" derler. 
Ulan, daha doğarken nerede, kimin çocuğu olarak, hangi dille, hangi dinde doğacağına sen mi karar verdin? 
Hayatın başı başkasının, sonu başkasının; aradaki debelenmeye "özgürlük" diyorlar.
 
Bir çocuk hayal et. 
Biri kuzeyde kitaplarla büyüyor, diğeri güneyde hayatta kalmayı öğreniyor. 
Aynı yaşta, aynı gezegendeler ama aynı fırsatlara sahip değiller. 

Coğrafya sadece bir harita değildir; neyi hayal edebileceğini, neyi talep edemeyeceğini, neye “şükür” demen gerektiğini öğretir. 
Sonra biri çıkar ve sorar: “Niye sen de başaramadın?” 
Sanki yarış aynı pistte koşulmuş gibi.

Aile: İradenin İlk Kalıbı

Aile, insanın ilk ideolojisidir
Kime saygı göstereceğini, neye boyun eğeceğini, hangi sorunun “ayıp” olduğunu, hangi itirazın “nankörlük” sayıldığını öğretir. 
Daha konuşmayı öğrenmeden susmayı öğrenen bir çocuğun, yetişkin olduğunda “özgürce karar verdiğine” inanmak, en azından masum bir yalandır.

Toplum: Normalin Zorbalığı

Toplum sana zincir vurmaz, daha kurnazca davranır: 

  • Ayıp der.
  • Günah der, 
  • Vatan der, 
  • Kader der. 

Sen de artık karşı çıkmazsın, çünkü itirazın bedelini en baştan öğretmişlerdir. 
Dışlanırsın, yalnız kalırsın, “yanlış” olursun. 
İnsan çoğu zaman doğruyu değil, yalnız kalmamayı tercih eder; buna da “hür irade” denir.

Peki Hür İrade Nerede Başlar?

Acı gerçek şu: Hür irade çoğu insanda hiç başlamaz. 
Çünkü hür irade bir doğum hakkı değil, bedel ödeyebilme kapasitesidir. 
Yanlış bildiğine karşı çıkmayı göze almak, kutsal sayılana soru sormak, alışılmıştan vazgeçmeyi kabul etmek, gerekirse yalnız kalmayı seçmek… 
Bunlar öğretilmez, kazanılır. 
Ve herkesin bu gücü, zamanı ya da güvenliği olmayabilir.

En Büyük Yalan

Toplumun en büyük yalanı şudur: “Herkes eşit koşullarda özgürdür.”
Oysa gerçek farklıdır. 
Herkes eşit koşullarda sorumlu tutulur, ancak eşit koşullarda özgür değildir. 
Ve bu yalan en çok şunu saklar: Sistemi sorgulamayan insanları “iradesiz” değil, itaatkâr olarak yetiştirdiğimizi.

Son Söz Yerine

İnsanın kişiliği başkalarının ellerinde şekillenirken, ona “neden böyle oldun?” diye sormak, en hafif tabirle ikiyüzlülüktür.  
Hür irade, herkesin dilinde dolaşan bir söz değil; çok az kişinin gerçekten ödeyebildiği ağır bir bedeldir.  
Ve o bedeli ödeyemeyenlere ahlak dersi vermek, özgürlük nutukları atmak, yalnızca vicdan rahatlatma sanatıdır.  

-------

Bir tohum düşün
Kimliğini bilmeden düşer toprağa.
Ne seçmiştir düştüğü yeri,
Ne de göğün o günkü rengini.

Kök salmaya zorlanır önce,
Karanlıkta öğrenir yönünü.
Toprak konuşmaz ama öğretir:
Buradasın.

Rüzgâr gelir sonra
Adı kader konur bazen,
Bazen tarih, bazen aile.
Eğilir gövde, kırılmaz belki,
Ama doğrulurken
Hep biraz başkasını taşır içinde.

Bir nehir gibi akarsın;
Yatağın sana çizilmiş çoktan.
Taşlar, virajlar, uçurumlar
Hepsi senden önce karar verilmiş gibi.
Ama suyun sesi senindir,
Her çarpışta yeniden kurarsın kendini.

Kafeste büyüyen kuş
Gökyüzünü rüya sanır önce.
Sonra bir gün kapı aralanır.
Uçmak mı zor, yoksa kalmak mı,
işte orada başlar hürriyetin ağırlığı..

Belki hür irade geniş bir ova değildir;
Belki dar bir patikadır, iki uçurum arasında.
Ama o patikada attığın her adım
Senin yankındır
Ne tamamen sana ait,
Ne de bütünüyle senden uzak.

"İnsan dünyaya boş bir sayfa olarak gelmez, hacı! Doğduğun yer kalem, ailesi mürekkep, toplum ise sansür kuruludur. Sen sadece o sayfanın marjına kendi imzanı atmaya çalışırsın!"

Selam cemaat... Ben Ahmet Atam. Bugün kalemimin ucu sivri, çünkü yine o aynı "özgürsün" yalanını dinlemekten kulağım pas tuttu. "Hayat senin elinde, seçim senin" diyorlar. Ulan, daha doğarken nerede, kimin çocuğu olarak, hangi dille, hangi dinde doğacağına sen mi karar verdin? Hayatın başı başkasının, sonu başkasının; aradaki debelenmeye "özgürlük" diyorlar.

Bak kardeşim, doğduğun coğrafya senin sınırlarını çizer. Yetiştiğin aile o sınırların içine duvarlar örer. Yaşamak zorunda kaldığın toplum ise o duvarlara dikenli teller çeker. 

Sonra birileri çıkar, "Özgürsün, istediğin yere git" der. Hangi özgürlük? Hangi seçim? Sen o duvarların içinde ancak izin verilen kadar debelenirsin. Hadi gelin, şu "hür irade" yalanını bizim terazide bir tartalım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Doğduğun Yer "Gez dünyayı, gör anyayı; herkes aynı." Hadi oradan! Norveç’te doğan adamın derdiyle, Şırnak’ta doğan adamın derdi bir mi? Coğrafya sadece kader değil, senin hayatının ilk sansürüdür.
Yetiştiğin Aile "Benim çocuğum, benim kurallarım; o özgür." Çocuğa daha konuşmayı öğretmeden kendi korkularını, kendi önyargılarını, kendi dinini aşılıyorsun. O çocuk özgür değil, senin bir kopyandır.
Toplumun Sansürü "Hürriyet var, herkes istediğini yapar." İstediğini yapar ama toplumun çizdiği çizgide! Farklı düşünmeye, farklı yaşamaya kalktığında toplumun "ne derler" balyozuyla tanışırsın.

Hür İrade ve Kader Üzerine Dair 5 Soru

1. Hür irade gerçekten yok mu?

Eğer yoksa, neden buradayız? İrade var elbet ama o irade senin değil, sana öğretilenlerin, sana dayatılanların bir ürünüdür.

2. Coğrafya gerçekten kader mi?

Sadece kader değil, senin hayatının ilk sansürüdür. Norveç’te doğan adamın derdiyle, Şırnak’ta doğan adamın derdi bir mi?

3. Ailemiz bizi ne kadar şekillendirir?

Ailen, senin hayatının ilk mürekkebidir. Daha sen ne olduğunu bilmeden, onların korkularıyla, önyargılarıyla, inançlarıyla dolup taşarsın.

4. Toplumun sansürü ne zaman başlar?

Daha sen doğmadan başlar. Toplum, senin ne giyeceğine, ne yiyeceğine, nasıl düşüneceğine sen daha ne olduğunu bilmeden karar vermiştir.

5. Bu döngüden çıkış yolu nerede?

Sloganlara değil, sofraya bakacağız. Kim bize özgürlük ve ekmek vaat ediyorsa ona, kim bizi korkuyla terbiye ediyorsa ona kapıyı göstereceğiz.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"Hür irade, kendi sayfanın marjına kendi imzanı atmaya çalışmaktır; o marjı kimin çizdiği, mürekkebin kimin olduğu ise başkalarının işidir!"

Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun