no fucking license
Bookmark

BOĞAZ KÖPRÜLERİ ÖZELLEŞİRKEN GÜNÜ KURTARMAK ADINA GELECEK Mİ SATILIYOR

 

Boğaz Köprülerinin İşletme Hakkının Devri: Günü Kurtarmak Uğruna Geleceği Satmak mı?

Kamu Parasıyla Yapıldı, Özel Kârla İşletiliyor: Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu?

Şimdi sakin sakin soruyorum: Halkın vergileriyle yapılan Boğaz köprülerinin işletme hakkını 25 yıllığına devretmek nedir? Günü kurtarmak mı, geleceği ipotek etmek mi? Bana kalırsa adı konmamış bir satış bu. Tapuda devri yok ama kasanın anahtarı başkasında.

Bu köprüler babadan kalma miras mıydı da devrettiniz? Yoksa milletin alın teriyle dökülen asfalt, başkasının kasasına aksın diye mi yapıldı?

Boğaz Köprüleri Kimin? Halkın mı, Şirketlerin mi?

Bakın, köprüleri yapan devlet, parayı veren halk. Risk kimin üzerinde? Yine halkın. Peki geliri kim topluyor? Şirket.
Ekonomide buna ne denir biliyor musunuz? 
Yani kazanç özelde, fatura yine vatandaşa çıkar.
Ben buna yatırım demem. Ben buna resmen kazıklama derim. Hem de halkın gözünün içine baka baka.

25 Yıllık İşletme Hakkı: Bir Neslin Hakkını Diğer Nesle Sormadan Satmak

25 yıl ne demek biliyor musunuz? Bugün okula başlayan bir çocuk, üniversiteyi bitirip iş bulana kadar geçen süre. Peki, o çocuğa hiç sordunuz mu? “Bak evladım, sen büyüyene kadar bu köprünün geliri başkasına gidecek” dediniz mi? Demediniz. Çünkü sorsaydınız, o çocuk bile “Benim olmayan borcun faizini niye ben ödüyorum?” derdi.

Devlet İşletir, Daha Kötü Olur Masalı

Şu masal var ya: “Devlet işletirse verimsiz olur.” Peki soruyorum, bu köprüler bugüne kadar zarar mı ediyordu? Trafik yok muydu? Gelir elde edilmiyor muydu? Zarar eden bir şeyi kim 25 yıllığına devralır? Masal anlatmayın, burada kimseyi kandırmıyoruz.

Boğaz Köprüleri Üzerinden Sessiz Servet Transferi

Bu işin adı yatırım teşviki falan değil, bu işin adı servet transferi. Halktan al, köprü yap, gelirini devret, kasayı doldur, sonra dön halka “sabredin” de. Sabır ise nedense hep yoksuldan bekleniyor; sabreden zengine hiç rastlamadım.

Bugünü Kurtardınız, Yarını Kim Kurtaracak?

Bugün bütçede açık var diye yarının gelirini harcamak akıllıca mı? Bu, maaşını almadan kredi kartıyla markete girip, ay sonunda “nasılsa bir yolunu buluruz” demeye benziyor. Ama bu kez kart borcunu ödeyen siz değil; emekli, asgari ücretli ve işsiz genç.

Ben Buna Yatırım Demiyorum

Adına ne derseniz deyin: yap-işlet-devret, kamu-özel iş birliği ya da finansman modeli… Benim sözlüğümde bunun tek bir karşılığı var: geleceği peşkeş çekmek..

Bu ülkede artık köprüden geçen sadece ücret ödemiyor.  
Bu ülkede; gelecek geçiyor, hak geçiyor, umut geçiyor.  
Her geçişte birileri kasasını doldururken, bize yalnızca şu cümle kalıyor:  
“Bu köprü hepimizin ama anahtarı başkasında.”  İşte benim derdim tam olarak bu.  

Son Söz: Köprüden Geçen Değil, Köprüyle Geçilen Kazık

Vergilerimizle yapılan köprülerin işletmesini 25 yıllığına devretmek, günü kurtarmak uğruna geleceği satmaktır. 
Mirasyedi bir evlat bile malını satarken utanır; bizde ise bu durum başarı diye alkışlanıyor. 

Halkın malı olan köprünün gelirini çeyrek asır boyunca başkasına vermek, milletin ekonomik geleceğine ipotek koymaktır. Tapusu bizde ama anahtarı onda; kâr şirkete, borç millete! Bu mu adalet? Sizin adaletinizi....

Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

"Halkın alın teriyle örülen köprüleri sermayeye peşkeş çekmek, geleceğin rızkını bugünün kasasına hapsetmektir. Mirasyedi evlat bile mülkü satarken utanır; bizde ise bu 'başarı' diye alkışlanıyor."

Kamu Köprüleri Satılıyor mu, Devrediliyor mu? Halkın Malı Üzerinden Geleceği Yakmak!

Açık konuşalım; biz bu filmi daha önce izlemedik mi? Kendi cebimizden çıkan vergilerle, "kamu malı" diyerek gururlandığımız köprülerin tapusu değilse de anahtarı başkasına veriliyor. Bu, günü kurtarmak için geleceği satmak değil de nedir?

Halkın parasıyla yapılan, bedeli ödenmiş köprülerin işletmesini 25 yıllığına devretmek, bu milletin gözünün içine baka baka ekonomik bir intihar hazırlamaktır. 25 yıl dile kolay! Bir çeyrek asır boyunca, bizim olanın gelirini başkaları toplayacak. Bu bir işletme devri değil, resmen halkın cebine uzanan uzun vadeli bir eldir!

Devlet mi İşletmeli, Sermaye mi?

Özellik Kamu İşletmesi Özel Devir (25 Yıl)
Gelir Akışı Hazineye (Halka) gider. Şirket kasasına gider.
Geçiş Ücreti Sosyal devlet odaklıdır. Kâr ve döviz odaklıdır.
Gelecek Vizyonu Torunlara miras kalır. Torunların borcu olur.

Bakın beyler, bayanlar; bu işin Türkçesi şudur: Nakit paraya sıkışan yönetim, halkın hazır varlığını bozdurup harcıyor. "İşletme gideri" falan demeyin, o köprüler zaten tıkır tıkır işliyor. Asıl dert, kasadaki deliği kapatmak için halkın garantili gelirini kurban etmek!

Merak Edilenler: Köprü Devirleri Hakkında SSS

Neden 25 yıllık devir yapılıyor?

Çünkü kısa vadeli nakit girişi sağlanarak bütçe açığı "kağıt üzerinde" kapatılmak isteniyor. Ancak bu, uzun vadede milyarlarca dolarlık gelirden vazgeçmek anlamına geliyor.

Geçiş ücretleri artar mı?

Özel şirket kâr odaklı çalıştığı ve genellikle sözleşmeler dövize endeksli olduğu için geçiş ücretlerinde halkın lehine bir durum beklemek hayalperestlik olur.

Bu bir özelleştirme mi?

Adı "işletme hakkı devri" olsa da pratik sonuçları itibarıyla halkın olanın kullanım hakkının uzun süreliğine sermayeye teslim edilmesidir.

Günün Ana Fikri

"Halkın vergisiyle kurulan köprüden halkın parasıyla geçip, kârını başkasına yedirmek ekonomik bir başarı değil, halka karşı yapılmış bir haksızlıktır!"

🔍 Dijital Ayak İzi
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun