KÖTÜLÜK GÖKTEN İNMEZ

Kader ve özgür irade çatışır mı? Ahmet ATAM

Her Şey Takdiri İlahi ise Kötülüklerin Sorumlusu Kim?

Kader ve özgür irade çatışır mı? Tanrı kötülüğe neden izin verir? Ya kader dersin ya da vicdan… İkisi aynı masaya oturduğunda biri kalkmak zorunda kalır. 
Yıllardır bize aynı cümleyi tekrarladılar: “Her şey Allah’tan.”

İyi olunca şükür, kötü olunca kader. Başarıyı sahiplen, suçu yukarıya at. Ne güzel düzen… Bedava aklanma paketi.
Ama dur bir dakika…
Eğer her şey ilahi takdirse, katilin bıçağı da mı kutsal? Hırsızın eli de mi emirle uzanıyor? Zalimin zulmü de mi planın bir parçası?
İşte mesele burada başlıyor. 
Kader mi, kaçış mı? 
Kader dediğin çoğu zaman inanç değil, bir kaçış kapısıdır.
Çünkü insanın en hoşlanmadığı şey sorumluluktur. Hata yaptığında aynaya bakmak zordur. Bu yüzden aynayı kırar, kader der geçer. Ama gerçek şu:

  • 👉 Kader, seçimin sonuçlarını kapsar.
  • 👉 Seçimi yapan sensin.

Yağmur kaderdir.
Şemsiyeyi alıp almamak senin aklın.
 

Kötülük: İlahi Plan mı, İnsan İradesi mi?


Bak şimdi açık konuşalım:
Eğer kötülüğü tamamen “takdiri ilahi” diye açıklarsan, adaleti çöpe atarsın.
Çünkü o zaman:
 
  • Mahkeme gereksiz
  • Ceza anlamsız
  • Vicdan lüks olur

Zalim çıkar ve der ki: “Ben yapmadım, bana yaptırıldı.” Bu düşünce, insanı insanlıktan uzaklaştırır. Robot yapar, kukla yapar; sorumluluk sıfırdır. Oysa insan dediğin, iradesiyle sınanan bir varlıktır.
 

Tanrı Mı Suçlu, İnsan mı?

Şimdi en kritik noktadayız.  
Eğer Tanrı her kötülüğün faili ise, adalet diye bir şey yoktur.  
Ama eğer insanın iradesi varsa, sorumluluk kaçlmazdır.
İnancın özü tam da burada kırılıyor işte; ya aklını kullanacaksın, ya da her şeyi sorgulamadan kabul edeceksin.

Vicdanın Mahkemesi


İnsan dünyaya boş bir sayfa olarak gelmez. İçinde bir pusula taşır: vicdan. Kimse doğuştan katil ya da hırsız değildir, ama herkes olabilir. O “olabilir” kısmı kader değil, seçimdir. Kader, suçun bahanesi olamaz. Kötülük gökten inmez, insan onu kendi elleriyleeryüzüne getirir. Ve en acı gerçek şudur:

  • 👉 Tanrı’yı suçlayarak vicdanını temizleyemezsin.
  • 👉 Ama vicdanını susturursan, kendini çok kolay aklarsın.

Kader diyerek kaçan çoktur…
Ama aynaya bakıp “Ben yaptım” diyebilen, işte insan odur.

---

Kader dedin…
Bir cümleyle aklandın.
Ellerin temiz kaldı sandın,
Oysa kir,
Avuç çizgilerinin arasına sızdı.

Yağmur gökten indi, doğru…
Ama ıslanmayı sen seçtin be adam.
Şemsiyeyi kapıya bırakıp
Nasip diye titreyen sensin.

Bir bıçak düşün…
Soğuk, sessiz, masum.
Onu kana bulayan el mi kader,
Yoksa o ele susan akıl mı?

Herkes aynı masalı anlatıyor:
Yazılmış.
İyi de kardeşim,
O kalemi kim tutuyor?

Tanrı’yı şahit yazıp
Kendini temize çeken çok gördüm.
Ama aynaya bakıp
Ben yaptım diyen
Bir elin parmağını geçmez.

Vicdan dedikleri şey
Sessiz bir mahkeme aslında.
Hakim sensin, sanık da…
Kaçacak yer yok,
Karar hep içeriden çıkıyor.

Kader bir yolsa eğer,
Adım atan sensin.
Yol seni götürmez,
Sen yürürsün.

Ve unutma—
En tehlikeli yalan,
İnsanın kendine söylediğidir.

Kader diyerek kaçan çoktur…
Ama suçunu üstlenen adam,
işte o nadir çıkar bu dünyada.
Gökyüzü yazmaz kötülüğü…
İnsan, onu kendi elleriyle imzalar.


"Ahmet ATAM'dan Sözler: Sen tarlayı ekme, bakma, sulama; sonra 'Kaderim buymuş, ürün çıkmadı' de. Lan, o senin kaderin değil, tembelliğinin belgesi!"

Selam millet... Ben Ahmet Atam. Bugün mevzu çok derin, hani derler ya "boyumuzu aşar" diye, aşsın efendim! Bizim buralarda bir adet var; ne zaman bir yolsuzluk olsa, ne zaman bir bina yıkılsa, hemen birileri çıkıp "Takdiriilahi" diyor. 

Ulan, demiri çalarken, rüşveti yerken takdiriilahi demiyordun da, bina çökünce mi aklına geldi Yaradan?

İnsanoğlu garip; iyiliği kendinden, kötülüğü kaderden biliyor. "Kaderde varmış" cümlesi, beceriksizliğin en şık ambalajı olmuş. Eğer her şey santim santim önceden belliyse ve senin zerre hükmün yoksa, o zaman mahkemeler niye var, cehennem niye var? Hadi gelin, şu özgür iradeyle kaderin kavgasını bizim terazide bir tartalım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Kader Anlayışı "Alın yazısı neyse o, değişmez." Kader, senin ne yapacağını Tanrı'nın bilmesidir, seni o işe zorlaması değil. Sen yanlış sokağa giriyorsan, navigasyonun suçu ne?
Kötülüğün Kaynağı "Tanrı neden kötüye izin veriyor?" Özgürlük demek, hata yapma hakkı da demektir. Eğer Tanrı kötülüğe her an müdahale etseydi, biz robot olurduk; insan değil.
Sorumluluk "Kısmetse olur, olmazsa kader." Kısmet gayrete aşıktır beyler. Sen tedbirini almazsan, takdirine ağlamaya hakkın olmaz. Eşeği sağlam kazığa bağlamayıp dua edene gülerler.

Varlığın Sırrına Dair Sorular

1. Özgür irade diye bir şey gerçekten var mı?

Eğer yoksa, şu an bu yazıyı okumayı sen değil, evrendeki atomlar seçti demektir. Ama her akşam ne yiyeceğine sen karar veriyorsan, irade oradadır!

2. Masumların acı çekmesi neden takdiriilahi olsun?

Dünya bir imtihan yeri, tatil köyü değil. Kötülük, insanın hırsından ve seçiminden doğar. Masumun acısı, zalimin imtihanıdır.

3. Tanrı kötülüğe neden anında engel olmaz?

Öğretmen, sınav kağıdında yanlış yapana o an müdahale ederse, o sınavın bir anlamı kalır mı? Sonuç kağıtlar toplanınca belli olur.

4. Her şeyi kadere bağlamak neden tehlikeli?

Çünkü sorumluluğu öldürür. "Kaderim bu" diyen adam, düzeltmek için parmağını kıpırdatmaz. Bu da toplumsal bir uyuşmadır.

5. Kaderimizi biz mi yazarız?

Kader bir ana plan ise, içindeki fırça darbeleri senindir. Tabloyu karartmak da, renklendirmek de senin elinde.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"Hatasını kadere yükleyen, kendi günahının avukatlığına soyunmuş demektir. Kader, gayretin bittiği yerde başlar!"

Next Post Previous Post
No Comment
Add Comment
comment url
Sponsorlu Bağlantı