no fucking license
Bookmark

DÖVİZİ BASKILAMANIN KAÇINILMAZ SONUCU

Doları baskılamak neden zenginleştirmez de batırır?  konulu görsel.

Doları baskılamak neden zenginleştirmez de batırır? Terazi bozulursa tartı tutmaz; bunu anlamak için Londra’da ekonomi okumaya gerek yok. Bizimkiler “kuru sabit tuttuk, dövizi dizginledik” masalına sarılmış durumda. Oysa zorla bastırılan yay er ya da geç fırlar ve fırladığında önüne geleni devirip geçer.

Açık konuşalım: Türkiye’de döviz kuru gerçek dengesine oturmadan, yani piyasanın hakkı olan acı reçete (devalüasyon) dürüstçe uygulanmadan ve en önemlisi “artık kura müdahale edilmeyecek” garantisi yasal güvence altına alınmadan bu ülkeye hayırlı bir kuruş gelmez.

Yabancı Sermaye Fabrika Kurmaya mı Geliyor, Yoksa Vurguna mı? 🏦💸


Biz “yabancı yatırımcı kapıda” diye sevinirken, gelenin kim olduğuna hiç baktınız mı? Fabrika açıp istihdam yaratacak, ekonomiye katkı sağlayacak yatırımcı; hukukun, öngörülebilirliğin ve piyasa kurallarının olmadığı yere adım atmaz. 
Gelenler ise sıcak paranın çakalları, yani kısa vadeli fırsatçı fonlar!

Adam valiz dolusu doları getirip baskılanmış ucuz kurdan bozduruyor. Dünyada benzeri olmayan yüksek faize yatırıyor. Parayı katladıktan sonra yine baskı altındaki o cazip kurdan dolara dönüp tek kuruş katma değer üretmeden bavulunu doldurup gidiyor. 

Elin parasıyla keyif süren bu finans bezirgânları servetine servet katarken faturayı kim ödüyor? Bakkal Mehmet, emekli Ahmet, fabrikadaki asgari ücretli işçi.

Cari Açık Neden Patlıyor, Dış Ticaret Dengesi Neden Şaşıyor? ⚖️📦


Kuru yapay şekilde düşük tuttuğunuzda ne olur? İthalat cenneti, ihracat cehennemi olursunuz. Dışarıdan mal getirmek neredeyse bedava görünür, herkes ithal ürünlere yönelir; içeride tarlasını eken çiftçi, atölyesinde çalışan sanayici ise maliyetler altında ezilir, ayakta kalmaya çalışır. Peki sonuç?
  • Dış ticaret açığı dağ gibi büyür.
  • Cari açık kangrene döner.
  • Memleket üretmeden tüketen, tükettikçe borca batan bir kısır döngüye hapsolur.
Tasavvufta güzel bir söz vardır: "Kem âletle kemâlât olmaz." Yani eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Sahte kurla ya da baskıyla ne dış ticareti düzeltebilirsin ne de terazinin dengesini sağlayabilirsin.

Fakirleşen Kim, Gelir Adaleti Nereye Kayboldu? 🍞💔

Sokağa çıktığınızda pazar filesinin neden dolmadığını anlamak için karmaşık iktisat teorilerine gerek yok. Faizden kazanan keyfine bakarken, sabit gelirlinin cebindeki para her gün eriyor. Buna iktisatta “reel fakirleşme” denir, sokakta ise düpedüz yokluk.

Gelir dağılımındaki uçurum büyüdükçe zengin daha zenginleşiyor, yoksul ise daha da muhtaç hale geliyor. Bir avuç fon spekülatörünün kârını garanti etmek uğruna koca bir milletin alın teri heba ediliyor.

Bu Çıkmazdan Nasıl Kurtuluruz? 🧭✨

Önce aynaya bakıp gerçeği kabul edeceğiz.  
Döviz kurunu serbest bırakacaksın ki su yatağını bulsun, dengeye otursun.  
Hukuki güvenceyi sağlayacaksın: Yarın bir gecede kurallar değişmeyecek, kura gizli saklı müdahale edilmeyeceği yasa ile güvence altına alınacak.  

Üretime sarılacaksın: Sıcak paranın faizine değil, toprağın bereketine, fabrikanın çarkına güveneceksin.  
Yoksa haydut fonlar vur-kaç taktiğiyle semirmeye devam eder, biz de çay ocağında delik cebimizi düşünür dururuz.  
Vesselam.  

Eğri Cetvelin Gölgesi Şiiri:

Bir kuyu kazdılar pazarın ortasına, 
Suyu zehir, yankısı gümüş. 
Baskıyla tutulan bentlerin ardında, 
Hakikatin sesi çoktan çürümüş..

Eğri cetvelden doğru çizgi umanlar, 
Tartıyı hileyle, harmanı yelle sınar. 
Hangi dağın karı erimeden kalmış ki yerinde, 
Zorla mühürlenen nehir elbet yatağını arar.

Geldiler, gölgeleri hançer gibi yabancı; 
Ne tohum ektiler toprağa ne ter akıttılar taşa. 
Rantın sofrasında bir gecelik hancı, 
Doymadan kalktılar, zehir saçıp aşa.

Onlar altın dedikçe kül kaldı elimizde, 
Bir sahte cennetin vehmine kandık. 
Dervişin heybesi delik, dilsiz hecede, 
Kendi alın terimizin yangınında yandık.

Ey kervanını faizin çölüne süren gafil, 
Zahirde kâr sanırsın, batında koca bir ziyan. 
Mizan bozuldu mu ne akıl kalır ne adil, 
Hakikat aynasında çırılçıplak kalır her yalan.

Su durulur, bent yıkılır, kur yerini bulur, 
Zira emaneti doğru tartmayan terazi, 
Günün sonunda sahibine mezar olur.

Ahmet ATAM 
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun