no fucking license
KENDİME YAZILARIM
"Yaşı kemale ermiş esnaf emeklisi Ahmet ATAM'ın ahlak, adalet ve toplum üzerine güldürürken düşündüren, hiciv yüklü ve protest şahsi notları. Kendime Yazılarım."

EVRENİN BİR YARATICISI VARSA YERYÜZÜNDE NEDEN BİR VEKİLE İHTİYACI OLSUN

Evrenin bir yaratıcısı varsa, insanın yaratıcı ile arasında mutlaka bir vekile ihtiyacı var mı?
Eğer evrenin bir yaratıcısı varsa, insanın yaratıcı ile arasında gerçekten bir aracıya ihtiyacı var mı?

Eğer evrenin bir yaratıcısı varsa, insanın yaratıcı ile arasında gerçekten bir aracıya ihtiyacı var mı? 

İnanç, akıl, vicdan, dinî otorite ve yaratıcı adına konuşma iddiası üzerine düşünüyorum. Bazen gece gökyüzüne bakıyorum…  Milyarlarca yıldız, akıl almaz büyüklükte galaksiler, sayısını bile tam kavrayamadığımız gezegenler…  

Sonra kendi kendime soruyorum:   “Bütün bunlar kendiliğinden mi oldu?”  
Aklım almıyor.
Bir ev yapıyorsun, ustası var.  
Bir saat görüyorsun, yapanı var.  
Bir bilgisayar görüyorsun, tasarlayanı var.  
Bir otomobil görüyorsun, mühendisleri var.  
Peki ya koca evren?  
Milyarlarca yıldır kusursuz işleyen bu muazzam düzen?  
Gezegenlerin yörüngeleri, fizik kuralları, atomlar, canlılık, bilinç, zaman ve uzay…  
Tüm bunlar için “Hiçbir şey yoktu, sonra bir şekilde oldu.” demek bana pek inandırıcı gelmiyor.  
Benim düşüncem basit: 
Evren varsa, onu var eden bir yaratıcı da vardır.  
Ama asıl merak uyandıran soru bundan sonra başlıyor.

🤔 Yaratıcı Varsa, Neden Bir Vekile İhtiyaç Duysun?

Burada kafam biraz karışıyor. 
Eğer evrenin yaratıcısından bahsediyorsak, sözünü ettiğimiz varlık sıradan bir güç değil. Çünkü yaratıcı dediğimiz, uzayı ve zamanı yaratmış, milyarlarca galaksiyi var etmiş, hayatın tüm düzenini kurmuş, insanın aklını ve vicdanını var etmiş bir kudret olarak düşünülüyor. 
Şimdi böyle bir yaratıcı hayal edin ve sonra “İnsanlara kendimi anlatmak için dünyada bir temsilciye ihtiyacım var” dediğini varsayın. 
İşte burada durup düşünüyorum: Gerçekten gerekli mi? 
Yani evrenin tamamını yaratabilecek güç, insanla doğrudan iletişim kuramayacak kadar mı uzak? 
Yoksa biz insanlar, kendi düzenimizi sağlamak için mi böyle bir “vekil” fikrine ihtiyaç duyuyoruz? Tam olarak sorguladığım mesele bu.


🌌 Yaratıcının Eserleri Ortadayken, Reklamına İhtiyacı Var mı?


Bir ressam düşünün; muhteşem bir tablo yapmış ve gören herkes hayran kalıyor. 
Peki ressam çıkıp “Bu tabloyu ben yaptım, lütfen bana inanın” demek zorunda mı? 
Tablo zaten ortada. 
Bir mühendis harika bir köprü inşa ettiğinde, köprünün kendisi onun eserini anlatır. 
Bir besteci eşsiz bir eser bıraktığında, müzik kendi kendine konuşur. 
Peki ya evren? 
Bence evren, insanın karşısındaki en büyük “eser”. Gökyüzüne, bir hücrenin yapısına, insan beynine, doğanın kusursuz dengesine bak. Sonra düşün: “Eğer bütün bunların arkasında bir yaratıcı varsa, gerçekten bir reklam ajansına ihtiyacı var mı?” 
İşte ironi burada başlıyor. 
İnsan bazen öyle davranıyor ki sanki yaratıcıyı tanıtmak için bir halkla ilişkiler ekibi kurulmuş. Hatta bazıları işi daha da ileri götürüp “Yaratıcı adına ben konuşuyorum” diyor. 
Benim kafamı karıştıran nokta tam olarak burası.


🧠 Yaratıcı ile İnsan Arasındaki Mesafeyi Kim Kapatıyor?


Biri çıkar, “Yaratıcı böyle istiyor” der. 
Başkası, “Hayır, şöyle istiyor” diye karşılık verir. 
Bir diğeri, “Doğrusu budur” derken, öteki “Sen yanlış anlıyorsun” diye itiraz eder. 
Derken, yaratıcı adına konuştuğunu iddia edenler bile kendi aralarında anlaşamaz. 
O zaman düşünüyorum: 
Sorun yaratıcıda mı, yoksa onun adına konuşan insanda mı? 
Bana göre yaratıcıyı sorgulamak başka, insanın yaratıcı adına konuşma iddiasını sorgulamak bambaşka. İkincisini sorgulamaktan çekinmem; çünkü insanı sorgulamak, yaratıcıyı küçümsemek değil, tam tersine, yaratıcı adına konuştuğunu söyleyen kişinin yanılabileceğini kabul etmektir.


⚖️ İnanç Başka, Dinî Otorite Başka Olabilir mi?


Bana göre inanç, insanın yaratıcıyla kurduğu en özel bağlardan biridir ve araya kimsenin girmesine gerek yoktur. 
İnsan dua eder, şükreder, hata yaptığında vicdanıyla yüzleşir, iyilik yapar, kötülükten kaçınmaya çalışır, adaleti gözetir ve kul hakkından sakınır. 
Peki bunun için birinin “Senin yaratıcıyla bağını ben sağlayacağım” demesine gerçekten ihtiyaç var mı? 
Çünkü işin içine insan girdiğinde:


  • Güç, 
  • Para, 
  • Siyaset, 
  • Makam hırsı, 
  • Toplumu yönetme arzusu gibi başka hesaplar devreye giriyor. 

Ve bir bakıyorsunuz, yaratıcı adına konuşma iddiası insan üzerinde güç kurma aracına dönüşmüş. 
Benim asıl itirazım da buna.


🕊️ Yaratıcıya Sarılmak ile Yaratıcı Adına Konuşana Sarılmak Aynı Şey mi?


Bence öyle değil. 
Yaratıcıya inanıyorsam, ona sarılmak isterim. 
Ama yaratıcı adına konuştuğunu iddia eden her insana sarılmak zorunda değilim. 
Hatta tam tersine, burada biraz mesafe koymanın önemli olduğunu düşünüyorum. 
Çünkü insan insandır; 


  • Yanılır, hata yapar, 
  • Menfaat peşinde olabilir, 
  • Gururuna yenik düşebilir, 
  • Güç zehirlenmesi yaşayabilir, 
  • Kendi düşüncesini yaratıcı adına sunabilir. 

Bu yüzden inancımın merkezinde yaratıcı varsa, insanı onunla aynı konuma koymamak gerekir. Asıl tehlikenin de burada başladığını düşünüyorum.


🕌 Bir İnsan “Yaratıcı Adına” Konuştuğunda, Sorgulama Hakkımız Bitiyor mu?


Bence bitmemeli, çünkü sorgulamak imansızlık değildir. 
Hatta bazen sorgulamak, insanın inancını daha da güçlendirir. 
Körü körüne inanmak istemem; anlamak, düşünmek, sormak isterim. 
Şüphe etmekten bile korkmam. 


Benim yaratıcı anlayışım, aklı kullanmayı engelleyen değil, tam tersine teşvik eden bir anlayıştır. 
Bana akıl verilmişse onu kullanmalı, vicdan verilmişse dinlemeli, ahlak verilmişse yaşamalıyım. 
Ve yaratıcı adına konuştuğunu söyleyen biri de bu sorumluluktan muaf olmamalıdır.


🔥 “Ben Yaratıcı Adına Konuşuyorum” Cümlesi Tehlikeli Bir Cümle Değil mi?

Bence bu oldukça ağır bir iddia. 
Çünkü “Ben böyle düşünüyorum.” demek başka, “Yaratıcı böyle istiyor.” demek bambaşka. 
İlki kendi fikrini ortaya koymaktır, ikincisinde ise sözlerinin arkasına sınırsız bir otorite yerleştirirsin. 


Böylece sana itiraz eden biri, bir anda yalnızca sana değil, sanki yaratıcıya karşı çıkmış gibi gösterilebilir. 
İşte bu noktada insanın aklına şu soru gelir: “Acaba gerçekten yaratıcı mı konuşuyor, yoksa insan kendi sözünü yaratıcıya mı söyletiyor?” 
Bana göre insanlık tarihinin binlerce yıllık serüveninde sorulması gereken en önemli sorulardan biridir bu.

🌍 Evrenin Sahibinin Dünyada Bir “Vekil” Ataması Şart mı?

Bilmiyorum. 
Kesin bir hüküm verecek kadar güçlü bir iddiam da yok. 
Ama şunu söyleyebilirim: 
Eğer evrenin bir yaratıcısı olduğuna inanıyorsam, o yaratıcıyla arama mutlaka bir insan koymam gerektiğini düşünmem. 


Çünkü yaratıcı ile insan arasındaki ilişkinin samimiyetini korumak isterim. 
Yaratıcıya inanır, ona dua eder, şükreder ve yardım dilerim. 
Ancak bir insanın yaratıcı adına konuştuğunu söylediği yerde aklımı kapının dışında bırakmam. 
Çünkü bana göre akıl da yaratılışın bir parçasıdır.


🧩 Peki Dinler ve Peygamberler Bu Denklemde Nereye Oturuyor?


Bence burada önemli bir ayrımı netleştirmek gerekiyor. 
Sorgum, insanların inançlarına ya da peygamberlere hakaret etmek değil. 
Mesele çok daha temel: 
Yaratıcı ile insan arasındaki ilişkinin nasıl anlaşılması gerektiği. Peygamberlik inancı ayrı bir tartışma, dinlerin vahiy anlayışı ayrı bir tartışma, dini yorumlayan kurumlar ve kişiler ise bambaşka bir tartışma. 


Benim asıl sorguladığım, yaratıcı adına konuşma yetkisinin insanda sınırsız bir güce dönüşüp dönüşemeyeceği. 
Çünkü tarih defalarca gösterdi ki insan elindeki gücü kutsallaştırmayı seviyor. 
Hele o güce “yaratıcı adına” etiketi yapıştırıldığında, sorgulamak çok daha zorlaşıyor.


☕ Kahvehane Köşesinden Bir Soru

Felsefeyi bir kenara bırakıp kahvehanede çayımı önüme koyarım. 
Bir arkadaşım “Ahmet, yaratıcı var.” derse, “Bence de var.” diye onaylarım. 
Ama aynı kişi “Yaratıcının ne istediğini yalnızca ben biliyorum.” derse, işte o an çayımı karıştırmayı bırakırım. 


Çünkü ilk cümle inançtır, ikinci cümle ise otorite iddiası. 
Aradaki fark büyüktür. 
Yaratıcıya inanabilirim ama onun adına konuştuğunu iddia eden kişiyi sorgularım, hatta sorgulamalıyım.

🧭 Belki de Mesele “Kimin Vekil Olduğu” Değil, “İnsanın Nasıl İnsan Olduğudur”

Bence işin özü şudur: 
Bir insan gerçekten yaratıcıya inanıyorsa:


  • Haksızlık yapmamalı, 
  • Kul hakkı yememeli, 
  • Yalan söylememeli, 
  • Yetimin hakkını gözetmeli, 
  • Güçsüzü ezmemeli, 
  • Adaletten sapmamalı, 
  • Kendisinden olmayanı düşman ilan etmemeli ve 
  • Kendi çıkarını kutsal bir kılıfa bürümemelidir. 

Yaratıcıya inanmanın en büyük göstergesi, ne kadar yaratıcı adına konuştuğun değil, yaratılmışlara nasıl davrandığındır. 
Bir insan gün boyu dini konuşup akşam komşusunun hakkını yiyorsa, orada sözden çok davranışa bakarım. 
Çünkü bana göre ahlak, inancın vitrini değil; inancın hayata yansıma biçimidir.

🌌 Son Söz: Ben Yaratıcıya Sarılmak İstiyorum, Aracıya Değil

Düşüncem basit: 
Evrenin kendiliğinden var olduğuna inanmıyorum. 
Bu muazzam düzenin ardında yüce bir yaratıcı olması bana daha mantıklı geliyor. 
Ancak yaratıcıya inanmakla, onun adına konuştuğunu iddia eden insanlara sorgusuz teslim olmak arasında büyük fark var. 


Ben yaratıcıya sarılmak isterim, insana değil. 
İnsanı dinlerim ama aklımı teslim etmem. 
Dinler, sorgular, düşünür, vicdanımdan geçirir ve sonra kararımı veririm. 
Çünkü eğer yaratıcı gerçekten evrenin yaratıcısıysa, aklımı, vicdanımı ve sorgulama yeteneğimi de O’nun yarattığına inanırım. 
O halde aklı kullanmak neden inanca aykırı olsun? 


Belki de mesele şudur: 
Yaratıcıyı bulmak için gökyüzüne bakarken, onun adına konuşanları sorgulamamak için aklımızı yere bırakıyoruz. 
İnsanlığın bunu da düşünmesi gerekir. 
Evrenin yaratıcısının gücü karşısında insanın yeri bellidir. 
Hiçbir insan, kendi sözünü yaratıcıya söyletmeye kalktığında haddini aşmamalıdır. 


İnancımın özeti şudur: 
Yaratıcı varsa, zaten bana en yakın olandır. 
Ona ulaşmak için bir insanın gölgesine sığınmam gerekmez; aklım, vicdanım, duam ve iyiliklerimle O’na yönelirim. Ve belki de en güzel ibadetlerden biri budur.



Evrenin Sahibinin Dünyada Bir “Vekil” Ataması Şart mı?

🌌 Evrenin Sahibi Varken Vekile Ne Gerek?


Evrenin sahibi varken / insana vekil ne gerek?
Yıldızlar söyler sırrını / insana delil ne gerek?
Göklerde güneş doğarken / karanlığa meyil ne gerek?
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Bir zerrede âlem saklı / bak da biraz düşün hele,
Deniz susar, dağlar konuşur / sırlar dökülür dile,
Akıl vermiş, fikir vermiş / sor niçin boyun eğile?
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?



Kürsüsüne çıkan insan / “Ben bilirim” der durmadan,
Kendi sözünü Hak sanarak / hüküm keser hiç sormadan,
Kulluğu bırakıp bazen / kulluk ister başkasından,
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Bir kul nasıl hüküm verir / sonsuz olanın adına?
Kendi gölgesini koyar / Yaradan’ın divanına,
İnsan nasıl mühür basar / göğün gizli fermanına?
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Vekil denen dünyevidir / bugün vardır, yarın yoktur,
Taht dediğin iki günlük / güç dediğin kuru ottur,
İnsan fani, dünya fani / baki olan yalnız O’dur,
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Bir gün bütün sesler susar / kürsüler de boş kalacak,
Ünvanların hepsi düşer / insan kendiyle kalacak,
Ne kalabalık ne de makam / vicdan hesap soracak,
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Yaratılmış yaratana / nasıl olur denk, ey insan?
Gölge güneş yerine geçmez / bunu bilir aklı olan,
Kendi sözünü kutsallaştır / sonra adına “Hak” koyan,
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Ne insanı put ederim / ne aklımdan vazgeçerim,
Ne yaratıcıyı bırakır / insan sözüne geçerim,
Ben Hakk’a gönül veririm / kul hakkından da ürkerim,
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Evren büyük bir kitaptır / okuyana sözsüz cevap,
Bir damlada deniz saklı / bir zerrede sonsuz hesap,
Yaradanın eseri varken / insan sözü nedir ki bak?
Yaradan apaçık iken / insana vekil ne gerek?


Gökyüzünde milyon yıldız / bir tek emre dizilmişken,
Koca âlem sessiz sessiz / kendi sırrını söylemişken,
Ey insan, kendini bil de / Yaradan’a perde olma,
Hak adına söz söyleyip / kendi nefsine köle olma,
Yaratılmışken yaratıcı / adına da vekil olma,
Evrenin sahibi varken / insana vekil ne gerek?

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun