no fucking license
Bookmark

EMEKLİ MAAŞI NEDEN DÜŞTÜ: SORUNUN KAYNAĞI ERDOĞAN SORUNU ÇÖZER Mİ

Emekli maaşlarının yıllar içindeki erimesini ve seçim dönemlerinde verilen maaş iyileştirme vaatlerini sembolik olarak anlatan dramatik ve hiper gerçekçi kapak görseli.

Neredeyse çeyrek asırdır iktidarda olan bir anlayışın emeklileri açlık sınırına mahkum edip ardından Müjde adı altında sunduğu maaş düzenlemeleri sistemsel bir çözüm değil geçici bir oyalama ağza bir parmak bal çalma ve kandırma mıdır?

Emekli maaşları neden eridi? 5510 sayılı yasa, intibak sorununu çözme ve 25 yıllık AKP politikasının sonuçları. Emekliye sadaka değil, hakkını geri verme zamanı gelmedi mi?

Emekliyi açlık sınırına mahkum eden sistem nasıl kuruldu? 2001'den 2026'ya emeklinin alım gücü nasıl buharlaştı?

EMEKLİYE MÜJDE Mİ, YOKSA YİNE AĞZA ÇALINAN BİR PARMAK BAL MI?

2001 yılında asgari ücretin %40 üzerinde olan emekli maaşı, bugün asgari ücretin %30 altına düşürülmüştür.

Kim tarafından.
AKP ve  Erdoğan tarafından, sorunun bizzat kaynağı olan bu yapının kandıranı olmuş bu adaletsizliği ortadan kaldırması da imkansızdır, vaatleri ise külliyen yalandır. 

Yaşamın bana öğrettiği bir şey varsa çırağın kırdığı tezgahı ustaya Müjde diye yutturamazsın arkadaş. 

Ben 2001 yılında 50 yıllık esnaflık hayatımda noktayı koyup emekli oldum 
Benim o zaman aldığım ilk emekli maaşımı dün gibi hatırlıyorum, cebime koyduğum para o günkü asgari ücretin tam %40 üzerindeydi.
Pazar filemi doldurur, kasabın önünden geçerken başımı öne eğmezdim, peki bugün ne alıyoruz, asgari ücretin tam %30 altında hükümetin lütfettiği bir sadaka. 

25 yıldır ülkeyi yöneten, kanunlar çıkarıp değiştiren, bütçeyi bağlayan AKP ve Sayın Erdoğan’dan emekliye maaş iyileştirme müjdesi haberi için yandaş medyada davullar çalıyor.

Yandaş ve yalaka ekranlarda insan sormadan edemiyor. yahu bu çorbayı acı yapan siz, tencereyi dibine kadar sıyıran siz, şimdi elimize kepçeyi verip bakın size istediğinizi veriyoruz diyen de yine siz. 

Emekli sorununu kim yarattı kangren hale gelen bu miras kimden? 

Filozof diyojen elinde fenerle gündüz vakti insan arıyorum diye gezermiş ya, biz de çarşıda pazarda elimizde fileyle adaleti arar hale geldik.
Bu ülkede emeklilik sistemi bir gecede bozulmadı arkadaş.
2008 yılında çıkarılan aylık bağlama oranı düzenlemesi ile emeklinin alın terinin altındaki tabureyi kim çekti unutmadık. 

AKP ve Erdoğan iktidarı boyunca, yıllarca prim ödeyen Bu ülkenin çarkını döndüren esnafı işçiyi memuru yük olarak gören bir zihniyet türedi.
Utanmasalar emekliler sabun fabrikasına diyecekler.

25 yıldır tek başına iktidarda olup da her seçim öncesi emekliye bir parmak bal çalıp seçim bittiğinde o balo kavanozu ile geri alan kim. 

Bir kuyuyu kirleten sudan, susuzluğunuzu giderecek helal ve temiz su beklemeniz en büyük gaflet değil de nedir. 

Benim dükkanıma gelen müşteri borcunu ödemeyip üstüne bir de, sana Müjde yarın yarısını ödeyeceğim dese ben o müşteriye değil çay söylemek, dükkandan siktir ederim, ama ne hikmetse 25 yıldır sorunu büyütenler bugün sorunun kurtarıcısı gibi yine sahnede.

Esnafın terazi taşı: Bir masada Adalet yoksa o masada verilen bahşiş sadece vicdan rahatlatma seansıdır, emeklinin ihtiyacı Müjde veya lütuf değil, hakkı olan otomatik intibak yasası ve insanca yaşayacak kök maaş düzenlemesidir. 

Kazın ayağı: Seyyanen zam yapıyoruz veya en düşük maaşı şu seviyeye çektik söylemleri illüzyondan ibarettir, kök maaşı arttırmadan yapılan hazine desteği zamları enflasyon karşısında 2 ayda buharlaşır ve emekliye kök maaş hapishanesinde tutar. 

Erdoğan'ın sözü çözüm mü uygulanmayacak bir seçim vaadi mi? 

Vallahi arkadaş ben şunu bilirim görünen köy kılavuz istemez, veresiye defteri tutan tüccar basiretsizse dükkan batar. 
Şimdi önümüzde yine laflar yine vaatler.

Emeklimizi enflasyona ezdirmedik 
Yahu ezdirmek ne demek silindir gibi üzerinden geçtiniz 
Bazı emekliler kirada ise evinin kirasını ödeyemez, torununa harçlık veremez duruma geldi 2001'deki alım gücümüzü elimizden alan irade, 2026'da hangi yüzle çıkıp sorunu ben çözeceğim diye biliyor, insan biraz utanır yahu. 

Bu durum yangını çıkaran itfaiyecinin hortumu uzatıp bakın size su getiriyorum ama önce alkışlayın demesine benziyor.
Yıllardır uygulanan politikalar emekliyi bilinçli bir şekilde devlet desteğine sadakaya ve ucuz market kuyruklarına muhtaç hale getirdi. 

Mesele kaynak meselesi değildir tercih meselesidir.
Mevcut iktidar tercihini hiçbir zaman yıllarca alın teri döken esnaftan işçiden yana kullanmadı.
O yüzden bu sunulan haberler bir çözüm değil, seçim takvimine göre ayarlanmış geçici bir göz boyamadı bilesiniz. 

Sultan ve Bilge öyküsü: 

Eski zamanlarda bir Sultan varmış, halkının ununu buğdayını elinden alır ambara kilitlermiş. ahali açlıktan kırılmaya başlayınca ambarın kapısını aralar, gramla un dağıtır ve görün bakın sultanınız size ne kadar merhametli dermiş. 
Halkın içindeki bilge öne çıkmış ve demiş ki:

Ağam bize kendi unumuzu sadaka gibi dağıtmayı bırak ambarın anahtarına sahibine ver gölge etme yeter. 

Bizim durumumuz da tam olarak budur.
25 yıldır emeklinin geleceğini ambara kilitleyen AKP ve sayın Erdoğan bugün bize hakkımız olanI Müjde diye sunamaz.
Biz sadaka değil 50 yıl boyunca döktüğümüz alın terinin ödediğimiz primin adil karşılığını istiyoruz.

Emekli maaşlarındaki düşüşün ana sebebi nedir? 

2008 yılında yürürlüğe giren reform adı altındaki aylık bağlama oranının düşüşü emekli maaşlarının asgari ücret karşısında erimesine sebep olan en temel yasal düzenlemedir ve bu yasayı Erdoğan çıkarmıştır. 

AKP'nin vadettiği emekli maaş iyileştirmesi kalıcı çözüm sağlar mı? 

Kök maaşlar Real enflasyon ve intibak yasası ile düzeltilmediği sürece yapılan dönemsel artışlar birkaç ay içinde enflasyon karşısında erir ve kalıcı bir çözüm sunmaz. 

2001 yılı ile günümüz emekli maaşları arasında nasıl bir fark var? 

2001 yılında emekli maaşı asgari ücretin %40 üzerinde bir alım gücü sahipken günümüzde asgari ücretin %30 altına kadar gerilemiştir. 

Emeklerinin alım gücü nasıl tekrar eski seviyesine gelir? 

Tüm emeklileri kapsayan adil bir intibak yasasının çıkarılması.
Kök maaşlarının asgari ücretin üzerine çekilmesi ve gerçek enflasyon oranında zam yapılması ile mümkündür. 

Peki emekli maaşlarındaki bu sorun bir seçim vaadi midir? 

25 yıldır çözülmeyen ve aksine derinleştirilen bu sorunun her seçim dönemi öncesi Müjde olarak sunulması siyasi bir vaat ve algı yönetiminden ibarettir.

Emeklinin Çilesi Şiiri:

Ömrün harmanında savruldu koca bir ömür,
Şimdi bir köşede can çekişerek ölür.
Kuru ekmek tahtasında doğranır alın teri,
Emeklinin bahtına biçilmiş sefalet ücreti

Zâhirde bin bir lütuf, cebin sükûtu derin,
Say ki burası sırat, cehennemi nerededir?
Tencere kaynamaz olmuş, dert kazanında nar,
Ay sonunu beklerken ne mecal kalır ne yar.

Tasavvufun dergâhı kilerdeki boş raflar,
Bir lokma niyetine yutulur acı laflar.
Hakk’ın adalet terazisi şaşmaz derler ya,
Bu dünyada garibe biçilen mi, bu rüya?

Çarşı Pazar yangın yeri, etiketler birer ok,
Karnı açların ülkesinde, toklara yalan çok.
Bir kuru emekli maaşı, sıratın ta kendisi,
Adalet mülkününmüş, bu mu Reisin sesi?

Kefensiz mezar gibi daralır bu dört duvar,
İsyan etmez derviş ruhlu, hep içine atar.
Yoksulluk bir dervişlikse, bu ne çetin çiledir?
Emeklinin dramı, mühür vurdukları eserleridir.

Tasavvuf, fukaralığı medar-ı iftihar bilir,
Lakin bu sefalet başka, emekliye zulm edilir...
Sessiz sedasız göçer bu halk, hesabı mahşere kalan,
Bin odalı sarayda, emeklinin ahı bile yalan!

💎 Özetle: Kimse "Kaynak Yok" Demesin

Emekli maaşı sorunu bir doğal afet değil. 
1999'da başlayan, 
2008'de kökleşen bir siyasi tercihin sonucu. 
25 yıldır iktidarda olan irade, bu sistemi kurdu, korudu ve her seçim öncesi küçük yamalarla geçiştirdi. 
Şimdi "çözeceğiz" demesi ne kadar inandırıcı olabilir ki? 🤨

Emekli, yıllarca prim ödemiş, alın teri dökmüş bir insan. 
Ona layık görülen 23 bin lira, kirada oturan bir emekli için sadece bir "kira yardımı" bile değil. Sorunun cevabı net: 
Kaynak yok değil, öncelik yok. 
Ve önceliği değiştirmeyen bir iktidarın, sorunu çözmesi de beklenemez. 
Emekliye reva görülen bu tablo, "sosyal devlet" kavramının çoktan emekliye ayrıldığının yerine sadaka ekonomisine geçildiğinin ilanıdır.

Ahmet ATAM
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun