no fucking license
Bookmark

TANRI İNSANA AKIL VERDİ PEKİ BİZ BU AKIL İLE NE YAPTIK

Aklını kiraya verenlerin hali 

Akıl Tanrı’nın en büyük armağanıysa İslam ülkeleri olarak neden kullanmıyoruz? 

Tanrı’nın insana verdiği en büyük armağan akıl mı? Demokrasi, bilim, teknoloji ve insan hakları kutsal kitaplardan çıktı, yoksa insan aklının ürünü mü? Düşündüren bir sorgulama.
Şimdi gelin açık konuşalım…
Tanrı insana en büyük hediyeyi verdi, Akıl.
Ama biz bu hediyeyi bazen öyle kullanıyoruz ki, sanki biri bize son model telefon vermiş ama biz onu ceviz kırmak için kullanıyoruz.

Bakın çevrenize…
Bugün dünyayı değiştiren ne varsa, çoğu kutsal kitaplardan değil, insan aklından çıktı.

  • Demokrasi…
  • İnsan hakları…
  • Kadın hakları…
  • Laiklik…
  • Evrensel hukuk…

Bunların hiçbiri gökten hazır paket inmedi.
Hepsi insanın düşünmesiyle ortaya çıktı.
 

📜 Demokrasi Kutsal Kitaplarda mı Yazıyordu?


Bir düşünün.
Bugün dünyanın uygar dediğimiz ülkelerini yöneten sistem ne? Demokrasi.
Peki demokrasi hangi kutsal kitapta yazıyordu? 
Yok.

Köleliğin kaldırılması? Yok.
Kadınların oy kullanması? Yok.
İnsan hakları? Yok.

Ama akıl dedi ki, “Bu iş böyle gitmez.”
Ve insanlık yavaş yavaş kendi kurallarını yazdı.
 

⚙️ Teknoloji Kimin Eseri?


Telefon, bilgisayar, antibiyotik, radyo dalgaları, organ nakli, takvim ve uzay teknolojisi
Bunların hiçbiri gökten inmedi.
Bunlar aklını kullanan insanların işi.

Ama işin ironisi şu:
Biz bazen bu icatları kullanırken bile şöyle diyoruz, “Gavur icadı…”
Ama telefonu bırakmıyoruz.
 

🚜 En Verimli Topraklarda Neden Yarı Açız?


Bakın burası çok acı bir soru.
Dünyanın en bereketli topraklarında yaşıyorsun.
Ama hâlâ yarı tok yarı açsın.

  • Traktörün…Alman.
  • Araban, Japon.
  • Telefonun…Amerikan.
  • İlacın…İsviçre.

Sen ne yaptın?

  • Şeker şurubundan sahte bal yaptın.
  • Patatesten sahte tereyağı yaptın.

Kimyacılar bile şaşırdı.
Ama hâlâ bir ağrı kesici üretmekte zorlanıyorsun.
 
Hayatın Küçük Ironisi

Canın mı sıkıldı?
Sorun yok.
 
  • Bir Alman hapı iç.
  • Sırtını Rus doğalgazına yasla.
  • Telefonu Çin üretmiş.
  • Televizyonu Kore.
  • Arabayı Japon yapmış.

Ama biz hâlâ tartışıyoruz ,“Gavur icadı kullanılır mı?”
Kullanılıyor kardeşim…
Hem de sabah akşam.
 
Peki Bu Kadar Sorunun Sebebi Ne?

Bir ülkeyi düşünün…
Çocuk ölümleri yüksek.
İş kazaları çok.
Kadın cinayetleri fazla.
Genç intiharları artıyor.

Peki neden?
Belki de cevap şu:
Aklını kullanmayan toplumlar, başkasının aklına muhtaç olur.
 
Masallar ve Hurafeler

İnsan aklı boş kalmaz.
Ya düşünceyle dolar…
Ya hurafeyle.

Eğer bir toplum küçük yaştan itibaren sadece masallarla büyürse bir süre sonra gerçekleri görünce şaşırır.
Çünkü kafasında başka bir dünya kurulmuştur.
 
57 İslam Ülkesi Sorusu

Şimdi kimseyi kırmadan bir soru soralım.
Dünyada yaklaşık 57 İslam ülkesi var.
 
  • Hangisi teknoloji devi?
  • Hangisi bilimde lider?
  • Hangisi dünyaya yön veren icatlar üretiyor?

Çoğu…
 
  • Başkasının icadını bekliyor.
  • Başkasının teknolojisini satın alıyor.
  • Başkasının bilgisini kullanıyor.
 
Tanrı insana en büyük armağanı verdi. Akıl.
Ama akıl da bir kas gibidir.
Kullanmazsan körelir.
Düşünmezsen başkası senin yerine düşünür.
 
Ve o zaman bir toplumun başına şu gelir:
Kendi aklını kullanmaz…
Ama başkasının icatlarını kullanarak yaşar.
İşte o zaman insanın içinde şu cümle yankılanır:
Sorun akıl eksikliği değil… Hurafeye kapılıp, aklı kullanma tembelliği bu.
Şimdi sen neden evde söylenip duruyorsun biliyon mu? 


Çünkü aklın bile senden şikâyetçi!
O akıl sana verildi ki kullanasın, sorgulayasın, araştırasın, üretesin, icat edesin, dünyaya katkıda bulunasın.  
Ama sen ne yaptın? 
O aklı bir kenara bıraktın; masallarla, hurafelerle, “gâvur icadı” sözleriyle, “caiz mi değil mi” tartışmalarıyla kendini oyaladın.  

Kök hücre çalışmaları mı yapılacak? 
Acaba caiz mi?” diye soruyorsun. 
Organ nakli mi olacak? 
Domuzdan doku nakli caiz mi?” diye takılıp kalıyorsun.  

Adamlar uzaya çıkıyor, aya iniyor, Mars’a gitmeye uğraşıyor; sen hâlâ hangi yemeğin caiz, hangisinin haram olduğunu tartışmakla meşgulsün. 
Sonra da “Neden geri kaldık?” diye yakınırken buluyorsun kendini.  

Bir de utanmadan “Batı’nın aklı bize yetmez” diyorsun. 
Yetmez mi? 
Yetmezse neden senin ağrı kesicin yok? 
Neden bilgisayarın yok? 
Neden uzay programın yok?  

Şu 57 İslam Ülkesine Bir Bak: Hangisi Mutlu? Hangisi Huzurlu?


Gezer misin oraları? Görmek ister misin?

  • Suriye'ye gider misin?
  • Irak'a gider misin?
  • Afganistan'a gider misin?
  • Yemen'e gider misin?
  • Sudan'a gider misin?

Nereye gideyim istiyorsun? Avrupa'ya! Kanada'ya! Amerika'ya! Avustralya'ya!
Avrupa devletlerinde yaşayan Müslümanlar mutlu, 
Müslüman ülkelerde yaşayan Müslümanlar mutsuz.

Her yıl yüzbinlerce Müslüman, daha rahat ve daha müreffeh bir hayat için Avrupa'ya gitmeye çalışıyor. 
Hiçbiri Müslüman bir ülkeye iltica etmeyi tercih etmiyor.
Bu kadar net. Bu kadar açık. Bu kadar acı.

Not: Bu yazı, aklını kullanmaktan korkan, masallarla uyutulan, hurafelerle oyalanan, ama yine de "neden?" diye sormaktan vazgeçmeyen tüm insanlara ithaf edilmiştir. Aklını kiraya verme, kendine sakla. Kullan, sorgula, üret. Yoksa bu gidişle hep "gâvur icadı" kullanmaya devam edeceğiz.

"Tanrı aklı bedava dağıttı ama bazıları 'işletme maliyeti' yüksek diye hiç kullanmamayı tercih etti. Aklını başkasına emanet eden, hayatını başkasının rüyasında harcar." — Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

Kardeşim, şimdi bu "hoca" kılıklı tayfa çıkıp anlatıyor... Her şeyi kitaba bağlamışlar, aklı da kapının önüne koymuşlar. Ya hu, İslam ülkelerine bakıyorsun; dert çok, teknoloji yok, demokrasi hak getire! Bilim dediğin gavur icadı, insan hakları dediğin dış güçlerin oyunu... 

Tanrı sana bu aklı en büyük armağan diye vermedi mi? Sen o aklı kullanmayıp her şeyi "nasip, kısmet" diye halının altına süpürürsen, elin oğlu gelir o aklın ürünü olan füzeyle seni tepeden izler. Demokrasiyi, teknolojiyi gökten zembille mi bekliyorsunuz? Hepsi insan aklının alın teri, zihin sancısıdır. Bizimkiler ise aklı kiraya vermiş, kiracı da evi yakıp yıkmış haberi yok!

Kavram Sokak Mantığı Benim Terazim
Bilim ve Teknoloji "Gavur yapıyor abi, bizde o kafa yok." Kafa var da, içindeki aklı "günah" diye çalıştırmaktan korkuyoruz.
Demokrasi ve Haklar "Kitapta ne yazıyorsa o, gerisi boş." Kitap yolu gösterir ama yolu asfaltla döşeyen, o yolda özgürce yürüten insan aklıdır.
İslam Dünyası "Her şey kader, imtihandayız." Cahillik imtihan değildir, tercihtir. Aklını kullanmayan toplumların kaderini başkaları yazar.

Akla Zarar Sorular

Akıl mı kutsal kitap mı daha üstündür?

Aklın yoksa kitabı bile anlayamazsın. Tanrı akıl vermeseydi, kitap da sadece kağıt yığını kalırdı.

Demokrasi gerçekten insan aklının ürünü mü?

Evet! İnsanoğlu binlerce yıl birbirini kırdıktan sonra "ya hu biz bir kural koyalım da eşit yaşayalım" dedi. Gökten demokrasi yağmadı.

İslam ülkeleri neden geri kaldı?

Çünkü aklı özgür bırakmak yerine zincirlediler. Düşünmek "şüphe", şüphe ise "günah" sayıldı. Sonuç: Yerinde sayan bir dünya.

Bilimle din çatışır mı?

Gerçek bilimle gerçek inanç çatışmaz. Çatışan şey, cehaletle aydınlıktır. Cahil olan her zaman aydınlıktan korkar.

Aklımızı nasıl geri alırız?

Soru sorarak! "Neden?" ve "Nasıl?" demeye başladığın an, kiradaki akıl evine geri dönmeye başlar.

Günün Ana Fikri

"Tanrı aklı bir pusula diye verdi; eğer sen pusulayı kırıp körü körüne yürürsen, düştüğün çukurda 'kaderim böyleymiş' diye ağlamayacaksın!"
🔍 Dijital Ayak İzi

© Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun