Türkiye’de faizlerin bu kadar yüksek olmasının başlıca nedeni sadece çarşıdaki fiyat artışları değil; devlet bütçesindeki kronik açıklar ve artan kamu iç borç yüküdür. Siyasilerin etkisi altındaki Merkez Bankası ve Hazine, harcamalarını kısamayınca bütçe açığını borçlanarak kapatmaya çalışır; piyasadaki parayı yüksek faiz “rüşveti” ile toplar. Bu durumun bedelini ise yüksek kredi maliyetleri yüzünden işini çeviremeyen esnaf ve dar gelirli öder.
KAZAN DELİKKEN MUSLUK KISILMAZ: YÜKSEK FAİZİN ASIL GİZLİ SENEDİ
Tezgâhın arkasında geçen elli yıl bana şunu öğretti: Bir dükkânda patron kasadan sürekli harcayıp akşam açık veriyorsa, suçunu ne toptancıya ne de çırağa atabilirsin..
Yıllardır televizyonlarda süslü sözlerle “Faizi enflasyonu dizginlemek için artırıyoruz” yalanını dinliyoruz. 50 yıllık ticaret hayatımda pek çok kriz ve devalüasyon gördüm. İşin aslı, ekranda gösterilen uydurma ve yanlış grafiklere hiç benzemiyor.
Ortada basit bir esnaf hesabı var: Bir esnaf, gelirinden çok daha fazla lüks harcama yaparsa ve geliri giderini karşılamazsa ne olur? Mecburen tefecinin ya da bankanın kapısını çalar.
İşte Hazine’nin durumu tam olarak böyle. Devlet bütçesi adeta kevgire dönmüş, kamu harcamalarında tasarrufun adı geçmiyor, iç borç dış borç ise dağ gibi birikmiş. Bu borcu çevirmek için başkalarının parasına muhtaçsın. Parayı çekmek için de piyasanın üzerinde fahiş faiz teklif etmekten başka çaren kalmıyor. Aslında faiz dediğin, bütçedeki deliği kapatmak için güçlü kesimlere verilen bir “sus payı”dır.
💡 ESNAFIN TERAZİ TAŞI: Ne demiş atalarımız hesapsız kasap bir tarafına kaçar masat, Bütçe açığını kısmadan faizi indirmeye kalkarsan, alacaklılar kapıya dayandığında dükkânın anahtarını alacaklıya teslim edersin.biz ne yapıyor , alacaklı kapıya dayanmış köprü ve otoyolları özelleştirme kılıfı altında elden çıkarıyoruz, günü kurtarırken geleceği ipotek altına alıyoruz. Akıl akıl değil gel bi tarafıma takıl.
⚠ KAZIN AYAĞI: "Faizi yükselttik, talep durdu, enflasyon düşecek" tezi masaldır. İtibardan tasarruf etmedikçe, Devlet harcamalarını ve borç faizlerini azaltmadıkça, yüksek faiz sadece dar gelirlinin krediye ulaşmasını zorlaştırır, siftahsız kepenk kapatan esnafın belini büker; Hazine yüksek faizle borçlandıkça ise bütçe açığı daha da derinleşir.
| Gösterge | Resmi Söylem (Cilalı Vitrin) | Çarşıdaki Hakikat (Ahmet ATAM Terazi Gözü) |
| Yüksek Faizin Sebebi | Vatandaş çok harcıyor, talebi kısmak gerek. | Külliyen yanlış,Hazine borç batağında; bütçe açığını fonlamak için sermayeye faiz rüşveti veriliyor. |
| Kamuda Tasarruf | Genelgeler yayınlandı, harcamalar kısıldı. | Görkemli konvoylar, israf projeleri hız kesmeden sürüyor; faturası yine vatandaşa kaldı. |
| Enflasyonun Kaynağı | Fırsatçı marketler, aracılar, dış güçler. | Karşılıksız basılan para ve kamu borcunu kapatmak için arka arkaya yapılan zamlar. |
| Piyasa Faturası | Acı reçete herkesi kapsar, fedakârlık dönemi. | Rantiyeci ve faizci kâr rekorları kırarken, esnaf kepenk kapatır, emekli ise ekmek kuyruğunda bekler.. |
Hikmetli Kapanış:
Eski bir derviş hikâyesidir: Adamın biri delik testiye sürekli kuyu suyu taşır, testi dolmayınca da kuyuya beddua edermiş. Yoldan geçen bir arif durup sormuş: "Ey gafil, kuyuya neden kızarsın? Testinin altındaki çatlağa biraz çamur sıvasana!" Bütçe açığı ile faiz meselesi de böyledir; devlet harcamalardaki delikleri kapatmadıkça, kuyuya faiz kovası sarkıtmakla testiyi dolduramazsın.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Türkiye'de faizlerin yüksek kalmasının temel nedeni gerçekten bütçe açığı mıdır?
Evet, Hazine'nin topladığı vergilerden çok daha fazlasını harcaması bütçe açığını büyütür, borçlanma ihtiyacını artırır ve devleti borç bulmak için yüksek faiz ödemek zorunda bırakır.
Faizler düşürülürse bütçe açığı kapanır mı?
Hayır, bütçe açığı kamuda gerçek bir harcama tasarrufu ve vergi adaleti sağlanmadan kapanmaz; faizi yapay olarak düşürmek ise yalnızca dövizi ve enflasyonu fırlatır.
Kamu iç borcu esnafı ve sade vatandaşı neden ilgilendirir?
Devlet, devasa iç borcunu ödeyebilmek için ya dolaylı vergileri artırır, ya zam yapar ya da bankalardaki likiditeyi yüksek faizle çekerek esnafın uygun faizli krediye ulaşmasını engeller.
Enflasyon düşmeden faizlerin kalıcı olarak düşmesi mümkün müdür?
Mümkün değil; ancak enflasyonun düşmesi için öncelikle kamunun para basmayı ve ölçüsüz borçlanmayı bırakması gerekir.
Ahmet ATAM'a göre bu çıkmazdan kurtulmanın yolu nedir?
Hazine’nin musluğunu kısmak, lüks harcamaları anında kesmek ve borcu borçla kapatma alışkanlığını bırakıp üretime dayalı mali disiplini uygulamaktır.
Hırka Delik, Hırs Baki: Nas Hecesi Şiiri
Dili ayet fısıldar, eli nefse tutsak.
"Nas" deyip kürsüden haktan dem vuran zat,
Kendi kibrin borcunu arşa yazdı mutlak.
Bütçe dediğin kevgir, her damla oluk gibi içer.
Dünya metaı için açtığı kuyuya,
Milletin helal ekmeğini faize beler..
Gaflet uykusundadır sözde bu cemaat.
Nas'ı kalkan edip de akçaya tapanlar,
Hangi mizanda bulur acep şefaat?
Delik bütçeye arar tefeciden çare.
Hakk’ın adıyla örttü nefsin pazarını,
Gönülden düştü yüzü oldu bin pare.
Haramla yoğrulan mülkte huzur bulunmaz.
Bütçen nefse esirse, faizin kementtir;
Testin delikse, umman gelse doldurmaz.
KENDİME YAZILARIM
🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL© 2026 | "Delik testiye su taşımakla kuyu tükenir, bütçe düzelmez."





Yorum Gönder