no fucking license
Bookmark

BEN Mİ UYUMSUZUM DÜNYA MI BANA UYUMSUZ


Barış mı, Biat mı? Özgürlük mü, Hamaset mi? Ben mi Uyumsuzum, Dünya mı Bana Ters? 
Bazen gerçekten şunu soruyorum:
Ben mi fazla düşünüyorum, yoksa ortalık gerçekten kafayı mı yemiş?

Barış, özgürlük, adalet deyince romantik mi oluyorum?
Yoksa normal olanı mı istiyorum?

Çünkü etrafa bakıyorum…
Bağıran kazanıyor.
Sorgulayan sorunlu ilan ediliyor. “Niye?” diyen tehlikeli sayılıyor.
E ben de “niye?” diyorum.
O zaman ben mi uyumsuzum?
 

🕊️ Barış İsteyince Saf mı Oluyoruz?


Barış diyorsun.
Hemen biri çıkıyor: “Dünya öyle bir yer değil.”
Tamam değil de…
Sürekli kavga hali mi doğal olan?
Gerilimle beslenmek mi karakter göstergesi?

İnsan gibi yaşamak çok mu lüks?
Kimsenin kimliğinden, fikrinden, inancından korkmadan konuşabildiği bir düzen hayal etmek fazla mı iyimser?
Yoksa biz kavga bağımlısı mı olduk?
 

🗽 Özgürlük Deyince Neden Rahatsız Olan Çıkıyor? 


Özgürlük deyince herkes alkışlıyor gibi yapıyor ama iş pratiğe gelince suratlar asılıyor.
“Özgürlük ama…” diye başlayan cümle duyduğum an biliyorum ki orada bir zincir hazırlanıyor.

  • Ben konuşayım ama sen konuşma.
  • Ben eleştireyim ama sen eleştirme.
  • Benim fikrim cesaret, seninki provokasyon.

E bu nasıl özgürlük?
Gerçek özgürlük biraz rahatsız eder.
Çünkü sadece sana değil, karşı tarafa da alan açar.
Belki de sorun şu:
Biz özgürlük istiyoruz ama sadece kendimiz için.
 

⚖️ Adalet mi, Güçlünün Hukuku mu?


Adalet dediğin şey terazidir.
Ama bizde bazen terazi değil, kantar var.
Ağırlığı olan kazanıyor.

Tanıdığın varsa hızlanıyorsun.
Yoksan bekliyorsun.
Bazen de susuyorsun.

Ben adalet deyince “gerçekten eşitlik” anlıyorum.
Ama bazıları “bize dokunmadığı sürece sorun yok” modunda.
Şimdi dürüst soru:
Adalet herkese lazım mı, yoksa sıra bize gelince mi kıymetli?
 

📣 Biat ve Hamaset: Gürültüden Düşünce Duyulmuyor


Hamaset var ya…
Böyle göğsü gere gere konuşmalar, yüksek perdeden nutuklar, bol alkışlı cümleler…
İçini kazıyorsun, çoğu zaman boş.

  • Biat kültürü daha da sıkıntı.
  • Sorgulama, itaat et.
  • Soru sorma, hizaya gir.
  • Eleştirme, destekle.

E ben soru soruyorum diye uyumsuz oluyorsam,
Belki de sorun benim değil.
Belki de dünya, düşünmeyenlere göre dizayn edilmiş.
 

🤯 Ben mi Tersim, Yoksa Sistem mi Eğri?


Bazen gerçekten düşünüyorum:
Bu kadar “normalleştirilen” şeye ben niye alışamıyorum?

  • Haksızlık görünce içim niye daralıyor?
  • Birine sırf kimliğinden dolayı laf edilince niye sinir oluyorum?
  • Güçlü zayıfı ezince niye midem bulanıyor?

Belki de uyumsuzluk dediğimiz şey, vicdanın hâlâ çalışıyor olmasıdır.
 

🌍 Hangi Dünyayı Seçiyoruz?


Barışla dolu, özgürlük kokan, adaletin gerçekten işlediği bir hayat mı?
Yoksa biatın güvenli konforu mu?
Çünkü biat rahat.
Düşünmezsin, yorulmazsın, risk almazsın.
Bir grubun parçası olursun, tamam.

Ama özgürlük biraz yalnızlık ister.
Sorgulamak cesaret ister.
Adalet istemek bedel ister.

Şimdi asıl soru şu:
Biz gerçekten adil ve özgür bir dünya mı istiyoruz,
Yoksa güçlü tarafın içinde olup rahat etmeyi mi?
 

🔥 Son Söz: Uyumsuzsam Gurur Duyarım


Eğer barış istemek saflıksa,
Özgürlük savunmak aykırılıksa,
Adalet talep etmek uyumsuzluksa…
Tamam.
Ben uyumsuzum.

  • Çünkü biat ederek huzur bulamıyorum.
  • Hamasetle doyamıyorum.
  • Susarak rahat edemiyorum.

Belki dünya bana göre değil.
Ama ben de vicdanımı dünyaya uyduracak değilim.
Soruyorum sana da:
Gerçekten hangi taraftasın?
Gürültünün mü, adaletin mi?

Uyumsuzluğun Şarkısı 

Ben bir yankıyım, kayıp sokaklarda,
Bir ters rüzgârım, yanlış mevsimlerde... 
Dünya dönüyor olsa da, ben sabitim,
Gök kubbenin unutulmuş notalarında. 

Üç canım var, barış, özgürlük, adalet! 
Lakin hamaset çığlıkları göğü yırtıyor,
Özgürlük zincire vurulmuş,
Adalet terazisi yalnızca gölgeleri tartıyor. 

Üç hazinem var, liyakat, asalet, cesaret! 
Ama hırsızlar erdemin haritasını çalmış,
Soyluluk, sahte unvanlara rehin verilmiş,
Cesaret, korkunun hizmetine sunulmuş. 

Üç dostum var, bilgi, empati, dirayet! 
Ama cehalet bin odalı saraylar inşa etmiş,
Empati artık unutulmuş,
Dirayet, kifayetsizliğin içinde kaybolmuş. 

Üç itirazım var, inkâr, kibir, hamaset! 
Ama ülkem onları tahta oturtmuş,
İnkâr artık gerçeği şekillendiriyor,
Kibir yıldızlardan büyük, hamaset,
Aklı gölgede bırakıyor ihanet. 

Üç isyanım var, biat, yalakalık, icazet! 
Ama saraylar sadakatle inşa ediliyor,
Çobanlar kendi koyunlarını alkışlıyor,
Farklı düşünceler zincire vuruluyor. 
Silivri misafirhaleri oluyor.

Üç rehberim var, sevgi, tevazu, metanet! 
Ama aşk, tüketim malı olmuş,
Tevazu, unuttuğumuz bir yansıma,
Metanet, sabrın kayıp kardeşi … 

Şimdi soruyorum:
Ben mi uyumsuzum,
Yoksa dünya mı yanlış bir melodi çalıyor? 
Belki de biz, aynı ritmi duymayan,
Farklı bir şarkının notasını yazanlarız… 

"Evlat; herkesin aynı yalanı söylediği bir yerde doğruyu söyleyen 'uyumsuz' değil, vicdanının bekçisidir. Sürüden ayrılmak korkutur ama kurtla gezmekten iyidir!" - Ahmet ATAM

Ben mi Fazla Düşünüyorum, Yoksa Dünya mı Şirazesinden Çıktı?

Bak kardeşim, kahvede, sokakta, televizyonda bir gürültü var ki sorma. Herkes biat edecek bir kapı, sırtını yaslayacak bir hamaset dağı arıyor. Barış diyorlar, arkasında nifak; özgürlük diyorlar, ucunda zincir... Sen şimdi çıkıp "Bir dakika ulan, bu işte bir terslik var" dediğinde, adın ya 'aykırı' oluyor ya da 'uyumsuz'.

Soruyorsun kendine, "Ben mi çok düşünüyorum?" diye. Hayır evladım, onlar düşünmeyi bıraktı! Adamlar akıllarını kiraya vermiş, emlakçı gibi komisyon bekliyorlar. Biat etmek, düşünme zahmetinden kurtulmanın en kestirme yoludur çünkü. Ama özgürlük... O işte mangal gibi yürek ister. Dünya sana ters geliyorsa, belki de sen doğru yoldasın da dünya tepesi üstü çakılıyordur, hiç düşündün mü? Kafayı yiyen sen değilsin, kafayı kullanan azaldı diye göze batıyorsun.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Biat vs. Barış "Huzur istiyorsan sesini çıkarma, biat et." Biatın getirdiği huzur mezarlık huzurudur. Gerçek barış, herkesin özgürce 'hayır' diyebildiği yerde başlar.
Hamaset Sosu "Vatan, millet, Sakarya diyerek her şeyi çözeriz." Boş tencereye hamaset dolduramazsın. Karın gurultusu, hamaset nutkundan daha dürüsttür.
Uyumsuzluk "Sürüden ayrılanı kurt kapar." Sürüde kalanı da kasap keser evlat. Uyumsuz olmak, birilerinin yalanına alet olmamaktır.

Kafadaki Deli Sorular (SSS)

Çok düşünmek insanı mutsuz mu eder?

Eder evlat. Cahilin mutluluğu sahtedir ama düşünürsen gerçeğin o acı tadını alırsın. Mutsuz ol ama 'eşek' olma, daha iyidir.

Biat etmeyince kapılar kapanıyor, ne yapmalı?

O kapıların ardındaki ekmek zaten haramdır. Kendi kapını kendin yap, gerekirse aç kal ama kimsenin önünde eğilme.

Gerçek özgürlük nedir Ahmet Abi?

Sana dayatılan 'doğruları' elinin tersiyle itip, kendi yanlışlarını seçme lüksüne sahip olmaktır.

Dünyaya ayak uyduramaz mıyız?

Dünya şirazesinden çıkmışsa, ona ayak uydurmak senin de yoldan çıkman demektir. Bırak o sana uymaya çalışsın.

Benim gibi düşünen başkaları var mıdır?

Vardır elbet ama onlar da senin gibi "tek ben miyim?" diye köşelerinde oturuyorlar. Ses ver ki birbirinizi bulasınız.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"Biatın gölgesinde serinlemektense, özgürlüğün güneşinde yanmak evladır. Dünya sana ters geliyorsa, belki de sen dosdoğru yürüyorsun demektir!"


Ahmet ATAM-KENDİME YAZILARIM

Google Bing Yandex
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun