Bugün canımı çok sıkan, hatta damarlarımdaki kanı resmen donduran bir mesele hakkında yazıyorum.
Lafı dolandırmayacağım.
Ne “politik nezaket”, ne “aman yanlış anlaşılmayayım” derdi…
Bu konu artık ince eleyip sık dokuma meselesi değil.
İstiklal Marşı’na yapılan her saygısızlık,
bu ülkenin kurucu değerlerine,
kanla yazılmış tarihine yapılmış açık bir saldırıdır.
🚩❓ İstiklal Marşı Reddedilince Ne Oluyor, Ne Olmuyor?
İstiklal Marşı, sıradan bir marş değildir.
Bir playlist parçası hiç değildir.
O marş:
- Cephede donarak ölen askerin nefesidir,
- Yetim kalan çocuğun duasıdır,
- Bu toprak sahipsiz değil” diye atılan son imzadır.
Ve evet, açıkça söylüyorum:
DEM Parti’nin İstiklal Marşı’na yönelik reddiyeleri, meseleyi “fikir özgürlüğü” sınırından çıkarıp
doğrudan aidiyet sorununa taşımaktadır.
Bu bir protesto değil,
Bu bir mesafe koymadır.
Bu mesafe de tesadüf değildir.
🧾❓ İstiklal Marşı Nedir? Bu Vatanın Tapu Senedi Değil mi?
İstiklal Marşı
sadece dizelerden ibaret olsaydı, kimseyi bu kadar rahatsız etmezdi kimseyi.
Ama o marşın her mısrasında:
- İstiklal var,
- Bağımsızlık var,
- Biz buradayız iddiası var.
Ve o iddiayı yazan da bir şair değil sadece;
o iddiayı yazan,
Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen bir milletin vicdanıdır.
Tapu senedine imza atmayanın, “ben bu evde oturuyorum” deme hakkı olur mu?
🧠❓ Bu Bir Sessiz İsyan mı, Açık Bir Red mi?
Marş okunurken ayağa kalkmamak, susmak, yüzünü başka yere çevirmek…
Bunlar “ben tarafsızım” demek değildir.
Bunlar tarafını sessizce belli etmektir.
Bakın, eleştiri olur.
Siyaset eleştirilir.
Devlet eleştirilir.
Hükümet yerden yere vurulur.
Ama kurucu değerlerle derdin varsa, orada duracaksın.
Çünkü o noktadan sonrası siyaset değil, kopuştur.
⚠️❓ Bu Topraklarda Yaşayıp Bu Marşla Sorunu Olan Ne İster?
Açık konuşayım:
Bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyunu içip, gölgesinde siyaset yapıp sonra da İstiklal Marşı’yla problem yaşayan bir anlayış, bana göre misafirliğini uzatmış demektir.
Misafir misafirliğini bilir.
Evin tapusunu sorgulamaz.
🥊 Tokat Gibi Son Söz
İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkmak,
Bir partiye değil,
Bir lidere değil,
Bir ideolojiye hiç değil…
Bu topraklara saygıdır.
O marşla derdi olanın, bu ülkeyle derdi vardır. Gerisi teferruattır.
Selam olsun vatanın öz evlatları! Bugün canım fena sıkkın, damarlarımdaki kan dondu resmen. Mevzu; İstiklal Marşı'na yapılan o hadsizlikler. Kusura bakmayın ama bu saatten sonra ne politik nezaket tanırım ne de lafı dolandırırım.
Dem Parti'li birileri çıkmış yine o kutsal metne, o kanla yazılmış tarihe dudak büküyor. Ulan o marş okunurken ayağa kalkmıyorsan, o dizeler senin tüylerini diken diken etmiyorsa, senin bu coğrafyada aidiyetin kalmamış demektir.
İstiklal Marşı bizim ortak paydamızdır, tapu senedimizdir. Tapu senedini reddeden adam, ev sahibiyim diye dolanamaz. Bu yapılan sadece bir protesto değil, açıkça bir hıyanettir. Kimse kusura bakmayacak; bu milletin kurucu değerlerine saldıranın, karşısında Ahmet ATAM'ın o meşhur tokadını bulması haktır!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Marşı Reddetmek | Demokratik hak, fikir özgürlüğü. | Vatanın varlığına kastetmenin 'demokrasisi' olmaz. Tapu senedini yırtan, kapı dışı kalmayı göze alır. |
| Meclis Çatısı | Herkes fikrini söyleyebilmeli. | Meclis, Türkiye Cumhuriyeti'nin kalbidir. O kalpte bu vatanın marşına yer yoksa, orada oturanın da hükmü yoktur. |
| Milli Değerler | Zamanla değişebilir şeyler bunlar. | Değişmez kardeşim! Kanla çizilen sınır, canla yazılan marş değişmez. Değişirse o milletin adı kalmaz. |
Milli Onur ve Hıyanet Hattı: Sorular
Bir siyasi parti neden milli marşı reddeder?
Çünkü aidiyeti bu vatana değil, dışarıdaki ya da dağdaki odaklara bağlıdır. Kendi varlığını Türkiye'nin yokluğu üzerine kuranlar, elbette İstiklal Marşı'ndan rahatsız olur.
İstiklal Marşı neden 'tapu senedi' kabul edilir?
Çünkü o metin, bu topraklarda özgürce yaşayacağımızın, esaret zincirini kırdığımızın evrensel tescilidir. Onu kabul etmemek, bağımsızlığı reddetmektir.
Sessiz kalmak suç mudur?
En büyük suçtur! 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyenlerin yüzünden o yılan bugün marşımıza dil uzatıyor. Milli meselede tarafsızlık, hıyanete ortaklıktır.
Mehmet Akif bugün yaşasaydı ne derdi?
Muhtemelen o meşhur 'Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın' sözünü hatırlatır, 'Yazdırdığım marşı bile okuyamayanlara yazıklar olsun' derdi.
Ahmet Abi, ne zaman düzeliriz?
Herkes kırmızı çizgilerini netleştirince düzeliriz. Vatanın marşına saygısızlık yapanın mecliste yeri olmadığını anladığımız gün, her şey düzelmeye başlar.
Günün Ana Fikri
Ekmek yediğin sofraya tükürebilir misin, kanla yazılan marşa dil uzatabilir misin, İstiklal Marşı’nı reddetmek, Türk milletine ve tarihine açılmış bir hıyanet cephesidir!



Yorum Gönder