ÖZGÜR ÖZEL'E AÇIK MEKTUP
Sayın Özgür Özel, Muhalefet Etmek Yetmez! Bu Memleket Nasıl Ayağa Kalkacak?
Bak Özgür Özel bey kardeşim, Kütahya'ya da geldin seni dinledim, çok konuştun ama bana göre biraz boş konuştun, her gün meydanlara kürsülere tv ekranlarına çıkıp “Ekonomiyi batırdılar, adaleti yok ettiler” demek, kahvehanedeki tekaütlerin yaptığı şey zaten,. Millet sizden “şikayet korosu” olmanızı değil, bu yangını söndürecek itfaiye şefi olmanızı bekliyor. Yaşı kemale ermiş, esnaf emeklisi bir Ahmet Atam olarak, tarihe de bir not düşmek istedim.
Bakın Özgür Bey, ana muhalefet lideri olmak sadece iktidarın açığını kollamak değil; milletin gözünde gerçek alternatif olduğunuzu göstermeniz demektir. Eğer yarın bu ülkenin direksiyonuna geçmeye talipseniz, yuvarlak lafları ve süslü siyaset kelimelerini bir kenara bırakacaksınız.
Ben Ahmet ATAM olarak size, bu memleketi ekonomik, siyasal ve kültürel olarak ayağa kaldıracak somut, net ve dobra bir reçete sunuyorum. Alın, okuyun, üzerine düşünün.
💸 Boş Kasayla Devrim Olmaz: Ekonomiyi Doğrudan Üretime Nasıl Evrilteceğiz?
Enflasyon düşecek demekle fiyatlar düşmez, düşmüyor da zaten, bunu en iyi biz esnaflar biliriz. Piyasada güven, ceplerde para olmalı. Peki, ama nasıl? somut önerilerle halkın karşısına çıkacaksınız, somut.
Rant vergisi geliyor mu, gelmiyor mu? Bu milletin iliğini kemiğini sömüren Siyaseti ve ticareti besleyen o beton lobisinin üzerine öyle bir gideceksiniz ki, felekleri şaşacak, topraktan, betondan, haksız imar rantından öyle bir vergi alacaksınız ki, parası olan kişi betona değil, fabrikaya ve teknolojiye yatırım yapmak zorunda kalacak.
Tarımsal Milli Seferberlik nerede? Hollanda büyüklüğünde bir yüzölçüme sahip Konya’dan yeterli üretim çıkmıyorsa, mazot ve gübrede vergiyi sıfırlamak şart kardeşim. Çiftçiye “Al sana hibe” demek yetmez; taban fiyatı ekimden bir yıl önce garanti altına alacaksınız. Gıda egemenliğini yitiren bir ülke, tam bağımsız olamaz.
Esnafın ve Emeklinin Yakasından Düşün: Büyük holdinglerin milyarlarca liralık vergi borcunu bir gecede silen o kalemi var ya, işte onu kıracaksınız. Küçük esnafın prim yükünü hafifletip, asgari ücreti ve emekli maaşını gerçek enflasyona (yani bizim mutfaktakine, TÜİK’inkine değil göre ayarlayacaksınız ki piyasada çarklar dönsün.
Gelir adaleti sağlayacaksınız: Tüm ücretleri asgari ücretin katlarına bağlamak o kadar da zor değil.var mı böyle bir çalışmanız, ben duymadım.
⚖️ Adalet Mülkün Temelidir De, O Temel Neden Çürük: Siyasal Sistemi Nasıl Temizleyeceğiz?
Adalet ortadan kalkarsa, devletin temeli sarsılır. Bugün yatırımcıların kaçmasının da, gençlerin ülkeden ayrılmak istemesinin de nedeni aynı: Hukuksuzluk.
Yargıyı Siyasetin Arka Bahçesi Olmaktan Kurtaracak Somut Planınız Ne? Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu (HSK) tamamen bağımsız hale getireceksiniz. Adalet Bakanı ve müsteşarı o masada yer almayacak! Liyakat temelli, hiçbir cemaatin, tarikatın ya da siyasi partinin sızamayacağı bir sınav ve atama sistemi kuracaksınız. Kürsüdeki hakim, yukarıdan gelecek bir telefon yüzünden endişe duymayacak, var mısın?
Siyasi Ahlak Yasası’nı Çıkaracak Gücünüz Var mı? Bir milletvekili ya da belediye başkanı, seçildiği andan itibaren birinci ve ikinci derece akrabalarının mal varlığını açıkça ilan etmek zorunda olmalı. Siyasete giren kişi zenginleşiyorsa, orada kamu hizmeti değil, soygun vardır. Bu yasayı meclise getirin, kim karşı çıkıyorsa halkın önündeayın..
Yerel Yönetimlerde Özerk Denetim: Sadece “Bizim belediyeler iyi çalışıyor” demek yetmez. Kendi belediyelerinizi bile bağımsız, sivil ve Sayıştay benzeri yapılarla her ay denetleyip sonuçları halka açıklayacaksınız. Güven, şeffaflıkla oluşur.
Nereden buldun yasası çıkaracaksın: Ülkede hırsızlık yolsuzluk aldı başını gidiyor, Bülent Ecevit'in çıkardığı nereden buldun yasasını hayata geçirebilecek misin, unuttun gitti.
🎭 Diploma Dağıtmakla Uyarlık Olmaz: Kültürel Çölleşmeden Nasıl Çıkacağız?
Kültür dediğimiz şey, yalnızca birkaç konser düzenlemek ya da heykel açılışı yapmakla sınırlı değil. Toplumun ahlaki ve entelektüel seviyesi ne yazık ki oldukça düşük.
Tarihsel ve Kültürel Mirası "Aşiretleşmeden" Nasıl Koruyacağız? Bu ülkenin sineması, tiyatrosu ve sanatı ne tek bir mahallenin tekelinde olmalı ne de tamamen yasakçı bir zihniyetin insafına bırakılmalı. Anadolu’nun köklü kültürünü, kahvehane samimiyetindeki irfanı modern sanatla harmanlayacak fonlar oluşturulmalı. Sanatçıya sansür değil, tam özgürlük tanınmalı!
Eğitimde Köy Enstitüleri Ruhunu Canlandırmak: Her köşe başına işe yaramaz ve niteliği olmayan üniversiteler açarak işsiz diplomalı bir kitle yarattılar. Eğitimi baştan sona değiştirecek, sadece test çözen değil; eleştirel düşünebilen, felsefe yapabilen, adalet duygusu gelişmiş nesiller yetiştirmek için müfredatı ideolojilerden arındırıp bilime teslim edeceksiniz.
Medya ve İfade Özgürlüğü: Fikrini dile getirenin şafak operasyonuyla gözaltına alınıp Silivriye tıkıldığı bir ülkede kültür gelişmez, sadece biat kültürü büyür. Gençlerin tweet atmaktan korkmadığı, gazetecilerin özgürce soru sorabildiği o ortamı yarın kendi partinizde hayata geçirerek örnek olmalısınız, bunun sözünü verebilir musunuz.
Özgür Bey, bu memleket artık laftan bıktı, icraat bekliyor. Biz buradayız, izimizi bırakıyoruz. Sıra sizde; ya somut adımlarla milletin umudu olursunuz ya da tarihin tozlu sayfalarında bir “muhalefet lideri” olarak kalırsınız. Kıssadan hisse, derler ki kalemi dürüst olanın izi derin olur; siz de politikanızı net ve dürüst yapın ki halk peşinizden gelsin.
----Gözünü yum da dinle Özgür Bey, bu çığlık neyin nesi?
Yıkılan bir saray değil, bir medeniyetin sesi.
Adalet dedikleri, kılıcı kırık bir kör kadın,
Pazarda işportaya düştün, kirletildi adın.
Toprak küsmüş sabana, tohum sancılı rahminde,
Bir avuç beton lobisi, memleketin kalbinde.
Emeklinin cüzdanı, kurumuş bir kuyu gibi,
Esnafın umutları, dipsiz denizin dibi.
Hukuk denilen nehir, akmıyor kendi yatağından,
Zehir damlıyor yargının o sırma kaftanından.
Fikirler kelepçeli, kuşlar uçmaktan korkuyor,
Kendi yurdunda gençlik, mülteci rüyası kuruyor.
Sana somut reçetem, laf değil ey fani lider;
Kır o beton kalemi, kalksın bu kara keder!
Tohumu toprakla barıştır, suyu yatağına döndür,
Yargının kandilini yak, bu yangını söndür.
Siyasetin bahçesindeki ayrık otlarını temizle,
İrfanın adaletin mayasını kar, yürü o kutlu izle.
Muhalefet etmek yetmez, yangına arozöz ol,
Ayağa kalksın ülke, açılsın o aydınlık yol!
