no fucking license
Bookmark

IŞİD'İN TÜRKİYE YAPILANMASINDA TARİKATLAR VE AKP'NİN ETKİSİ

IŞİD ve DEAŞ Türkiye’de Nasıl Taraftar Buldu
Işid Türkiye'de Nasıl Yapılandı

IŞİD ve DEAŞ Türkiye’de Nasıl Taraftar Buldu? 🤔

IŞİD ve DEAŞ'ın Türkiye’de Taraftar Bulmasında Tarikatlar ve AKP İktidarının Etkisi Var mı?

IŞİD ve DEAŞ gibi köktendinci yapılar Türkiye’de nasıl zemin buldu? Tarikatların, cemaatlerin ve AKP iktidarının bilerek ya da bilmeyerek bu süreçte etkisi var mı?

Bunu yıllardır kendi kendime soruyorum:
IŞİD, DEAŞ gibi kökten dinci, insanlıktan çıkmış yapılar Türkiye’de nasıl bu kadar rahat zemin bulabildi?
Nasıl oldu da bu topraklarda sempatizan, eleman, lojistik destekçi hatta hücre yapılanmaları ortaya çıktı?

Bu iş “birkaç kendini bilmez çıktı” diyerek geçiştirilecek kadar basit değil. ❗
Burada tarikatların, cemaatlerin ve son yirmi yılda ülkeyi yöneten AKP iktidarının bilerek ya da bilmeyerek payı var mı, yok mu; buna dürüstçe bakmak zorundayız.

Tarikatlar: Dini Eğitim mi, Kör İtaat mi? 🕌

Önce tarikat meselesi…
Türkiye’de tarikatların büyük kısmı aklı, bilimi ve sorgulamayı değil; itaati kutsar.

  • “Şeyh ne derse doğrudur”

  • “Sorgulamak günahtır”

  • “Biz ve onlar” ayrımı

Bu dil sana neyi hatırlatıyor?
Evet… IŞİD’in, DEAŞ’ın zihniyet altyapısını.

Ben şunu net görüyorum:
Tarikatların tamamı terörist değildir ama radikal yapıların beslendiği zihinsel zemin, tarikat kültürüyle birebir örtüşür ve aklı devre dışı bırakan her yapı,gün gelir birilerinin eline silah verir. 🔫

AKP İktidarı ve Siyasal İslam İklimi ☁️

Şimdi gelelim asıl can alıcı noktaya…

AKP, yirmi yıldan fazladır bu ülkeyi yönetiyor. Bu süre boyunca:

  • Tarikatlar meşrulaştırıldı

  • Cemaatler devletin içine sokuldu

  • Laiklik bilinçli şekilde aşındırıldı

  • Dindar–kindar nesil söylemi normalleştirildi

Ben şuna inanıyorum:
Evet, AKP, IŞİD’i “kurmadı” belki ama oluşabileceği iklimi hazırladı.

İlk başta Suriye politikasıyla sınırlar yol geçen hanına döndü, “Cihatçı” ile “muhalif” uzun süre bilinçli olarak karıştırıldı.
Radikal unsurlara karşı net ve sert duruş alınamadı, hatta bazı dönemlerde ise görmezden gelindi.

Bu da yetmedi, dini referanslı her eleştiri “İslam düşmanlığı” diye bastırıldı.

Cehalet + Yoksulluk + Dini İstismar = Radikalleşme , bu işin matematiği basit aslında:

📌 Eğitimsizlik
📌 Yoksulluk
📌 Umutsuzluk
📌 Dini istismar

Sonunda bu dörtlü bir araya geldi mi, IŞİD gibi yapılar için ideal insan kaynağı oluşur, devlet, sosyal devlet olmayı bırakırsa; tarikatlar “yardım eder”, radikaller de “anlam” sunar.

Sonra bir bakmışsın, kafası hurafe ile yıkanmış bir genç, başka bir ülkede masum insanları katlediyor. 😔

Herkes Suçlu mu? Hayır. Ama Herkes Sorumlu ⚖️

Şunu özellikle söylüyorum: bu ülkede milyonlarca dindar insan var ve hiçbiri radikal değil. Ama, devlet aklı, dini denetimsiz bıraktığında, tarikatları kutsadığında, laikliği gereksizmiş gibi gösterdiğinde, sonuçtan kaçamaz.

IŞİD, DEAŞ bu ülkeye gökten inmedi.bu topraklarda ihmal edildigörmezden gelindizaman zaman hoş görüldü.

Son Söz: Sorun Din Değil, Dinin Siyasete ve Tarikata Teslim Edilmesi 🚨

Benim derdim dinle değil.ve asla da olamaz.
Benim asıl  derdim, dinin siyasetin sopası haline getirilmesiyle, eğer ki bu ülke gerçekten IŞİD benzeri yapılardan kurtulmak istiyorsa:

✔️ Laiklik lafla değil, uygulamayla korunmalı
✔️ Tarikatlar denetlenmeli
✔️ Eğitim bilimsel olmalı
✔️ Çocuklar şeyhlere değil, öğretmenlere emanet edilmeli

Aksi halde bugün IŞİD gider, yarın çok başka bir isimle aynı karanlık geri gelir. Ve bedelini yine bu halk öder…

Radikalleşme ve Siyaset: SSS

1. Selefileşme süreci tarikat yapısını nasıl tehdit ediyor?
Selefi ideoloji, tarikatlardaki 'şeyh-mürid' ilişkisini reddeder. Bu durum, geleneksel yapıların otoritesini sarsarak gençlerin daha doğrudan ve şiddet odaklı küresel akımlara yönelmesine neden olur.
2. 'Öfkeli Gençler' tanımı neyi gizliyordu?
Dönemin siyasi söyleminde kullanılan bu yumuşatılmış ifade, IŞİD'in ideolojik tehlikesini küçümseyen ve örgütün sosyolojik taban kazanmasını fark edemeyen bir analiz eksikliğini yansıtıyordu.
3. Suriye sınırı bir 'cihatçı otobanı'na mı dönüştü?
Uluslararası raporlar, 2013-2015 yılları arasında sınır hattındaki kontrol zafiyetinin küresel cihatçıların geçişini kolaylaştırdığını ve bu durumun Türkiye'deki yerel hücreleri beslediğini ortaya koymaktadır.
4. Türkiye'deki IŞİD operasyonları yeterli mi?
Güvenlik odaklı operasyonlar deşifre anlamında başarılı olsa da, ideolojik olarak radikalleşmeyi önleyecek bir rehabilitasyon ve eğitim politikası eksikliği hala bir risk faktörüdür.
5. Sosyal medyanın Türkiye yapılanmasındaki gücü nedir?
IŞİD, Türkçe yayınladığı videolar ve dijital propaganda ile özellikle kırsal kesimdeki veya kimlik arayışındaki gençlere doğrudan ulaşıp 'sanal biat' ağları kurmuştur.


Geleneksel Tarikatlar ve IŞİD İdeolojisi Farkları

Kriter Geleneksel Tarikat Yapısı IŞİD (Selefi-Cihatçı) Yapı
Dini Yorum Tasavvufi, manevi, ruhanilik odaklı. Lafzı, şekilci, kılıç ve fetih odaklı.
Devlet İlişkisi Genellikle devletle uyumlu, iç içe. Mevcut devlet yapısını 'tağut' (küfür) sayar.
Otorite Şeyh, dede, baba figürü. Lider (Emir) ve katı ideolojik şura.
Toplumsal Bakış Hoşgörü ve irşad dili. Tekfir (dışlama) ve imha dili.


Özel Metafor Kutusu

"Türkiye'de radikalleşme, bir bahçenin sarmaşıklar tarafından istila edilmesi gibidir. Tarikatlar bahçenin eski ve hantal ağaçlarıyken, siyasi iklim o bahçeye hoyratça dökülen kontrolsüz bir sudur. IŞİD ise bu suyla beslenen, ağaçların gövdesini sarıp onları kurutan zehirli bir sarmaşıktır.

Eski ağaçlar (tarikatlar) çürümeye yüz tuttuğunda veya su (siyaset) mecrasından saptığında, zehirli sarmaşıklar kök salacak boşluklar bulur. Biz sadece sarmaşığın yapraklarını buduyoruz; oysa asıl mesele, bahçenin toprağını ve suyunun adaletini yeniden düzenlemektir.

Gözlerimizi kapatmak fırtınayı dindirmez; aksine karanlığı büyütür. IŞİD, dindarlığın bir sonucu değil, dindarlığın siyasetin ve cehaletin elinde 'insansızlaştırılmasının' ürünüdür."

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun